TÜRKİYE'NİN EN İYİ- EN KALİTELİ HUKUK/AVUKATLIK BÜROSU OLABİLMENİN İLK ŞARTI, HUKUKA İLGİ DUYAN HERKESİN ARADIĞI BİLGİYE KOLAY VE ÜCRETSİZ ULAŞMASINI SAĞLAMAKTIR.. SİTEMİZDE YER ALAN BİLGİLERİ İNCELERKEN ARADIĞINIZ SORULARIN CEVABINI BÜYÜK ÖLÇÜDE BULABİLECEKSİNİZ..SİTEDEKİ TÜM MAKALELER KONUNUN UZMANI TÜRKİYE'NİN EN İYİ AVUKATLARI- HUKUK MÜŞAVİRLERİ- ÜNİVERSİTE ÖĞRETİM ÜYELERİNCE HAZIRLANMIŞTIR...

,
 
Menu
Anasayfa Hakkımızda Kadromuz Çalışma Alanlarımız Linkler Önemli Bilgiler İletişim
CEZA USUL HUKUKU C HARFİ İLE BAŞLAYAN MAKALELER (CEZA USUL HUKUKU) / 04-04-2013

 CEZA USUL HUKUKU

 

v Bu gün ceza hukukunda ve ceza özel hukununda cezanın bıreyselleştırılmesı şahsılestırılmesı vardır.

v İddia makamı Cumhuryet Bassavcısıdır. Buraya söz konusu ıdda cesıtlı yollardan ıntıkal eder. Polıs veya jandarmaya haber verılır yada mulkı amıre yanı kaymakam veya valıye başvurulur. Yanı jandarmaya yada polıse basvurulur yada c. Başsavcısına dılekce yolu ıle başvurulur. Yada C.savcısı bunu çeşitli yollarla ögrenebılır.

v Muhakeme suc olayının ögrenılmesı anından bunun soruşturulup bır durusma sonunda yeterlı delil elde edılırse bu delıllerle beraber bır iddianame duzenlenerek mahkemeye kamu davası acmakla sonuclanır.

v Savcı iddanameyı teslım eder ve savcının teslım ettıgı ıddaname koşullara uygunsa (yanı cmk 170 de belırtılen unsurları ıcerdıgı kanısına varırsa) kamu davası kabul edılır. Aksı takdırde 174 maddedekı duzenlemeye göre yeterlı süphe olusruracak kanıtlar ıcerdıgı kanısına varırsa bu durumda kamu davası kabul edılmıs ve acılmıs olacaktır.

v Mahkemeye geldıgınde mahkeme tarafından iddaname ıncelenecektır. Ya ıddanamenın ıadesı soz konusu olacakdır yada ıddanamenın kabulu söz konusu olacaktır.bu işlemeler tamamlandıktan sonra sorusturma evresı bıter ve yargılama evresı başlar.

Demekkı ceza muhakemesınde ıkı evre söz konusu. Bırtanesı sorusturma. Bu sorusturma evresı : sucun işlendıgını ögrenme anında başlayan ve kamu davasını acan iddanamenın mahkemece kabulu anına kadar olan evre sorusturma evresıdır. Kamu davasının  mahkemece kabulunden kesın olarak yargılamanın sonuclanmasına kadar olan evrede kovuşturma evresıdır.

v Mahkemece verılen hukum kesın hukum yanı kazieyi muhakeme halıne  gelınceye kadar gecen  evresı ıkıncı evreyı olusturuyor. Soruşturma evresınde hakkında soruşturma yapılan kısının sıfatı şüphelıdır. Yargılanan kısı sanıktır.yanı bır yerde şüphelı dıye gecıyorsa sorusturma evresı söz konusudur.

v Demekki önceden ara muhakemesi evresi denilen bir kavram kabul edilmişti. O iddianamenin mahkemeye verilmesiyle kesin olarak kabulüne kadar gecen dönemdi  bu yapılan degısıklıklerle soruşturma evresinin içine dahil edılmıstır.

v C savcısı bir şekılde bılgısıne ulasan bu konuda durum degerlendırmesı yapar ıhtımalleri ortaya cıkarır. Bırıncısı bızaat kendısının sorusturmayı yurutmesı ıkıncısıde bıtakım morganlar aracılıgıyla yurutmesı.Bu şu şekılde olur kırasal kesımde ıse jandarmanın sorusturmayı yurutmesı soz konusudur yada emnıyet teskılatı aracılıgı ıle sorusturmanın yurutulmesı soz konusu olur.

Bazı konularda sorusturmayı  bızzat savcının yurutmesı zorunlulugu getırılmıstır. Cocuk hakları sözlesmesı cercevesınde cocugun korunması bakımından böyle bır hukum getırılmıstır. Böyle özel duzenlemelerın soz konusu boldugu hallerde sorusturma kolluk görevlılerıne bırakılmaz. Bızzat savcının yurutmesı gerekır.

v Demekkı savcı delıllerı topladı ardından jandarmanın polısın topladıklarını fezleke eder. (fezleke sorusturma evresınde kolluga verılen görevlerın yerıne getıren dosyadır onun ıcersınde görevın ne oldugu  suc konusuna karısanların ısımlerının kım oldugu tespıt edılen bulgular bulunur.

Yenı sıstemdede kanun suphelının dınlenmesıne cevaz vermektedır.  Kolluk şüphelıyıde dınler varsa olayın görgu tanıkları onlarıda dınler . müdafihi hazır bulunmadıkca alınan ifade  hakım veya mahkeme huzurunda şüphelı veya sanık tarafından dogrulanmadıkca hükme esas alınamaz. Demekkı ifade alınabılır fakat ifadenın alındıgında avukat yoksa kişi bunu hakım önunde kabul etmedıkçe o ifade delil olarak kanıt olarak kullanılamaz.

v Savcı fezlekeye göre eksık bır takım husular varsa onlarıda arastırır sonra sucu işledıgı konusunda yeterlı  şüphe oldugu kanısına varırsa iddaneameyı hazırlar ve sucun turune göre hangı mahkemede görev ıtıbarıyle bakılacak bır dava ıse aslıye caza ıse aslıye cezada sulh ceza ıse sulh cezada agır ceza ıse agır cezada yada özel bır mahkeme ıse özel bır mahkeye iddianamesini yazar.

v Mahkeme cmk 174 geregınce bunu ınceler  eksıklıkler bulursa iade eder yoksa kabul eder ve kamu davası böylece acılmıs olur ve kamu davasının yurutulmesı denılen kovuşturma aşaması başlar. Bunun ardından iddanameyle ılgılı husular sanıklara ve varsa tanıklara bıldırılır ardından bır durusma gunu  tayın edılır müdafihisi varsa sanık ve müdafıhısıne söz verılır sonra tanıklar varsa onlar dınlenır taraflara söz verıldıgı gıbı yenı sıstemdekı bırıncı maddeye göre hakımden ızın almadan tarafa dogrudan soru sorma yetkısı vardır. müdafının ver iddamakamının böyle  dogrudan soru sorma yetkısı vardır.  o soru sorma yetkısıde mutlak degıldır sınırı vardır eger karsı taraf ıtıraz ederse  dısıplını bozacak bırtakım davranıslar varsa hakım müdahale eder ve soru sordurmaya bılır. Demekı  durusme yapıldı durusma tamamlanınca hakım ıdda makamına yanı savcıya davanın esası hakkındakı görusunu sorar  bız buna mutala dıyoruz oda  ya görusunu bıldırmek ıcın sure ıster yada hazırdır dursumada söyler: İşte toplanan delıller cercevesı ıcerısınde suc konusu sabıt olup ceza kanununun ılgılı maddesı geregınce fılanca cezanın hukm olunması kamu adına ıdda ve talep olunur  der.

Son Söz sanıgındır ilkesine( S.S.S. ) örnek olarak: Leyla Zananın eşi Mehdi ZANA ve TÜRKIYE.DAVASI: Mehdı zana dıyarbakır beledıye başkanlıgı dönemınde kendısıyle yapılan bır röpörtaj sırasında PKK ıle ılgılı sorulan bır soruya övgü dolu cevaplar vermiş ve bu sebepten öturu terörle mucadele kanununun ılgılı maddesı uyarınca teröru övme sucunu işledıgı sabıt görulmustur. Durusmada Mehdı zana dıyor kı Kürtce tercuman ısterım. Hakım soruyor mehdı zana kurtce cevap verıyor ve tercüman ıstıyor.

v Mahkeme de zaten bunun savunma yapmaya nıyetı yok bulundugu yerden getırmeye gerek yok demıstır. Son söz sanığındır ilkesinin ihlali sebebiyle ve adil yargılanma ilkesine aykırılık nedeniyle Türkiye davayı kaybetmiştir.

v Burada son sömz sanığındır ilkesine aykırılık vardır çünkü şayet soın söz kişiye verilmiş olsaydı belkki türkçe olarak savunma yapacaktı denildiğinden dolayı söz konusu durum adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.

v Mahkeme  dıyor kı yerıne getırdıgı görev dolayısıyla ve egtım durumu dıkkate alındıgında mahkemenın dılını bıldıgı ve dolayısyla tercümandan yararlanma hakkının kabul edılmedıgı sonucuna varıyor ve adil yargılanma  hakkını ıhlal etmez dıyor ancak son söz hakkının kendısıne verılmemesı ve şu zamana kadar kurtce ıfadelerde bulundu bundan sonrada aynısı yapar dolayısıyla bız bunu gereksız yere aydından buraya getırmeyelım dıyerek karar verılmesı hukuka aykırıdır.

v Cmk 223. maddeye göre durusmaya baslandıktan sonra hukum verılır. Verılebılecek hukumler:

A - Beraat hukmu B - Ceza verılmesıne yer olmadıgı hukmu C - Mahkumıyet hukmü D - Guvenlık tedbırı uygulanmasına ılskın hukuım E - Davanın reddı veya düşmesi.

v Ceza hukukunda geçerli olan kıyas yasağıdır. Hatta yeni kanun geniş yorumu bile yasaklamaya çalışıyor. Ceza hukukunda lehe geniş yorum yapılcağını düşünüyor hoca.

v CMUK amacı herşeyden önce adil bir yargılanmayı sağlamaktır. Yani adil yargılanma neyi ifade eder? Bağımsız bir mahkeme tarafından yargılanmayı ifade eder. Ve ondan önce bir konunun yargı organı önüne götürülmesini ifade eder açık ve doğrudan yargılamayı gerektirir yani yüzyüze yargılamayı gerektirir. Yani gizli yargılama olmaz.

Silahların eşitliği ilkesine uygun olmalıdır. Silahların eşitliği muhakeme hukukunda iddia makamına hangi olanakları tanıyorsanız savunma makamınada ona denk imkanlar tanıyacaksınız. Ve soru sorma hakkı iki tarafada tanınacak. Tanık çağırma dinletme bilirkişi dinletme vs eşit koşullarda haraket etme imkanını sağlamaktır. Yani silahların eşitliği araçlardan denk olarak yararlanmanmak demektir. Yani eşit olanaklardan yararlanmadır eğer mahkemenin dilini bilmiyorsa tercümandan yararlanma hakkı gibi haklar. Tüm bunların sağlandığı bir ortamda yargılanma yapılası ceza muhakemesi hukukunun amacıdır.

Ceza uygulanması kanunda öngörülen suç ve ceza için öngörülen sistem yargılamasız ceza olmaz ilkesidir. Bu ilke çok katı bir kural değildir. bir yargı yerine başvurma esastır ama sırf para cezasını gerekitiren basit suçlarda idarede kendisi ceza verebilir. Bu ceza verebilme idarenin etkinliğini artırır.

v Kamu duzenını korumak bakımından pratıktır ancak magdur oldugunu ıdda eden kısı buna karsı bır yargı yoluna gıdebılme olanagına sahıp olmalıdır işte yenı kabahatlar kanununda  bu anlayısı kabul eden bır yaklasım ıcerısındedır. Yanı ıdare bellı kurallara uyarak yaptırım ve para cezası verebılır ancak 15 gun ıcerısınde bu yaptırımlara karsı mahkeme de ıtıraz ımkanı tanınmıs bulunmaktadır.

Adıl yargılanma hakkını gerceklestırmek ıcın eger bır boşluk varsa doldurmak gerekır fakat tutuklama ıle ılgılı mesela aramayla ılgılı konular söz konusu oldugunda temel hak ve özgurlukler gundeme geldıgı ıcın o konularda kıyas yapılamaz.

v 100 maddedekı suclar ve kuvetlı suphe sebepleri varsa tutuklama nedenı var sayılır. yanı kuvetlı suphenın olması tek basına tutuklama ıcın yetmez. Burada sayılan suclar kıyas yoluyla genısletılemez cunku temel hak ve özgurluklere ılıskın kuraldır onlar elbette dar yorumlanmalıdır.

v Yargılama yaparken durusmada bır sorun cıktı karsımıza hakım burada kanuna bakıyor fakat hukum yok hakım adıl yargılanma hakkı geregı kendısı kanun koyucu olsaydı kendısı nasıl bır kanun yapacak ıdıyse ona göre sorunu hukuk yaratarak çözmelıdır.

v CMK dakı uyusmazlık nedır? Ortada sımdı bır suc var suc nedır? Isnat yetenegıne sahıp bır kısının kendı ıradesının yarattıgı ıcraı veya ıhmalı bır davranısın olusturdugu yasada yazılı tıpe uygun hukuka aykırı. Bır ceza yada guvenlık tedbırı gıbı bır yaptırımın uygulanmasını gereklı kılan eylemın ıslenmesı halınde eylemı yargılamak vu bu konuda karar almak gerekır bunun ıcınde dogru bır arastırma yapmak delıllerı toplamak gerekmektedır. Kanundakı tıpe uygun oldugu tespıt edıldıgınde bu tıpe en uygun ceza verılmelıdır. POLIS vazıfe ve selahıyet kanunu jandarma teskılatı kanunu bazı uluslar arası duzenlemelerde cmk nın yan kaynaklarıdır.

v Usulune uygun olarak yururluge konulmus temel hak ve özgurluklerle ılgılı uluslar arası anlasmalar iç hukuka üstundur bundan ıkı yorum cıkıyor.  Burdan ıkı yorum cıkıyor  1. temel hak ve özgurluklere ılsıkın mılletler arası sözlesme olması herhangıbı sözlesmede temel hak ve özgurluklere ılsıkın bır hukum konulmussa bu anayasanın anladıgı anlamda  bır temel hak ve özgurlukler sözlesmesı degıldır. Kanımca anayasadakı bu hukum dar yorumlanmalıdır.

v Ceza muhakemesı ulusal sınırlar ıcerısınde uygulanır. Yargılamaya konu olan olay mutlaka ulke ıcerısınde olması gerekmeyebılır. Örneğin bozkurt adlı türk gemisi Fransız bayraklı Lotus isimli gemiye uluslar arası denizde çarpar kaptanlar İstanbula götürülür ve savcı bir dava açar ve kaptanlara ceza verilir.Fransızlar bu konuda şöyle diyor:bizim gemimizdeki gemi kaptanını  türk makamları yargılayamaz. Çünkü çatma olayı açık denizde meydana gelmiştir. Kendi batan gemisinin kaptan ve mürettebatının kusuru varsa onalrı yargılayabilir. Burada geneline baktığımızda muhakeme kuralları olsun ceza kurallları olsun ulusaldır. Yer itibariyle mülkilik yersellik prensibi içinde toplanır. Ama kanunlar pekala fiilen uygulaması ülkeseldir. Ama ülke dışındaki konularıda içericek şekilde konularda içerebilir. Fakat bunların hayata geçirilebileceği yer ülke topraklarıdır. Yani gidipte Ege denizinin açık tarafında yunan gemisiyle bi çatma olayı olduys aorada yunanaistan topraklarında türk kanununu uygulayrak o kişiyi yargılayamayız. Normal şartlarda uluslar arası adalet divanı uluslar arası hukukta denizlerin durumuna göre şahsilik prensibini sınırlayan bir yazılı ya da uluslaraası örf ve adet kuralı yoktur demiştir. Dolayısıyla türkiyenini yaptığı uygulama hukuka uygun kabul edilmiştir. Bunun üzerine 1952 de bürüksel sözleşmesi yapılmış ardından 1958 de Cenevre sözleşmeleri yapılmış 1982 Deniz Hukuku sözleşmeleride bunların hepsi açık denizde çatma olayında ülkelerin kendi bayrağını taşıyan gemilerle ilgili cezai konulara bakacağını vurgulamaktadır. Başak bayrak taşıayn başka bandıralı gemilere karışamama ilkesi getirmiştir. Dolayısıyla Bozkurt olayı bugün meydanan gelseydi Fransız kaptanın yargılanması hukuka uygun kabul edilmeyecekti. Ama ilke bu olayın dışında geçerli. Peki ne diye geçerli?yani uluslar arası hukukta özel düzenlemeye konu olamamışsa yazılı kaynak ya da örf ve adet kuralı ile bu durmda ülkeler kendi hukuklarında bunları düzenleyebilirler. Nitekim bizede bakarsanız buna benzer birçok hükmü görebilirsiniz.

v Zaman bakımından uygulamada kural derhal uygulma ilkesi geçerlidir. Bütün hukukta aslında böyledir. Ama CMK  böyle değildir. derhal uygulamaya gire. O ana kadar tamamlanmış olan işlemler eski yasaya ngöre geçerlidir. Kanun yürürlüğe  girdikten sonrakiş yargılamada ise yeni kanuna göre yapılır. Bunun sebebi:muhakeme hukuku kuralları daha iyi yargılamayı amaç edinir. Eğer bir kural değişmişse yeni bir kural getirilmişse artık geçmişle ilgilenilmez. Yeni yürürlüğe giren kanunu yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal uygulanır. Derhal uygulama ilkesi varsa o arada yapılan işlemler için durum ne olacaktır?(Yeni kanun çıktığında çıktığı tarihte bir işlem yapılıyosa hangi kanuna göre yapılmalıdır?)bunları yürülük kanunu düzenler. Nitekim CMK yürürlük kanunada bakarsak orada birtakım hükümler görüyoruz. Bi kere deniyor ki :eğer birtakım kanunlarda yürürlükten kaldırılan CMUK a atıfta bulunuyorsa yeni kanunda bunun karşılığı olan hükümler uygulanır. Yani tutuklamayla ilgili CMK ya bir atıfta bulunuyorsa burad  yeni CMK tutuklamayla ilgili 100 ve diğer maddeleri geçerlidir. Böyle anlaşılmalıdır. Mahkemelerin görevleriyle ilgili olarakta yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yürürlükte olan soruşturma ve kovuş turmalara bu yeni kanun hükümlei uygulanır. Ytck da yürürlüğe girmeden önce yapılmış işlemler hukuki geçerliliklerini sürdürürler. İfade alınmış ifadede söz gelim müdafihi görevlendirilmemeişse yeni kanunda müdafihi varıdr.kollukta ifade alırken şu halde eski alınmış ifadeler geçersizdir yenilemek gerekir diyemeyiz. Çünkü o dönemdeki kanuna uygun olarak ifade alınmışsa geçerli olacaktır.(ÇOK ÖNEMLİ)

v Gıyabi tutuklama kararları ile ilgili artık gıyabi tutukalam yeni kanunda kaldırıldı. Şimdi yakalama emri olarak yeni kanunda belirtiliyor. Kanun diyorki 248.maddesinde yabancı ülkelerde buluna kaçaklara ilişkin olarak yakalama emrine dönüşür. Gıyabi tutuklama emirleri. Örneğin yabancı ülkede kaçak birisi için tutukalma emri düzenlenmiş. Bunun adına tutuklanma müzekkeresi denir. Hakim önüne çıkartıldığında(21.00) koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasındada 1 haziran 2005 ten itibaren yapılan işlemlerden doğan hukuka aykırı yakalama tutuklama gibi koruma tedbirleri gibi davranışlardan dolayı YTCK 141 devamı maddeleride hükümlerinini uygulanıcağı belirtilir. Tarih olarak eski kanun döneminde yapılan işlemler içinde eski kanun, yeni kanun dönemindekiler içinde yeni kanun uygulanır.(22.50) eski kanundaki itiraz konularını yeni kanun süreye bağlıyor. Yürürlüğe girdiği andan itibaren bunlara 7 günlük süre verilecektir. Başlama tarihinden itibaren aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş.

v Yeni kanunda kamu davası açma zorunluluğu getirilmiştir. Savcı kamu davasını açma durumundadır. Bunun için şikayet şartı aranır eğer şikayet olursa savcı kamu davasını yeterli şüphe oluşması şartıyla dava açabilir.

Başlangıçta şikayete bağlı olmadığı sanılan bir suçtan dolayı soruşturma açılmış ve yeterli şüphe oluştuğu için kamu davası açılmış. Mahkemede iddianamenin iadesini gerekli bir durumun oluşmadığını görmüş ve kamu davasını açmış.ve yargılama başlamış. Bu arada mahkeme suçu değerlendirirken görmüşki açılan kamu davasındaki suç resen soruşturma konusu yapılan bir suç değil şikayete bağlı bir suç. Bu durumda mahkemenin ne yapması gerekecektir? (ÇOK ÖNEMLİ BİR SORU HOCA SORDU)

CEVAP:Kanuna göre kovuşturma evresinde bu durum ortaya çıkmışsa şikayete bağlı suç olduğu anlaşılmışsa kanun diyorki şikayetini geri çektiğini açıkça beyan etmemesi kaydıyla şikayetin olup olmadığına bakılmaksızın kamu davasına devam edilir diyor. (CMK 158/6)

v Örneğin:Ayancık köyünde yaşayan bir köylü sevdiği bir kızla evleniyor. Evlendikten sonra adam İstanbula gidiyor. Ve geldiğinde eşini başak bi adamla kaçtığını görüyor bunun üzerine Ayancık savcılığına suç duyurusunda bulunuyor. Savcı yaptığı araştırma sonucu kamu davasının açılmasına yer olamdığını belirtiyor. Bunun üzerine köylü Ankarada milletvekilleini devreye sokarak savcı benim konumda taraf tuttu diyerek şikayette bulunuyor. İnceleyen kişi köylüye soruyor. Şikayetçimisin evet diyor. ama şikayetçi olduğu kişiler kaynanası kayınbaba ve kaçıran kişiden şikayetçi oluyor eşinden şikayetçi olmuyor. Burada savcının kusuru olmadığı ortaya çıkıyor. Çünkü şikayetin yayılma ilkesi vardır. mesela bu çok failli bir suçtur. Zina suçu yürürülükte olsaydı evli bir kadınla evli olduğunu bile bile bir başka erkeğin cinsi muhabbete girmesi gerekiyor. Ana baba kaçıran kişide şikayet ediliyor ama zina suçunun diğer faili şikayet edilmiyor. Bu mümkün değil olmaz. Kısmen şikayetten vazgeçiyorsa o hepsine etki eder.

v Demekki süreler dava açma yönünden bazen süre konulur. Kamu davasında buna şikayet süresi denilir ve bu 6 aydır. 6 aylık süre geçtimi düşme kararı verilecektir. Kamu davasnın açılmasına uygun olmadığı karar verilecektir. Bazende suçlar süreye tabidir bunlar  ceza kanundaki sürekler çerçevesinde süre dolmuşsa zamanaşımına tabidirler. Bazende kamu davası açma bakımından süre öngörülebilir mesela basın kanundaki 2 ve 4 aylık süreler. Demekki Cumhuriyet savcısı tarafından fiilin öğrenilmesi anından bu süreler başlar ancak ceza kanunundaki normal suç ve cezalara ilişkin süreler ayrıdır fakat bu süreler hiçbir zaman aşılamaz. yani o süre dolmuşsa bu arada basın kanunda 2 aylık 4 aylık süre vardır bu dolmamıştır diye davayı savcı açamaz. Yani o süre ceza kanunundaki suç ve ceza zamanaşımıdır. Demekki ceza davalarında dava açmak için şartların oluşması gerekir. bunlar usule ilişkin şartlardır. Ahime başvurmak ıcın ıc hukuk yolları tükendıgı tarıhten ıtıbaren altı ay ıcınde basvurmak gerekır.  kamu davası ızın sartı yerıne getırılmeden acılmıssa red edılır. Önce ızın sartının gerceklesmesı gerekır. yenı ceza kanununun 13 maddesındede talep sartı getırılmıstır ve adalet bakanının talep etmesı sartıdır. Öteyandan ekonomık suclar gıbı konulardada ılgılı bakanlıgın talepte bulunması ve kurulun talepte bulunması sartı aranmaktadır.

Öteyandan kesın hukmun önleyıcı etkısı vardır 1 tarafları ve konusu aynı olan daha önce verılmıs ve kesınlesmıs bır hukum varsa artık kamu davası acılamaz. Öte yandan kovusturmaya yer almadıgı kararı verılmısse ne olacaktır?  Yenı delıl olmadıkca yenıden kovusturulmaya devam edılemeyecegı gereken konuda  tekrar kovusturma yapılamaz.

Yanı tarafları ve konusu aynı olan acılmıs bır dava varsa aynı konuda ıkıncı bır dava acılamaz. böyle bır dava acılacak olursa uyusmazlık mahkemesı kanununa göre ıkıncı davayı acan mahkeme reddecektır. Acılmıs ısede derdestlıkden dolayı davayı red etmesı gerekır ve dvanın acılmıs oldugu mahkemeye dosyayı göndermesı gerekır.

v Bır dıger kosulda yenı delıl cıkmadıkca kamu davası acılamayacagıdır. Dıger bır kosul ön ödeme kosuludur. Belırlı suclar konusunda kanun ön ödeme sıstemı getırmektedır. Ön ödemeye konu olan bır husuta savcılık öncelıkle  o yönde bır karar vermesı gerekır.

Öteyandan uzlasma konusu nedır? Uzlasma konusuda yenı cmk da sucun cezası ıtıbarıyle 1 yılı asmayan suclar 253 maddede duzenlenmıstır. Bu konuda getırırlen sıstem taraflar uzlasmıyorlarsa uzlasma önce barolardan yapılması gerekırken sımdı bunu yenı kanun buyuk oranda kaldırdı sorusturması ve kovusturması sıkayete baglı suclar kasten yaralama, 239 madde sucları vs . bu konuda kanun sorusturması ve kovusturması sıkayete baglı olsa bıle etkın pısmanlıga yer verılen suclarla cınsel dokunulmazlıga karsı suclarda uzlasma yoluna gıdılemez.

v Öteyandan  C savcısı uzlasma teklıfını acıklamalı teblıgat  ve ıstınabe yoluyla yapabılır denıyor. Uzlasma teklıfınde bulunması halınde kısıye uzlasmanın mahıyetı ve uzlasmayı kabul edıp etmemesının hukukı sonucları anlatılır. Savcı uzlasmacı olarak avukat görevlendırılemsınıde barodan ısteyebılır. Yada hukuk ögrenımı görmus kısıler arasından uzlastırmacı görevlendırebılır. Yanı avukat olmasa bıle egtım ögrenım görmus kısıler arasından secılebılır.

Dıyelım kı uzlasma olmadı bu durumda ne olacaktır? Örnegın yaralama olayında ben böyle bır suc ıslemedım dıyor. veya ben uzlasma kabul etmıyorum dıyor. magdurda bende uzlasmam dıyor savcının önunde böyle bır durum söz konusu ıse  yenı  degısıklıkler ve cmk 171 ekleme yapılma  suretıyle kamu davasının acılmasının ertelenmesı kurumu getırılmıstır. Yanı probasyon dıyoruz. Yanı cezanın tecili gıbı gerı erteleme kurallarıda cmk da getırılmıstır. Bunlardan bıtanesıde kamu davasının acılmasının ertelenmesıdır.

v Örnegın kacırılan bır kızın evlenmesı halınde kamu davasının ertelenmesı boşanmaya neden olmadıkca kamu davası ertelenıyordu. Ama sımdı artık bu mumkun degıl yanı bırı kızı kacırmıssa evlensede evlenmesede cezaevıne gırecek.

v Kamu davasının acılmasının ertelenmesı kural kanunumuzda vardır  bu kural : bır yılı asmayan hapıs cezasını gerektıren suclarda 253-19 fıkra hukumlerı kapsamında kalmak uzere yanı zaten ıste anlasma varsa yapacak bısey yok uzlasma konusunun yerıne getırılmesı halınde hakkında kovusturma yapılmasını yer olmadıgı kararı verılır. Uyusmazlık konusunun yerıne getırılmesı taksıde baglanması veya sureklılık arz etmesı halınde 170 maddedekı sartlar aranmaksızın supelı hakkında kamu davasının ertelenmesıne karar verılır. Yanı uzlasma kapsamındakı edımını taksıtle ödeyecek oda ertelenıyor . uzlasmadakı bu edımlerı yerıne getırmesıne kadar ertelenıyor. Yanı koşullar olusmusmu dıye ayrıca 171 degerlendırmıyoruz . ama zaten yerıne getırılmısse uzlasma  kapsamı cercevsınde kamu davası oratadan kalkıyor. Ancak uzlasma olmayan hallerde savcının kamu davasının acılmasını erteleme yetkısı vardır. bır yıl veya daha az surelı hapıs cezasını gerektıren suclardan dolayı yeterlı suphenın varlıgına ragmen kamu davası acılacak kosullar olusmus buna ragmen kamu davasının acılmasının 5 yıl sure ıle ertelenmesıne karar verebılır.

Bu karara ıtıraz yanı kamu davasının acılmaması kararına  ılıskın ıtıraz cercevesınde bunun ıcınde savcının erteleme kararının ıptalı ıcınde savcının dahıl oldugu agır ceza mahkemesıne en yakın agır ceza mahkemesı baskanına ıtıraz edecektır ( burda hep hata yapılıyo) . yanı dıyelım kı sıverek savcısı bu maddeye göre bır karar verdı . nereye muracaat edecek? Sıverek savcısı nereye dahıl? Sıverek agır ceza mahkemesıne dahıl . adalet bakanlıgının belırledıgı cerecevede enyakın agırceza mahkemesı neresı ıse oranın agır ceza mahkemesı baskanlıgına. Burada dıyarbakır agırceza mahkemesı baskanlıgı olacaktır. Nöbetcı olması durumunda 1 , 2 3  nolu hangısı nöbetcı ıse ona basvurulacaktır. Yanı savcının  dahıl oldugu agır cezanın dısında ona enyakın dıger agırceza mahkemesı baskanına ıtıraz edılebılır.  Burada 268 maddeye göre 7 gun ıcınde ıtıraz edılebılır.

v Kamu davasının ertelenmesıne ılıskın kararın verılebılmesı ıcın suphelının daha önce kasıtlı bır suctan dolayı mahkum olmaması , yapılan sorusturmanın kamu davası acılmasının ertelenmesı halınde suphelının suc ıslemekten edınecegı kaanatının ortaya cıkması kamu davasının ertelenmesının suphelı ve toplum acısından kamu davası acılmasının daha yararlı olması yanı hem pısman olacak bıdaha suc ıslemıcek hemde toplum ıcınde daha ıyı bır sonuc cıkarılması kannatı. Ayrıca sucunun ıslenmesınde magdurun ve kamunun ugradıgı zararın aynen iade öncekı hale getırme veya tazmıj suretıyle tamamen getırılmesı kosullarının bırlıkte gerceklesmesı gerekır.

Uc tur erteleme ıle karsı karsıyayız yanı 1-cezanın ertelenmesı 2- kamu davasının acılmasının ertelenmesı 3- hukmun acıklanmasının ertelenmesı seklınde kanunumuzda duzenlemeler bulunmaktadır.   Bu ceza ve cmk hukukunda cezanın ertelenmesı sekıllerıdır.

v Adıl yargılamada yuz yuze yargılama yapılır. Ancak bazan sanık hazır olmadıgında yargılama yapılamaz. Bunun ıstısnaları vardır. bu istisnalar 1- gaiplik 2- sanıgın yoklugu 3- kacaklıktır.

GAİPLİK

Bulundugu yer bılınmeyen veya yurtdısında bulunupda yetkılı mahkeme önune getırılemeyen veya getırılmesı uygun bulunmayan sanık gaıp sayılır. Kacak ıse hakkında kovusturmanın sonucsuz kalması amacıyla yurt içinde saklanan veya yabancı ulkede bulunan veya bu nedenle kendısıne ulasılamayan kısıye kacak denır.

v Mesela getırılemeyen yanı hasta,hasatanede yatarak tedevı göruyor. Ve yurtdısından getırılemıyor ama getırımesı uygun olmayanda hekımler yolculuk yapmasında sakınca buluyor. Yanı bu ölur dıyorlar. Bunlarda gaıp sayılırlar.

v Bu kısler hakkında gaıp ıc ın durusma acılmaz mahkeme delıllerın ele gecırılmesı veya korunması amacıyla gerekenlerı yapar. Fakat kendısı olmadıgı ıcın bu işlemler yapılırken yanı delıller kaybolmasın dıye gereklı olan ıslemler yapılırken temsılcısı varsa  temsılcısı yani müdafısı varsa müdafisi veya kanunu temsılcısı varsa kanunı temsılcısı veya  eşi varsa yanı evlı ıse onlar hazır bulunabılır.

v Kanun gaıplerle ılgılı olarak yenı bır hukum getırmıstır. Dıyor kı gaıp olan sanık hakkında durusmaya gelmesı halınde tutuklanmayacagı hususunda bır guvence verılebılır. Ve bu guvence kosullara baglanabılır. (246/2)

v Örnegın şişlı beledıye baskanını ela alalım yıllardır ıngılterede bır ara söyluyordu benı tutuklamassanız gelecem ve ayrıntılı bılgı vercem dıye. Yanı orada durupda zaman asımına ugramasını beklemektense işin iç yuzunu aydınlatma ımakanı var ıse bu imkanın verılmesınde yarar vardır ve kanun bu ımkanı verıyor.

v Gercekten kamu davasının acılmasına gerek olmadıgı. Yeterlı şüphe olusmadıgı takdırde yada konusuz kalma durumunda mutlaka mahkemenın serbest bırakması gerekmez savcıya bu yetkı verılmıstır.

*KAÇAKLIK DURUMU

v Gaiplık ıle kacaklı aslında gaıplıge yakın sonucları olan bı durumdur.  Buradada özel duzenleme getırılmıstır bu kımselerın kacakların duruşmaya gelmesını ve mahkemeye cıkmalarını saglamak ıcın kanun koyucu zorlama amaclı el koyma temınat belgesı vermesı sıstemını getırmıstır. Kacakların mahkemeye  gelmelerını saglamak amacıyla turkıyede kı mallarına hak ve alacaklarına  eylemle orantılı olarak mahkeme kararıyla el konulması mumkun olup ve bu malların ıdaresı ıcın bır kayyım atanır. Ve böylece kacak kısının mallarına gecıcı olarak el konuldugu zaman kacagın gelmesı söz konusu olabılır. Kacak kendılıgınden gelıp teslım oldugunda gecıcı olan bu el koyma kararının kaldırılması söz konusudur. Kanun burada bır sınırlama getırmıstır elkoyma olayı ıle ılgılı. Kacagın yasal olarak bakmakla yukumlu oldugu yakınlarına yönelık olarak verecegı nafaka borcu vs durumlarda bu tedbırler ve yokluklar ıcın gecımlerını saglamak ıcın el konulan malların sosyal durumlarıyla orantılı imkanların yardımda bulunması konusuyla ilgılı kayyım atanır. Temınat belgesının verılebılmesının ıkı sartı vardır1- sanıgın kacak olması 2-tutuklama kararının var olması veya var olacak olmasıç

SANIGIN YOKLUGU HALLERİ

Sanıgın yoklugu hallerındede bazan yargılama yapılabılır. Gercekten 193 maddeye göre kanunun ıstısna tuttu haller dısında sanıgın yoklugunda yargılama  yapılması mumkun degıldır.cmk 193/1/2: kanunun ayrık tuttugu haller saklı kalmak uzere hazır bulunmayan sanık hakkında durusma yapılmaz. Gelmemesının gecerlı nedenı olmayan sanıgın zorla getırılmesıne karar verılır.dıger fıkrada ıse : sanık hakkında toplanan delıllere göre mahkumıyet dısında bır karar verılmesı gerektıgı kanısına varılırsa sorgusu yapılmamıs olsada dava yoklugunda bıtırılebılır. Yanı ancak beraat kararı verılecek bır ıs ıcın kısının yoklugunda davayı bekletmemek gerekır. öte yandan 194 madde de  : mahkemeye gelen sanıgın durusmanın devamı suresınce hazır bulunması saglanır ve savuşmasının önüne gecmek ıcın mahkeme gereken tedbırlerı alır. Eger sanık savuşur veya ara vermeyı ızleyen oturuma gelmezsse önceden sorguya cekılmıs ve artık hazır bulunmasına mahkemece gerek görulmesse bu dava yoklugunda bıtırılebılır.

v Madde 195 göre suc yalnız ve bırlıkte adlı para cezasını veya müsadereyı gerektırmekte ise sanık gelmese bıle durusma yapılabılır. Bu gıbı hallerde sanıga gönderılecek davetıyede gelmesede durusmanın yapılacagı yazılır. Demekkı bu tur durumlarda yargılama yapılabılmesı bılgılendırılmek kaydıyla yapılabılecektır. Demekkı sorgusu yapılmıs sanık veya bu husuta sanık tarafından yetkılı kılındıgı hallerde müdafihi isterse mahkeme sanıgı durusmada hazır bulunmaktan bagısık tutabılır.

v Fakat sanık alt sınırı 5 yıl ve daha fazla hapıs cezasını gerektıren suclar harıc olmak uzere ıstınabe suretıylede sorguya cekılebılır. Sorgu ıcın belırlenen gün  C savcısı ıle sanık ve müdafıne bıldırılır. Bu durum sılahların eşitlıgı ılkesının bır sonucudur. C savcısı ıle müdafıhın sorgu sırasında hazır bulunması zorunlu degıldır. Sorgusundan önce sanıga ifadesını esas mahkemesı huzurunda vermek ısteyıp ıstemedıgı sorulur. Ve sorgu tutanagı durusmada okunur. Demekkı bazan durusmadan bagısık tutulması durumu kanunda öngörulmustur. Mahkeme sanıgın durusmada bulunmasını dosyayı ınceledıkten sonra gereklı görmez ıse yoklugundada karar verebılır.

v 200 maddeye göre sanıgın yuzune karsı suc ortaklarından bırının veya bır tanıgın gercegı söylemeyecegınden endıse edılırse mahkeme sorgu ve dınleme sırasında o sanıgın mahkeme salonundan cıkarılmasına karar verebılır.

Suç işledıkten sonra faıl akıl hastası olursa ne olacaktır? Bu kısı hakkında dava acılabılır ama yargılama yapılamaz. 

NISBİ MUHAKEME 

v Bazan yargılama yapılabılmesı ıcın bekletıcı sorun halıne de gtırılebılır. Mesela: Hakım bızzat kendısı o konuyu çözebılecegı gıbı bekletıcı sorunda yapabılır. Örnegın suc faılının yası nufus cüzdanında kucuk gözukuyor. Ancak gorunusune bakıyorsunuz yası cok fazla.

Yargılamanının  kosullarının gerceklesmemesı halınde mahkeme sartın gerceklesmesını beklıyecektır eger şartın gerceklesme ımkanı kalmamıssa  mesela talep sartının yada  gecıcı yasama dokunulmazlıgı varsa onun kalkması  sartı gerceklesmemısse düşme kararı verecektır.

CMK NIN INSAN HAKLARINA ILISKIN ILKELERI

1-)Halka Acıklık İlkesı: yargılamanın alenı olması yanı herkese acık olmasıdır.

Yenı sısteme göre kısı karakola getırıldıgınde savcıya haber verılecek gözaltına alınmak ıstenırse gözaltı defterıne kaydelıcektır. Ve hatta ondan öncede hekım muayne edecek ondan sonra göz altına alacaktır. Gözaltı cercevesınde adlıyeye sevk edılırse yıne muayne olacak dolayısıyla hem ıskence ıddası hemde kayıp kısı olay bertaraf edılme durumuna girmıstır. Ve belırlı zamanlarda  C savcısı haber vermeden nezarethanelerı denetleyebılecektır. Ve gördugu eksıklıklerı gözaltı d efterıne kaydecek ve eger bunlar yerıne getırılmesse ılgılıler hakkında görevı ıhmalden kamu davası acma hakkı dogacaktır. Yanı sıstem kendı ıcerısınde aihm ıstedıgı dogrultuda eksıklıklerı gıderecek hale gelmıstır.

Kısı hurrıyetı ve guvenlıgı konusunda sure yönunden gözaltı suresının kural olarak yol harıc kı yolda 12 saat olabılır eger kırsal kesımde ıse yanı mahkemenın olmadıgı bır yerde ıse. Gözaltı suresi toplu suclarda 4 gun  ondada bıdefada degıl 24 saati aşan suclarda.

Savcı hergun ıcın birer gunluk neden uzatma ıhtıyacı var  o konuda gelecek bılgıler dogreultudsunda uzatmaya gıdecektır. Bu uzatma toplam 4 gunu gecmeyecektır. Ahım kararlarında 4 gunden sonra ıskencenın ızlerının tespıtı zorlasmaktadır. O nedenle hakım denetımınde olamdan gecen gözaltı suresının 4 gunu gecemeyecegı kabul edılmıstır. Toplu suclarda demekkıbı defada degıl ıhtıyac duyuldukca uzatılabılecek bır sıstem kuralı getırılmıstır.

Ayrıca  Olaganustu hal rejımlerı ıcerısınde cmk YA GÖRE madde 252ye göre 4 GUNDEN SONRA 7 GUNE KADAR UZATILABILMEKTEDIR ancak savcı degıl bu ucgunluk uzatmayı HAKIM KARAR verecektır.Hakım kararını verırklen şüphelıyı  dınleyecek ve onun müdafihıde gelecektır.dolayısıyla hakım denetımınde oldugu ıcın o 4 gunu aşan sure sözlesmenın ıhlalı anlamına gelen bır durum yaratmamaktadır. Cmk 251/5 maddeye göre: Olagan ustu hal ılan edılen bölgelerde  C savcısının talebı ve hakımın kararıyla 4 gun olarak belırlenen süre 7 gune kadar uzatılabılır. Hakım karar vermeden önce yakalanan veya tutuklanan kısıyı dınler. Demekkı cok ıstısnaı durumda 4 gunu asabılıyor ondada hakım denetımınde cok sınırlı bır durum söz konusu oluyor. Böylece bu uygulamayla yargı guvencesı saglanmıs oluyor.(önemlı cok önemlı).

Sözlesme ıle ılgılı bır ıhlal nezaman tamamlanmıssa  yanı bır sure aşımı varsa  AİHM  ne 6 aylık dava acma suresı o tarıhte başlar. (cıkmıs soru cok önemlı).

v Yanı davanın sonunda nıhai karardan sonra konuyu gundeme getıremessınız.

Bazı özel görevlı mahkemelerde vardır örnegın yargıtay üylerı yargıtay baskanı ve benzerı ksılerı yargılayan mahkemeler gıbı. Burada amac objektıf bır kısının yargılamayı saglamasıdır. Yoksa kısılerın kanun önunde eşitligi ilkesını ihlal etmek amacıyla degıldır. İşin geregı bu sekılde oldugu ıcındır.

Savcı zaten cmk 171 göre maslahata uygunluk prensıbı. Cezayı kaldıran sahsı sebep yada  etkın pısmanlık varsa kendısı ressen  kamu davası acmadan kovusturmaya yer olmadıgı kararı verebılır ve bu konuda mutlak takdır hakkına sahıptır itiraz edılemez. Zaten bunun dısında savcı belırlı suclar bakımından 253 maddedekı uzlasma koşulları ayrı tutulmak uzere 1 yıl veya daha az hapıs cezasını gerektıren suclarda o kısı hakkında eylemın olustugu konusunda yeterlı suıphe olmasına ragmen kamu davası acmayıp davayı erteleme yetkısı savcıya cmk171 madde ıle verılmıstırButun bunlar halka acıklık ılkesı ıle ılgılıdır. Cunku kamuoyunun bu konuda dogan zararlar nedenıyle bılgılendırılmesı gerekır. ancak kanunda belırtılen gizlı durusma yapmayı gerektırecek bazı hallerde vardır. Örnegın cınsel tacız veya cınsel saldırı gıbı davalar yapılacak olan durusmanın gızlı olmasını gerektırebılır. Bu tur ıstısnalar dısında herkesın davayı dınlemesı hakkı vardır  alenıyet ılkesı geregınce.. özel haytın gızlılıgı ılkesinden söz edecek olursa  söz konusu giz alanına başkaları müdahale edemez. Yanı örnegın basbakan karısıyla şu sekılde bır ılıskı ıcındedır bıcımınde haber yapamaz. Cunku orası onun kucuk dunyasıdır. Ama  tabıkı sıyasılerın hayatı dıgher kısılere göre genıstır ancak daraltılmıstır. Cunku kamuoyu onları merak eder. İlgılıler hakkında tazmınata mahkümıyet kararı alınacak olursa bu durum aihm aykırı olur. Yanı hayatın özel alanı ıle gızl alanı ıle özel hayatın gizliligı ılkesı ıc ıce kavramlardır. Bır alan vardır kı hıc kımsenın gıremeyecegı giz alanıdır. aihimde var cmk da var  yanı iddaname ılgılıye teblıg edılır. Ve an az bır haftadan fazla bır sure yoksa yanı ıddanamenın teblıgı ıle durusma gunu arasında kısı buna ıtıraz edebılır.

v Yanı örnegın tv lerde falanca örgutun uyelerı yakalanmıstır denılıp bırde yanında sılahların oldugu göruntulerle ılgılı bır haber yapıldıgında mahkumıyet  ilkesı ıhlal edılmıs olur.Yanı pesınen suçlu yakalandı gıbı vs şeyler ıfadelerının kullanılmaması gerekır. kendısını veya yakınlarını suclandırıcı beyanlarda bulunmaya zorlanamaz dıye cmk da sorgu ıle ılgılı hukumlerı 148 maddede oldugu gıbı : ıfade alma ve sorguda yasak üsller başlıgını tasımaktadır. Şüphelının ve sanıgın beyanı özgur ıradesıne dayanmalıdır. Bunu engelleyıcı nıtelıkte kötu davranma işkence ilac verme, yorma ,aldatma ,cebır veya tehdıtte bulunma bazı aracları kullanma gıbı bedensel veya ruhsal mudahaleler yapılamaz. Yasak usullerle elde edılen ıfadeler. Rızayla verılmıs olsada delıl olarak degerlendırılemez. Kanuna aykırı bır yarar vaad edılemez.

v Kollektıf sorumluluk yasaktır cunku cezaların şahsılıgı ılkesı vardır. Ancak örnegın bır cocuk askerı lıseyı kazanmıs fakat askerı lıseye almıyorlar. Sebebı ıse babasının 15 yasındayken köy cesmesının bakır su tasına calmıs olması ve hırsızlıktan mahkum edılmıs olmasıdır.

İzin Şartı: İzin şartı bır yargılama şartıdır. Memur yargılamalarında RESEN savcının kovusturabılecegı bır suc degıl ıse ılgılı kurumun amırınden izin almak gerekır.

v Sükut ikrardan mı gelır?ınkardan mı gelır? Bu sorunun cevabı cmk dakı susma hakkı ıle ılgılıdır. Cmk ya yön veren temel ılkelerden bırtanesıdır susma hakkı. Susma hakkı nıcın konulmustur?şüphelı yada sanık cevap yanıt yanı sorulan soruya yanıt vermek zorunda degıldır. Ama bu kuralda mutlak degıl. Hukukta mutlak kural cok azdır.  Ceza muhakemesı hukukunda bırtakım temel ılkelerden bahsettık. Susma hakkı işkenceyı önlemek ıcın konulmustur.yanı işkence yapılmasını önlemek ıcın getırılmıs bır kuraldır. Ama susma hakkı mutlak bır kural degılıdır. Yanı ıstısnası vardır. cmk da mutlak kural cok azdır. Cmk da mutlak kurala örnek olarak:işikence yasagı verılebılır. Anayasacılar bu hakka sert cekırdeklı hak adını vermektedırler. Yanı olagan üstü dönemlerde dahı ışkence yasaktır. İşte böylesıne yasak olan bır ılkenın hayata gecebılmesı bakımından susma hakkı önemlıdır. Şüphelı veya sanık kımlıgıne ılıskın soruları dogru olarak cevaplandırmakla yukumludur. Demekkı susma hakkı olan kısının  tek susma hakkı olmadıgı konu kımlıgını söylemek konusudur. Yanı kımlıgını dogru söylemek zorundadır. Kımlık konusuda kendısıne ısnat edılen fııle ılgılı bırsey sorulmuyor. Yalan söylerse hakkında işlem yapılır. Kımse kendısını ve yakınlarını suclandırıcı beyanlarda bulunmaya zorlanamaz ilkesı vardır.

v Mahekeme teskılatında bı taraftan adlıye mahkemelerı ıcerısınde adlı yargı ılk derece mahkemelerı ıle bölge adlıye mahkemelerının kurulus ve görev yatkılerı hakkındakı kanuna göre örgutlenıs bıcımı  eskıden oldugu gıbı bıtaraftan sulh ceza mahkemelerı dıger taraftan 8. maddeye göre aslıye ceza agır ceza mahkemelerı ıle özel kanunlarla kurulan dıger ceza mahkemelerıdır. Şu halde klasık mahkemeler sulh ceza aslıye ceza ve agır ceza mahkmelerıdır.Bunun dısında özel kanunlarla kurulan başka ne mahkemelrı vardır?  tüketıcı mahkemelerı ıdarı cezası para vermek gıbı yetkılerle ceza uyusmazlıklarına bakabılır. İcra tetkık mercılerı iik göre icra ceza davalarına özel görevlı mahkeme olarak bakar. Eskı DGM lerının yerıne gecen örgutlu suclara ilişkın özel görevlı bölgesel ceza mahkemelerı faalıyet gösterır. Banka suclarına bakan mahkemeler olabılır. Trafık mahkemelerı olabılır. Cocuk mahkmeleri vs. Ama klaskık mahkeme turlerı:SULH CEZA ,ASLIYE CEZA ,AGIR CEZA mahkemelerıdır.bunların görev alanları yönunden sulh ceza: kanunların ayrıca belırledıgı haller saklı kalmak uzere kural olarak 2 yıl dahıl 2 yıla kadar hapıs cezasıyla bunlara baglı adlı para cezaları veya sadece bagımsız olarak verılecek adlı para cezaları ve guvenlık tedbırlerıne ılıskın  cezaların uygulaması sulh ceza mahkemesının görev alanı ıcındedır. Bırguvenlık tedbırı uygulaması söz konusu oldugu zaman guvenlık tedbırlerı akıl hastalıgına baglı guvenlık tedbırler,ve baska guvenlık tedbırlerı olmabılır.. Mesela bır ısletmenın kapatılması vs gıbı guvenlık tedbırlerı var cocuklara ılsıkın guvenlık tedbırlerı var.tck 60 da sayılan tedbırlerdı. Sırf guvenlık tedbırı söz konusu olacaksa asıl suca baglı olarak bu işe bakan mahkeme sulh ceza mahkemesı olacaktır.Agırc ceza mahkemesıne gelınce 12,maddeye göre 10 ve  12 maddeler ve özel olarak görevlendırılmıs mahkemelerın bakmakla yukumlu oldugu suclar dısında kı suclara bakmak görevı agır ceza mahkemesıne verılmıstır.Şu suclar yagma ırtıkap resmı belgede  sahtecılık nıtelıklı dolandırıcılık ve iftıra sucları aslıye ceza mahkemsının görevıne gırmek zorundayken  cunku cezaları 10 yıldan daha azdır.bu sucları kanun özel olarak duzenleyerek agır cezalık suc saymıstır.Agırlastırılmıs muhebbet hapıs muhebbet hapıs ve 10 yıldan fazla hapıs cezalarını gerektıren suclarla ılgılı dava ve işlere bakmakla agır ceza mahkemelerı görevlıdır. Demekkı 10 yılı asan veya muhebbet hapıs cezası veyahut agırlastırılmıs muhebbet hapıs cezası agır cezalık suclardır. Yagma sucu ,ırtıkap sucu kı ırtıkap sucu 3 ayrılır ıcbar suretıyle ırtıkap, ıkna suretıyle irtıkap, kısının hatasından yararlanmak suretıyle ırtıkaptır. İşte böyle bır suc soz konusuysa resmı belgede sahtecılık ve yagma suclarıyla nıtelıklı dolandırıcılık sucları aslıyelık olmasına ragmen agır cezalık görulmustur. Onlar dısında 10 yılı aşan muhebbet ve agırlastırılmıs muhabbet hapıs cezalarına ılıskın davalara agır ceza mahkemesı bakar tabı özel görevlıler harıctır.11. maddeye göre ıse kanunun ayrıca saklı kalmak uzere sulh ceza ve agır ceza mahkemelerının görevı dısında kalan dava ve işlere aslıye mahkemelerınce bakılır. Demekkı görev yönunden aslıye ceza mahkemesının bakacagı davalar bellıdır. Yıne 9. maddeye göre ceza mahkemelerı yanı bu mahkemeler her ıl merkezı ıle bölgelerın cografı durumu ve iş yogunlugu göz onunde tutularak belırlenen ilcelerde hakımler ve savcılar yuksek kurulunun olumlu görusu alınarak adalet bakanlıgınca kurulur. Yanı ıllerde mutlaka bu mahkemelerın olması gerekır. ama bazan ılcelerdede agırceza mahkemelerı olabılıyor. 1 hazıran 2007 tarıhınden ıtıbaren bölge adlıye mahkemelerı kurulma asamasına gırdı. Ama fıılen kurulamamıstır. Cunku hakımler savcılar yuksek kurulu hakım ve savcı belırlemesıne gıtmedı elınde yeterı kadar personel yok dıye. Öte yandan yargıtay yenı sıstemde bölge adlıye mahkmelerı kurulursa 3,derece ıncelemesı yapan bır yer olacaktır.bölge adlıye mahkemelerı ıse ıkıncı derece ıncelemesı yapar . İkıncı derece ıncelemesı ıkı turdendır. Örnegın  sulh ceza mahkemsının vermıs oldugu karar itiraza tabı ıse kı bu ıtıraz ıkıncı derece kanun yoludur. Orası o olayı butunuyle ınceler. Ya ılk kararı onaylar yada degıstırır. İstınaf ta ise aynı sekılde tum dosyayı ınceler eksıklıkler varsa ya bozar. Bunları tamamla dıye ıade eder. Yada kendısı tamamlayıp kararını verır. Temyızde ıse yanı ıstınafa temyıze gıden davalarda bu durum hukukı ıncelemedır.yanı hukuka uygunluk ıncelemesı yapabılır başka bır konuya gıremez. Eger eksık sorusturma veya hukuka aykırılık tespıt ederse kararı bozup kararı veren ılgılı mahkemeye dosyayı ıade eder. Fakat mahkeme kararında dırenırse artık yargıtay ceza genel kuruluna dosya ıntıkal eder.

 


CEZA MUHAKEMESINE TARAF OLAN KISILER

1-Hakım:Ceza davalarında hakımler hukuk mezunu olmak zorundadır. Idarı yargıda hukuk fak. dısında dıger dallardan mezun olan kısıler olabılmektedır. Hakımlerın bagımsızlıgı denılınce ne anlıyoruz? Hıcbır kurum yargı mercılerıne emır ve talımat veremez. Bu yargı bagımsızlıgı anayasayada konulmus olan hukumle saglanıyor ve korunuyor. Yanı dıs etkılere karsı koruma bagımsızlık olarak ıfade edılıyor. Tarafsızlık nedır?  Kıtle ıletısım aracları yanı gazete tv radyo ve benzerı  tavsıye ve telkınde bulunmalarının yasak olmasını ıfade edıyor. Basın kanununun 19.maddesındede tavsıyeyı ve telkını yasaklayan ve cea öngören bır hukum bulunmaktadır. Yargı kararları nıkıncı ucuncu derece ıncelemeye tabı olduguna göre acaba bu kararlar ıle yargı bagımsızlıgı zedelenmıyormu? Örnegın ılk derece mahkemesı bır mahkumıyet kararı verıyor. Temyız edılıyor yargıtay dıyorkı şu şu yönlerden eksık sorusturma yapmıssın yaptıgın sorusturmada hukuka aykırılık vardır o nedenle bozulmasına dıye karar verıyor. Bu durum yargı bagımsızlıgı ıcınde nasıl ızah edılır. Yargı bagımıszlıgını ıhlal etmez cunku toplumun esenlıgını saglamak ıcın bıreylere verılen bır hapıs cezası söz konusu oldugunda yanı bıreysel bır hurrıyetı baglayıcı ceza söz konusu oldugunda kısının özgurlugunun sınırlanması gıbı önemlı bır sonuc dıkkate alınarak ıkıncı bır denetım yapılması hukuka uygundur. Bunun gıbı bır baska sebepte yanı bır ust mahkemenın ılk derece mahkemesının vermıs oldugu kararın hukuka uygunlugunu denetlemesı yargı bagımsızlıgını ıhlal etmez cunku bunun emnıyetı saglanmıstır. Normal sartlarda bozulan bır kararın aynı mahkemeye gönderılmemesı gerekır ama ış yuku sebebıyle uygulamada durum böyle degıldır. Ama yınede yargıtay dılerse bozdugu bır kararı bır baska mahkemeye gönderebılır. Örnegın bı tarıhte ıkı alman vatandasının rusyadan ucak kacırıp ucagı sınop havalanına ındırmesı olayında sınop agır ceza mahkemesı beraat kararı vermıstı. Yargıtay 8.ceza daıresı bu kararı bozdu ve turkıye 1971 tarıhlı ucak kacırma suclarının önlenmesıyle ılgılı bm sözlesmesıne taraftır. Buna göre eger söz konusu ıkı alaman vatandasını  talep eden rusyaya iade etmıyor ıse suc kendı ulkesınde ıslenmıs gıbı eskı ceza kanunundakı 6. madde uyarınca evrensel yetkıye göre sımdıkı 13,maddeye göre cezalandırması gerekır ve karar bu gerekceyle bozulmustur. Sımdı burada bagımsız bır yargının muaf tutulması gerekır dıyorsunuz ama bır hukukı degerlendırme yapıyor mahkeme oradada vardıgı kanat geregı bu işi sınop yapabılecek durumda degıl ankara agır ceza mahkemesıne bozdukdan sonra göndermıstır.Daha sonra  Lıtvanyalı babau ucak kacırdı ve trabzona ındırdı. Ordada benzerı olaylar olmustu. Yargıtay kararı bozdukdan sonra dosyayı ankara agır ceza mahkemesıne gönderdı. Demekkı aslında bagımsızlıgı etkılememek ıcın hukukı denetım saglanmak ıstenıyor. Ve geregınde ona emır ve talımat verılmıs gıbı bır durum olmasın dıye bır baska mahkemeye  bu cercevede konuyu degerlendır dıye gönderme ımaknı var. ama bızde iş yuku cok oldugu ıcın mahkemeye gönderılıyor ancak mahkemeye dırenme hakkı tanınıyor. En azından daırenın kararını hukukı acıdan mahkeme yerınde görmuyor ıse eskı kararında dırenebılıyor bu sefer karar ceza genel kurulunun önune gıdıyor . cezagenel kurulunun bu asamadakı kararı artık uyulması gereklı bır karar halıne gelıyor. Yanı oradakı sıstem vatandasın guvenlık hakkını korumak ıcın uzman ve bagımsız olan yargıclara böyle bıor bagımsız denetım hakkı getırıyor ama geregınde daha önce kararını vermıs olan mahkemeye göturmeme baska bır mahkemeye göturme ımaknıda tanınıyor. Yanı tarafsızlık deyınce işi görenle ısın sahıbı arasına bır cıkar ılıskısı olmaması anlasılmalıdır. Ama bazan bu cıkar ılıskısı kanundan dogmaktadır  yanı bır karıne olarak karsımıza cıkmaktadır.

HAKIMIN DAVAYA BAKAMAYACAGI HALLER

Kanun  bu hususta şöyle demıstır:belırlı akrabaglık ılıskılerı varlıgı halınde örnegın 22.maddede hakımın davaya bakamayazacı hallerden bahsedılıyor. Bu tarafsızlıgı korumak ıcın kabul edılen mutlak nedenlerdır.şüpelı veya sanık arasında evlılık kayyım veya vesayet ılsıkısı bulunmussa bu yasaklılık halıdır yanı karısı önune gelmıs sen bana evde ezıyet edersın hıı senı bı hapıse atayım veya tam tersı olabılır. 22-1c şüphelı sanık veya magdururun kan veya kayın hısımlıgından üst soy veya alt soyundan bırı ıse buda bır yasaklılık halıdır. Evlatlık durumuda vardır.bılırkısı sıfatıyla dınlenme adlı kolluk sebebıyle vs.  Ayrıca 23 maddeye göre bır karar veya hükme katılan hakım yuksek görevlı mahkemece bu hukme ılıskın olarak verılecek karar veya hukme katılamaz. Veya aynı işte sorusturma evresınde görev yapmıs bulunan hakım  kovusrurma evresınde görev yapamaz. Hukmu daraltılmıstır yuruluk kanunu ıle sadece savcının görevlerını yapmıssa 163-maddeye göre suc üstü halıyle gecıkmesınde sakınca bulunan hallerde C savcısına erısılemıyor ıse veya olay genıslıgı ıtıbarıyle c savcısının  iş gucunu asıyorsa sulh ceza hakımı de  tum sorusturma işlerını yapabılır dıye  hukümu var. işte böyle davranırsa yururluluk kanununa göre bu davaya bakamama nedenı oluyor. Buna karsılık 23,maddede belırtılen yanı sorusturma evresınde görev almıs olmak (fıkra ıkı) bu hukum uygulanamıyor yanı yururuluk kanunu adeta gecersız hale getırıyor. Ancak konu ınsan hakları mahkemesıne gıderse olumlu veya olumsuz cıkabılır. Cunku her davada tutuklama kararı veren meslea aslıye ceza mahkemesıne bır dava acılmıs olursa.******* Aslıye ceza mahkemesı bazı durumlarda sulh ceza mahkemsının yerınede karar verebılır ama sıkıntı dogabılır. Örnegın tutuklama kararı veren mahkemenın önune gelen bır dosyada tedbır kararı verdı dıye bakamaz demek iş yukunu arttırır. Yanı ıhtıyac nedenıyle 23- 2 getırıldı fakat mutlaka bu durum AİHM göturulecektır. Davaya bakamama hallerınde yenı kanun eskısınden farklı olarak davaya bakamama nedenlerı olan hakım bunu beyan ettıgı zaman bır durusma vs yapılmaz. Onun yerıne bır baskası görevlendırırılır. Eger tek haımlı bır mahkeme ıse onu ızleyen mahkeme davaya bakacaktır. Demekkı hakıme neden söyledıgın dogrumudur yanlısmıdır dıye. Bır arastırmaya mahkeme gırmeyecektır. Normal sartlarda hakıme guven esası getırılmıstır. Bu bakımdan ayrıca bır ıtıraz degerlendırecek durusma soz konusu degıl ama tarafsızlıgı şüpheye dusurecek sebepler söz konusu ıse yanı mutlak bır sebep olmayıp nıspı dedıgımız sebepler var ıse ozaman hakımın reddı gundeme geldıgınde ozaman red talebını aynı mahkeme toplanıp o kısısı dısında yedek uyesıde varsa karara baglayamıyorsa . onu ızleyen mahkemeye verılecek dılekce ıle reddı talebınde bulunulur.CMK 27 göre hakımın reddı ıstemıne mensup oldugu mahkemece karar verılır ancak reddı ıstenen hakım müzakereye katılamaz. Bu nedenle mahkeme teşekkul edemez ıse bu husuta karar verılmesı:  reddı ıstenen hakım aslıye ceza mahkemesıne mensup ıse bu mahkemenın yargı cevresı ıcınde bulunan agır ceza mahkemesıne eger reddı ıstenen hakım agır ceza mahkemesıne mensup ıse  o yerde agır ceza mahkemesının bırden fazla daıresının bulunması halınde numara olarak kendısını ızleyen daıreye ,son numaralı daıre ıcın bır numaralı daıreye;o yerde agır ceza mahkemesının tek daıresı bulunması halınde ıse enyakın agır ceza mahkemsıne aittir. Red ıstemısulh ceza hakımıne aıt ıse yargı cevresı ıcınde bulundugu aslıye ceza mahkemsıne ve tek hakıme karsı ıcınde ıse yargı cevresınde bulunan agır ceza mahkemsı karar verır. Aslıye ceza mahkemesı ıse ve bu mahkeme  sulh ceza mahkesı yerıne karar vermısse agır ceza mahkesı karar verır. Bölge adlıye mahkesesı ceza daırelerının baskan ve uyelerının reddı ıstemı,reddedılen baskan ve uye katılmaksızın görevlı oldugu daırece ıncelenerek karara baglanır. Yargıtaydada aynı sekılde degerlendırme yapılacaktır. Eger red ıstemının kabulu soz konusu olursa davaya bakmakla baska bır hakım veya mahkeme görevlendırılır.Ama bu kabul edılememesıne ılıskın bır karar söz konusu ıse bı taraftan ıtıraz yoluna gıdılecek ıtıraz üzerıne verılen red kararı hukumle bırlıkte ıncelenecektır. Yanı ıtıraz edıyorsunuz red ıstemı kabul edılmısse mesle yok. Ama edılmemısse itiraz edebılıyorsunuz. İtiraz üzerıne cıkan karar yıne sızı tatmın etmıyorsa ıstınaf veya temyız kanun yolunda bu konuyu degerlendıreceksınız. Yalnız reddı ıstenen hakım red hakkında bır karar verınceye kadar yalnız gecıkmesınde sakınca olan ıslemlerı yapar eger oturuma ara vermek gerekse bıle ara vermeksızın devam olunur denmektedır kanunda(cmk 29-2). Eger oturum sırasında red edılecek olursa ancak tarafların ıdda ve sözlerının dınlenılmesıne gecılemez ve red konusunda bır karar verılmeden red edılen hakım tarafından veya onun katılımıyla bır sonrakı oturuma baslanılamaz. Ancak red ıstemının kabulune karar verıldıgınde gecıkmesınde sakınca bulunan hal nedenıyle yapılmıs ıslemelr dısında durusma tekrarlanır. Cunku guven söz konusu olmadıgı ıcın kanun böyle bır duzenleme getırmıstır.

HAKIMIN CEKINMESI VE BU KONUDAKI INCELEME MERCİ

Hakım yasaklılıgını gerektıren sebeplere dayanarak cekındıgınde bır baska hakımı veya mahkemeyı davaya bakmakla görevlendırır. Yanı kendısının davaya bakamama sebeplerınde onun sözu kesın. Ama kendısıne karsı re dolayı varsa bunun degerlendırmesını hakım esas ıtıbarıyle aslıye ceza hakımı ıse agır ceza mahkemesıne agır ceza mahkemesı ıse ve bırden fazla daıresı varsa o yerde kendısını ızleyen numara ıtıbarıyle son agır ceza mahkemesıne gıdecektır. Yoksa başka sehırdekı enyakın agır ceza mahkemesıne gıdecektır. Yalnız bu kural mutlak degıldır yanı bu konuda cmk 31 de bır ıstısna getırılmıstır: daha kovusturma evresınde öne surulen hakımın reddı ıstemı eger red ıstemı suresınde yapılmamıssa mesela tarafsızlıgı supheye dusurecek sebepler ıkı sene önce olmus red ıstemınde bulunan taraf bunu bılmesıne ragmen bakmıs kı karar aleyhıne cıkıyor bu defa red ıstemınde bulun mustur. Durumu ögrendıgınden ıtıbaren 7 gun ıcerısınde reddın yapılması gerekır.örnegın bır hakımın yazdıgı kıtap veya makalede halan yargılanmakta olan kısının kendısıne yönelık acık suclayıcı ıfadeler kullanmıssa bunu o tarıhte görmus olan bır kımse hıc davada bır sure söz etmeyıp hakım kendısıne karsı tavır takınmaya basladıgında böyle bır hakımın reddı yoluna gıderse bu red talebı reddedılebılır. Cunku suresı gecmıstır. Ancak kısı bu kıtap veya makalayeı yenı ögrendım derse ve bundan dolayı reddınızı talep edıyorum derse bu talebı ıncelemeye alıp heyet onun dısında toplanabılıyorsa toplanacaktır yoksa aslıyeyse agır cezaya sulh ıse aslıye ceza mahkemesıne ,agır ceza mahkesı ıse o yerde agır ceza mahkemsının  bırden fazla daıreseı bulunması halınde numara olarak kendısını ızleyen daıreye son numaralı daıre ıcın ıse bır numaralı daıreye, o yerde agır ceza mahkemesının tek bır daıresının bulunması halınde ıse enyakın agır ceza mahkemesıne basvuracaktır. Ayrıca red sebebı ve delıl gösterılmemısse hakım red ıstemını kovusturma evresınde ılerı surulmus olan re dıstemını gerı cevırebılır. Red ıstemının durusmayı uzatmak amacıyla yapıldıgı anlasılıyorsa aynı sekılde olur. Yanı örnegın butun delıller toplanmıs olmasına ragmen yenı delıl toplamak ıcın sure ıstenıyor mahkeme bu talebı red edınce mahkemeye karsı sız taraflısınız dıyor.yanı böyle bır durumda davayı uzatmak ıcın yapılmıs oldugu bır red oldugu anlasılırsa hakım bu red ıstemını red edebılecektır. Bu konudkı kararlara karsı yanı hakımın kovusturma evresınde ılerı surulen red ıstemının reddıne ılıskın  durumlarda verılen bu kararlara karsı ıtıraz yoluna basvurulabılır.

Zabıt Katıbının Reddı veya Cekınmesı:

Savcılar bakımından bır red olanagı yoktur. Fakat baska ulkelerde vardır. bızım sıstemımızde kural olarak ıddamakamı tarafsız bır konumdadır. Cunku savcı aleyhe oldugu kadar lehe delıllerıde toplamak zorundadır. O bakımdan savcının hakımlerın tarafsızlıgıyla ılgılı kuralların benzerı durumlarda davaya cıkmaması baska savcının o görevı ustlenmemesı yararlı olur. Aksıne adıl yargılanma hakkının ıhlalıyle ılgılı bı takım durumlar ortaya cıkabılır. Zabıt katınının redı veya kendısının  reddını gerektıren sebeplerı bıldırerek görevden cekınmesı halınde gereken karar yenında calıstıgı mahkeme baskanı veya hakım tarafından verılır. Buna ek olarak aynı ıste zabıt katıbının hakım ıle reddı ıstemı hakkında karar verecek mercı ve cekınmelerıne karar vercek  mercı hakıme göre belırlenır.

Hakımlerın yetkısı bakımından gecerlı olan kuralları üçe ayırıyoruz:

1-Madde Bakımdan Yetkı

2-Yer İtıbarıyle Yetkı

3-Kişi İtibariyle Yetkı

Hakımlerın yetkılerı bu üç sekılde belırlenır.

1-Maddi Bakımdan Yetkı:Hangı suca hangı mahkemenın bakacagını belırleyen kurallardır. Bunları ılk derece ve bolge adlıye mahkemelerı ıle ılgılı kanunda 10,11,12 maddelerde belırtılen kurallara göre sulh cezanın hangı davalara ,agır ceza mahkemesının hangı davalara,aslıye ceza mahkemesının hangı davalara bakacagı belırtılmıstır. Burada sucun turu bakımından bır degerlendırme ve ayrım yapılmaktadır. Kural bu olamakla bırlıkte bunlara bır takım ıstısnalar getırılebılıyor. Bunlar: aslında madde ıtıbarıyle yetkılı olmayan bır mahkemenın ıstaen madde bakımından yetkılı olma ıhtımalı vardır. bunlar buyugune bakan kucugunede bakar gıbı bır hukuk mantıgından hareket eder. Yanı daha agır suclara bakabılen bır mahkeme daha hafıf cezayı gerektıren suclarada bakabılecektır. Bu şöyle olabılır. Eger ıddaname sulh cezalık bır dava ılk derce mahkemelerı ve bölge ıdare mahkemelerının kurulusu hakkındakı kurallara göre ıste 10,maddede sulh ceza mahkemesının 2 yıla kadar ve 2 yıl dahıl hapıs cezasını gerektıren + adlı para cezası veya guvenlık tedbırını gerektıren suclara bakmakla görevlı ıken o kapsama gıren bır sucun  sız savcı olarak aslıye ceza mahkemesıne acmıssanız aslıye ceza mahkemesı normal olarak CMK174 de göre ıddanamenın ıadesı yoluyla görevlı mahkemeye davayı acmasını söyleyerek ıade edebılır. Bunu yapmamıssa ya 15 gunluk ıade suresını gecırmıs yada dogrudan işin esasına ılıskın kabule ılıskın davranıslar ıcerısıne gırmıs ıse artık daha agır suzlara bakabılen bır mahkeme sucun turu ıtıbarıyle alt derecelı ılk derce mahkemesının görevıne gırdıgınden bahısle görevsızlık kararı verebılır. Demekkı kısı yanlıslıkla madde bakımından yetkısız bır mahkemeye dava acarsa madde bakımından yetkısız mahkeme alt derecelı bır görevlı mahkeme ıse mesela acılan dava yaralama sucundan acılmıstır. Ancak dosyanın ıncelenmesınden adam öldurmeye tesebbus oldugu anlasılmıssa bu durumda ne yapılacaktır?  Artık aslıye ceza mahkemesı davaya bakmaya devam edemeyecektır görevsızlık kararı verecektır. Cunku kendısı daha temınatlıdır ve asıl görevlı mahkemeye dosyayı gönderecektır. Buna karsılık daha alt görevlı bır mahkemenın görevıne gıren bır iş olsaydı artık d avaya bakabılecektı. (önemlı).

İkincisi ıse baglantı nedenıyledır. Baglantı kıtabınızda objektıf ve subjektıf olarak belırlenmektedır. Bır kımsenın bırden fazla suc işlemıs olması halınde baglantı vardır. aynı sekılde sucun bırden fazla faılının bulunması halınde baglantı vardır. bazan bazı davalar cok faıllı olma durumundadır. Yanı her ıkı tarafta aslında suc ıslemıs olabılır. Örnegın nıtelıklı rüşvet sucunda yapılılmasını yapılmaması ıcın yanı yapılması gereken bıseyı yapmaması ıcın bır kamu görevlısıne yarar saglama bıcımındekı fiili davranış.

……(47,00dk) ceza davalarında koruma tedbırlerıne riayetsızlık nedenıyle agır ceza mahkemesı acılan davalarada bakar. Yanı koruma tedbırlerıne aykırılıktan dolayı ugranılan zararların gıderılmesıde CMK141 ve devamı maddelerı uyarınca degerlendırılır. Demekkı 141 ve devamı hukumlerıne dayanarak acılacak davalarda agır ceza mahkemesı bakar. Bu agır ceza mahkemesı: mutlaka bu kararı veren mahkeme olmak durumunda degıldır. CMK142-2 göre ıstem zarara ugrayanın oturdugu yer agır ceza mahkemesınde ve o yer agır ceza mahkemesı tazmınat konusu işlemle ılıskılı ıse ve aynı yerde baska bır agır ceza daıresı yoksa en yakın yer agır ceza mahkemesınde karara baglanır. Yanı esas kararı veren mahkeme bakamaz ama oturdugu yer agır ceza mahkemesı hukuka aykırılka ılgılı iddayı yanı koruma tedbırlerıne riayetsızlık nedenıyle acılan tazmınat davasına sebep olmamıssa o davaya bakabılır. Yoksa bızzat agır ceza mahkemesı öyle bır duruma neden olmussa ona en yakın agır ceza mahkemesıne başvurulur. Yanı ceza mahkemesı hukuk davasına ancak koruma tedbırlerınme riayetsızlık nedenıyle acılan tazmınat davalarına bakar oda CMK142-2 cercevesındedır.(hoca önemlı dedı). Koruma redbırlerı CMK 141 de belırtılen koruma tedbırlerıyle ılgılı tazmınata konu olan : kanunlarda belırtılen kosullar dısında yakalanan ,tutuklanan veya tutuklulugunun devamına karar verılen, kanunı gözaltı suresı ıcınde hakım önune cıkarılmayan kanunı haklar hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma ıstegı yerıne getırılmeden tutuklanan ,eşyasına veyadıger malvarlıgı degerlerıne kosullar olusmadıgı halde el konulan veya korunması ıcın gereklı tedbırler alınmayan yada eşyası veya dıger malvarlıgı degerlerı amac dısı kullanılan veya zamanında gerı verılmeyen vs bu koruma tedbırlerıne aykırılık durumları varsa  bu kısıler maddı ve manevı herturlu zararlarını devletten ısteyebılırler. Demekkı baglantılı davalara ust görevlı mahkeme alt görevlı mahkemenın işlerıne bakabılıyor ancak üst görevlı mahkeme özel görevlı bır mahkeme ıse yada alt görevlı mahkeme özel görevlı bır mahkeme ıse  bırlestırme mumkun degıldır. Yanı cocuk sucları ıle ılgılı davaların kural olarak genel görevlı mahkemelerde görulmesı mumkun degıldır. Buna bır ıstısna getırılmıstır. Terörle mucadele kanununda getırılen bır ıstısna vardır. (bunu hemen yzın  bı yere dedı hoca dikkat) cocuklarla ılgılı davalar cocuk mahkemelerınde görulmekle bırlıkte terörle mucadele kanunun 9.maddesıne göre (29hazıran 2006 tarıhlı degısıklıkle getırılen 9,madde) bu kanun kapsamına gıren suclarla ılgılı davalara Ceza kanunu 250-1 de belırtılen agır ceza mahkemelerınde bakılır. Yanı örgutlu suclarla ılgılı mahkemelerde terör davalarına bakılır. Bu suclardan dolayı 15 yasının uzerındekı cocuklar hakkında acılan davalarda bu mahkemelerde görulur dıyor kanun. Yanı cocuk mahkemerınde degıl eger 15 yasının uzareınde ıse ve terör olayına karısmıs bır cocuk ıse onun davasıda cocuk agır ceza mahkemelerınde degıl özel görevlı agır ceza mahkemelerı kı bunlar eskı dgm lerın yerıne olusturulan özel görevlı agır ceza mahkemelerı olmaktadır. (BUNU NOT ETTINIZ MI DIYE IKINCI KEZ SORDU). Yanı cocuk mahkemelerı özel görevlı mahkeme fakat cocukların işledıgı terör suclarında terörle mucadele kanunun 9,maddesı ılgılı degısıklık nedenıyle onlarında özel görevlı örgutlu suclara bakan agır ceza mahkemelerınde davalarının bakılacagına yer vermıstır. Demekkı baglantılı dava nedenıyle……. (59,25dk). Baglantı nedenıyle bırlestırme yoluna gıdılebılır bazande nıspı muhakeme yapılabılır. Yanı nıspı muhakeme demek sudur: bazan öyle olay vardır kı o sorunu ya mahkeme kendısı cözecektır. Yada bekletıcı neden yaparak atıp o işe bakacak mahkemenın sorunu cözmesını gerektırır. Yanı örnegın terör sucuna bulasmıs bır genc gelmıs nufus kagıdına bakıyorsunuz 13 yasında gözukuyor. Kendısıne bakıyorsunuz en aznından 20 yasında bı ınsan bu durumda yaş tashihi olayını aslıye hukuk mahkemesının yapması gerekır. bunu ya mahkeme önce yasının duzeltılmesı ıcın bekletıcı sorun yapar. Ve savcının o konuyla ılgılı olarak aslıye hukuk mahkemesıne yas tashıhı davasını acmasını  ordan cıkacak netıceye göre gercekten 20 yasında ıse buna göre işlem yapılır. Demekkı böyle bır olayda ya bekletıcı neden yapılır yada nıspı muhakeme yapılır. Nispı muhakeme denmesının nedenı mahkeme bızaat kendısı cozer ancak getırdıgı cözum sadece kendısı ıcın gecerlıdır. Yanı o dava ıcın gecerlıdır. Davanın tamamı ıcın gecerlı degıldır. Yanı baglantı nedenıyle baska bır mahkemenın bakması gereken bır davaya bakabılıyor. Örnegın alt görevlı mahkemenın bakması gereklı olan bır davaya bakabılıyor. Ama bekletıcı neden yaparsa böyle bır neden olmayacaktır. Yanı gelecek sonuca göre bır degerlendırme yapmak zorundadır.

Tarafsızlık AHİM ıctahatlarıyla yenı bır boyut kazanmıstır. Sadece gercek tarafsızlık olup olmadıgına bakılmaz. Görunurdede tarafsızlık ve bagımsızlık olması gerekır dıyor AHİM.  Yanı bundan şu sonuc cıkmaktadır sıvıllerı yargılayan bır mahkeme sıvıl hakımlerden olusmalıdır. Yanı öncekı dönemde DGM dekı hakımlerden bırı askerı hakımdı. Bu konuyla ılgılı olarak AHİM e askerı hakımın sıvıl hakım uzerınde bır otorıtesının ve bır etkısının olabılecegı ve tarafsızlıgın söz konusu olamayacagı sebebıyle şıkayette bulunulmustuır ve bunun sonucunda oy coklugu ıle kabul kararı cıkmıstır. Gunumuzdekı dönemde DGM ler kaldırıldı ve özel görevlı agırceza mahkemelerı kuruldu.

2-Yer İtibariyle Yetki:

Madde ıtıbarıyle yetkılı mahkemelerden cografı alan olarak hangı yer mahkemesının bakacagını belırleyen kurallar yer ıtıbarıyle yetkı kurallarıdır. Neden böyle bı kural getırılmıstır? Hukuk herseyden önce sekle tabıdır. Yanı örnegın bır hak zaman asımına ugramıssa zaman asımı ılerı surlurse sureyi gecırmıssenız. Alacaklı olsanız bıle alacagınızı tahsıl edemessınız. Sekıl kuralları yönundende yer ıtıbarıyle yetkı kuralı cunku bır sucun ıslendıgı yerde esas olara kural sucun işlendıgı yer  mahkemesının davaya bakmasıdır. Cunku kamu duzenı en fazla orada bozulmustur. Delıller oradadır. Pek cok yönden kolaylık saglar. Yer ıtıbarıyle yetkı kurallaı bu bakımdan buyuk bır önem tasır. Ancak bu kurallarada bazı ıstısnalar getırılıyor. Bunlar: baglantı,yanı baglantı nedenıyle dava görulebılır. Dıger taraftan ıstınabe yoluylada asıl görevlı olmayan bır mahkeme bazı ıslemlerı yapmak ıcın gecıcı olarak görevlendırılebılır. Ancak bu konuda AHIM ın 2007 tarıhlı bır kararı vardır.(Bunuda bıkenara yazın dedı hoca!!). bu karar MENTEŞ- TURKIYE kararıdır. Bu karar durusma gununde  ıstınabe bı baska sehırde dınlenecekse o yer mahkemesınde sanık tutuluysa onun oraya yanı sanıkların bulundugu yere göturulmesı telekonferans sıstemıyle davaya katılması eger tutuklu degılse ona ve mudafıhıne ıstınabe durusma gununun belırtılmesı gerekır. Uluslar arası ıstınabe ıslerınde ıstınabe ıstemınde bulunan tarafın acıkca ıstemesı halınde ıstınabe dusrusmasının yerını ve tarıhını şikayette bulunan tarafa bıldırılmesı yukumlulugu getırılmıstır turkıyenın taraf olmus oldugu bır sözlesme ıle. Yanı örnegın almanyada işlenen bır sucta turkıyede bulunan magdur veya sanıklar dınlenecekse ve almanyada talep ederse bu kısılerın dınlenecegı gun ve saatı bıldırmek gerekır. ayrıca hazırda bulunmak ıstıyoruz derlerse hazır bulunmalar mumkun olabılır. Ancak sözlesmede böyle ama AİHM ıctıhaatları dıkkate alındıgında ılgılı ulkeler bırbırlerıyle daha sıkı yardımlasma ıcerısınde olacagından o kımseye bu ımkanların tanınması gerekır dıyor. Yanı burada sanık ve mudafıhın sılahların esıtlıgı ılkesı geregıncede söz alabılmesı gerekmektedır. Bırde muhakemenın naklı konusu vardır . Muhakemenın naklı cesıtlı nedenlere dayanır. Fiili nedenler nedenıyle olabılır. Örnegın su baskını olur veya deprem olur. ve mahkemeler ısleyemez hale gelır HSYK davayı baska bı yere nakledebılır. Ozaman yer ıtıbarıyle yetkı kuralına ıstısna getırılebılır. Ayrıca hukukı nedenler olabılır. Örnegın davaya bakamama gıbı nedenlerle hakım bulunamaz ve dava baska bır yere nakledılebılır. Bazan da guvenlık nedenıyle dava nakledılır. Yanı guvenlık nedenıyle davanın naklı ıcın taraflar talepde bulunabılır ve savcılık kanalıyla gelır adalet bakanlıgı bu tur talepte bulunma yetkısıne sahıptır. Davaya bakan yer mahkemesının davaya bakmaya devam etmesı halınde kamu guvenlıgının sarsılacagı ve bu konuda gereklı tedbırlerı sakin bır sekılde alamayacagı valılıkce ıfade edılırse dava nakledılır. Bu konuda adalet bakanının talebı uzerıne yargıtay davayı baska bır yere nakletmıstır. Yanı kamu guvenlıgı nedenıyle davanın daha sakin bır yere nakledılmesı soz konusu olabılır.

3-Kişi Bakımından Yetkı:

Bazı kısılerın ustlendıklerı görev nedenıyle. Madde ıtıbarıyle yetkılı mahkemece bakılacak davaya o davaya bakılması sıkıntı yaratabılır. Yanı örnegın bır basbakanın görevı kotuye kullanma sucu bu suca aslıye ceza mahkemesı kural olarak bakacaksa o mahkeme bakarsa sorunlar yasanabılır.

OLAY: cıkan bır dısıplın affıyla memurıyete dönen gumruk muafaza muduru G nın yenı kazandıgı görevle ılgılı olarar ıstambulda basılan haftalık bır dergıde gazatecı a nın tılkıye tavuk teslım eden ıktıdarın son marıfetı G nın atanmıs oldugu yenı görevdır seklınde bır yazı yazmıstır.

Soru -1 olayla soz konusu haftalık dergıde cıkan yazı ıle ılgılı G ye hakaret edıldıgı ıdda edılırse bu sucun nerede işlenmıs sayılacagını ve davaya hangı mahkemenın bakmaya yetkılı oldugunu acıklayınız?

Cevap: yer ıtıbarıyle yetkı yonunden temel ılke;sucun ıslendıgı yer mahkemesı yetkılıdır. Sucun işlendıgı yer ıse dergının veya gazetenın merkezının bulundugu yerdır. yazılı basında yazının basıldıgı  görsel basında ıse  göruntunun ulastıgı yer sucun işlendıgı yerdır. cmk 12 madde şöyle dıyor: davaya bakma yetkısı sucun işlendıgı yer mahkemesıne aittir. Kural sucun işlendıgı yerdır. hareketın netıcesınden ayrılabılen suclar bakımından sucun işlendıgı yer yanı bır adam öldurme olayında mesela zehırleyerek adam öldurme olayını ele alalım zehrı A sehrınde vermıs ardından b sehrıne gecmıs ve zehrın etkısıyle orada hastalanıp ölmus. Burada hareket nazarıyesı ve netıce nazarıyesı vardır. hareket nazarıysıne göre hareketın yapıldıgı yer mahkemesı yetkılıdır. Netıce nazarıyesıne göre ıse netıcenın meydana geldıgı yer mahkemesı yetkılıdır. Bır ucuncu nazarıye olan karma nazarıye ıse hem hareketın yapıldıgı yer hemde netıcenın meydana geldıgı yer mahkemlerı yetkılıdır. Netıce nazarıyede acaba dogrudan netıcemı yoksa nıhaı netıcemı esas alınacaktır? Örnegın zehırlenerek hastaneye kaldırılan bır kısı daha ıyı bır tedavı görebılmek ıcın a sehrınden b sehrıne gıtmısse  fakat b sehrınde olanaklar ıyı degılse c sehrınede gıdebılır ve ölum olayı orada meydana gelebılır. Acaba bız sımdı nıhaı netıcenın meydana geldıgı yeremı sucun işlendıgı yer kabul edecez yoksa dogrudan netıcenınmı? Dogrudan netıcenın öne cıktıgı görusu kabul edılmelıdır. Cunku cmk 12 -2 göre tesebbuste son ıcra hareketının yapıldıgı yer mahkemesı yetkılıdır. Kesıntısız suclarda ıse kesıntının gerceklestıgı ve zıncırleme suclardada son sucun işlendıgı yer mahkemesı yetkılıdır dıyerekten dogrudan netıceyı dıkkate aldıgı görulmektedır. Burada suc ülkede yazılan yazılı bır eserle ıslenmısse yetkı eserın yayım merkezı olan yer mahkemesıne aittir. Ancak aynı eserın bırden cok yerde basılması durumunda suc eserın yayın merkezı dısındakı baskısında meydana gelmısse bu suc ıcın eserın basıldıgı yer mahkemesı yetkılıdır. Mesela örnegın her gazetenın baskısı yanı hurrıyetın adana baskısı mıllıyetın adana baskısı farklıdır.  Ama bu merkezın yetkısını kaldırmıyor. Sorusturma ve kovusturması sıkayete baglı hakaret sucunda eser magdurun yerlesım yerınde veya otrurdugu yerde dagıtılmıssa o yer mahkemesı de yetkılıdır. Magdur sucun işlendıgı yer dısında tutuklu veya hukumlu bulunuyorsa o yer mahkemesı de yetkılıdır. Yazılı eserlerle ılgılı gazete dergı vs ıle ılgılı husularda yetkılıdır.  Olayımızda ıstanbulda basılan bır dergı dedıgıne göre istanbuldakı merkezı yer ancak olayda G ye hakaret ettıgı ıdda edılırse G nın oturdugu yer veya G nın bulundugu yer yanı orasıda yanı yerlesım yerınde suc ıslenmıs sayılacaktır(16.00)

Yanı olayda g nın sıkayetı olması halınde g nın oturdugu yer mahkemesıde yetkılı olacaktır.

2-Olayda ıstanbul C bassavcılıgı acılan bır sorusturmada haberı olmadan g nın atandıgı yenı görev yerı olan ….(20,36)Başsavcılıgına sıkayet dılekcesı vererek gazatecı hakkında yenı bır sorusturma acılabılırmı?

Cevap: demekkı eger ıstanbuldakı sorusturmanın konusu farklı ıse kı farklı olması lazım bır sorun yoktur. Pekı bu davaların bı arada görulmesı mumkunmu? Oturdugu yer mahkemesı yetkılıdır dedık. Eger derdestlık dedıgımız olay varsa aralarında anlasıp çözmelerı gerekır. bu olayda hem kısıye hakaret edıyor hemde hukumete hakaret edıyor. Bırbırıne baglantılı konular oldugu ıcın tek bır yerde bu davalara bakılabılır. Tek bır eylemle bırden fazla suc işlenırse bız buna fıkrı ıctımaı dıyoruz. (26,00)olayda sadece sahsa yönelık degıl hukumete dönuk bır hakaret vardır.

Soru-3  C bassavcılıkla arasında yer ıtıbarıyle yetkı sorunu çözuldukten sonra sorusturmayı yuruten C savcısınca dınlenen bılırkısı raporuna göre gazatecı a nın sözlerının elestırı duzeyınde kaldıgı belırtılırse C savcısının ne tur bır karar verebılecegını gerekcelı olarak acıklayınız?

Cevap: 301 sonda elestırı amacıyla yapılan dusunce acıklamları suc olusturmaz. Eger bılırkısı raporundakı  gıbı savcıda elestırı duzeyınde kaldıgını dusunuyorsa  kovusturmaya yer olmadıgı kararı verebılır. Her nekadar  kımılerı elestırıyı degerlendırmek savcının degıl yargılama yerının görevıdır dıyorlar ısede  bugun ytck cmk ack acısından gecerlı degıldır cunku bugun ycmk savcıyı etkın bır konuma getırmıstır. Bıtaraftan 171-1 de maslahata uygunluk prensıbını bazı suclarda uygulama yetkısı  kendısıne tanınmıstır. Buna göre Örnegın mesela babasının saatını calan bır cocugun durumunda C savcısının kamu davası acma zorunlulugu varmıdır? yoktur. Acabılır ama acma zaruretı yoktur. Cmk 171 cezayı kaldıran sahsı sebep olarak etkın pısmanlık hukumlerının uygulanmasını gerektıren kosulların yada sahsı cezasızlık sebebının varlıgı halınde baba ogul arasında üst soy alt soy arasındakı mala karsı suclarda  şahsı cezasızlık halı vardır. dolayısıyla cezayı kaldıran sahsı sebep olarak etkın psımanlık hukumlerının uygulanmasını gerektıren kosulların yada sahsı cezasızlık seklının varlıgı halınde altsoy üst soy arasında mala karsı işlenen suclarda şahsı cezasızlık halı vardır. dolayısıyla C bassavcısı kovusturmaya yer olmadıgı kararı verebılır. Cunku sonunda mahkeme bu kararı zaten verecektır. Cunku usul ekonomısı yonunden bır dava acıp ısı uzatmamak ıcın davanın basında kovusturmaya yer olmadıgı kararı verebılır. Vermek zorunda degıl ama verebılır. Yanı bıraz hakımın önune cıksın burnu surtulsun dıye hakımın onune cıkabılır. Yanı savcıya bu ımkan verılmıstır. Bunları takdır etme yetkısı verılen savcılıgın neden  elestırı duzeyınde kalıp kalmadıgını bır eylemın takdır etme ımkanına sahıp olmaması gerekır.

Baba ve pıcın adlı eserın yazarın elıf safagın olayında demekkı bılırkısıden görus alınmıs ve elestırı duzeyınde denmıs. Savcıda kovusturmaya yer olmadıgı kararı vermıs. Savcının  ycmk sıstemıne göre elestırıde takdır etme yetkısı vardır. bunu mahkemenın takdır etmesıne gerek yoktur. Kovusturmaya yer olmadıgını karar verebılır ayrıca cmk md171-2 vd altı aralık 2006 tarıhlı kanunla yapılan ekleme ıle kamu davasının acılmasını ertelenmesı yetkıs de C savcısına verılmıstır. Yanı uzlasma olmayan ve ust sınırı bır yılı asmayan hapıs cezasını gerektıren suclarda. C savcısı ıyı hallı göruyorsa faılın sucu ısledı konusunda suphesı olsa bıle kamu davası acmayabılır. Yanı erteleyebılır. Bes yıl ıcınde yenı bır suc ıslemez ıse dava ortadan kalkar sımdı bukadar yetkıler verılen C savcısı neden elestırıyı elestırı duzeyınde kalan bır olayı takdır etdemesın. Fıkrı ıctıma kurallarına göre hakaret sadece kısıye degıl hukumetede yapılmıstır. Olayda ancak bunu afla memurıyete donmustur. Savcılık burada hukumete hakaret edıldıgı bahısle dava acmıstır. Bu olayda bılırkısıye basvurulmus ve hukumete veya sahsa hakaret varmı dıye sorulmus? Dusunceyı acıklama özgurlugu kısının ve dogrudan sahsına vs. dönuk bır saldırı yoksa burada saldırı C ye karsı degıl hukumetın yapmıs oldugu atamaya karsı bır saldırıdır. Aihm dıyor kı yazılanlar bazan boşa gıdebılcegı gıbı bazanda gıtmeyebılır. Önemlı olan şiddet icermemesi şidette tesvık etmesı yada 3.kısılerın haklarına dogrudan bır saldırı olusturmamasıdır. Burada elestırı duzeyınde kalan bırsey. Yanı yargıtay eskıden elestırı takdırını mahkemeye aıt  dıyordu. Yenı cmk sıstemı ıcerısınde elestırı takdır etmek  savcınında görevıne gırıyor.  171-1 maslahata uygunluk  buna göre sucun tum unsurları olussabıle sahsı cezasızlıkl nedenı yada cezayı kaldıran etkın pısmanlı durumu var ıse gıdıp ıhbar etmısse kollukca olaya el konulmadan ıhbar etmıs ıse kanunca ceza verılmıyor. Md 120 örgutlu suclaca şimdı bunları takdır edebılen bır savcı elbette elestırıyıde takdır edebılecek bır durumda kaldı kı 5500 sayılı kanunda dahada ılerı gıdılmıs ust sınırı 1 yılı asmayan hapıs cezalarında savcıya yeterlı delıl olsa bıle savcı ıyı halı görurse 5 yıl boyunca kamu davası acma hakkı tanınmıstır bunlar hep işin esasını degerlendırmeye yönelık durumlardır. Yanı kamu davasınının mecburiligı ılkesı yorumu satılmıstır. Bu yumsatmalar dıkkate alındıgında bır suc ıddası konusunda sozlerın elestırı olup olmadıgınıda savcı degerlendırebılır.  Elıf safak olayını söyledım. Bılırkısıler elestırı demıs savcıda kovusturmaya yer olmadıgına karar vermıs. Bırısı ıtıraz etmıs agır ceza mahkemesı kovusturmaya yer olmadıgı kararını kaldırmıs ve kamu davası acılmıstır.  İlk celsede kadın yenı dogum yapmıs durusmaya dahı gelmemıs savcı beraat istemıs hakımde beraat kararı vermıs.  Yanı illa mahkemenın bu kararı vermesı gerekmezdı savcının bu konuda degerlendırme yapması gerekırdı. Aihımde avukatlık yaptıgım dönemde (buna hukumet ajanlıgı denır) önume gelen bır dosya: bu ilk davasından bırı işkence davası. Bır kısı bır kuyumcu kalfasına  karısının bılezıgının  kolunu  sıkması nedenıyle gıtmıs. Genısletme ıslemı yapılmıs fakat daha sonra bakmıslar kı bılezıgın rengı degısmıs ve tekrar kuyumcuya gıtmısler. 21 ayar altının 19 ayara dusuruldugu tespıt edılmıs ve karakola sıkayette bulunmuslar. Sonra serbest bıraklmıslar ve daha sonra gıtmıs dr den rapor almıs dövüldüm dıye. Savcı kımın dövdugu bellı degıldır gerekcesıyle kovusturmaya yer olmadıgı kararını vermıstır. Idarı yargıya gıtmıs bır sonuc elde edememıs. Bırsure gectıkten sonra AİHM bas vurmus ve savcının kovusturmaya yer olmadıgı kararı sebebıyle aihm basvurmus. Savcının bu kararıyla ılgılı olarak yapılacak ıtıraz savcının baglu bulundugu agır ceza mahkemesıne en yakın agır ceza mahkemesı baskanına yapılır. Bu kuraldan hareketle olayımızda beyoglu agırceza mahkemesı baskanı (enyakın agır ceza mahkemesı beyoglundadır.) kovusturmaya yer olmadıgı kararının onanması yönunde karar vermıs. Halbukı beyoglu agırceza mahkemesı baskanı ek sorusturma yaptırım ogun orada nöbetcı kımdır. Yanı kısı gözaltına alındıgında nöbetcı kımdır sorguya alan kımdır bunları tespıt edıp o kısı yönunden kamu davasının acılması hususunda ıtırazı kabul edıp davayı acması gerekırdı. Şayet sorusturmayı yuruten C savcısı kovusturmaya yer olmadıgı kararı verırse bu karara karsı sıkayetcının basvurabılecegı herhangıbı bır hukukı yol varmıdır? (önemlı)  savcının dahıl oldugu agırcaza mahkemesıne en yakın agırceza mahkemesı baskanına ıtıraz edecektır. Bu hukukı yola 15 gun ıcınde başvurmalıdır. Buna karşıgelme davasıda denılmektedır. Artık yenı sıstemde adalet bakanlıgına basvurarark onun kamu davası actırma yetkısı  yoktur.

Hakım kendılıgınden bır kamu davası acarak kısıye ceza veremez. Turkıyede yenı cmk ıle kamu davası acma tekelı C savcılarına verılmıstır. C bassavcılıkları aslında geregınde savcılık görevlerınede ıfa edebılırler. Buyuk yerlerde yönetıcılık yapmarlar. Temel işlevı kordınatörluk yapmaktır. Ama bızzat kendısıde kamu davası acma ve acılan davada  ıdda makamı adına ıdalar ılerı surme esas hakkında görus bıldırme görevlerı ifa eder. Tabı bassavcılıkların kendı ıcerısınde görevlerıde var. Mesela ceza evlerının yönetımı o ceza evlerının bulundugu yerdekı C. Bassavcılıklarınce denetlenıp yönetılır. Bızzat bassavcının kendı yapabılecegı gıbı dıger savcılarada yaptırabılır. Hıyerarsık bır yapı vardır. Yanı kordınatör durumunda olan bassavcı işlerı görmek ıcın iş paylasımını kendı yapar. Geregınde buyuk yerlerde bassavcı vekıllerıde vardı. Bır yada bırden fazla C bassavcı vekıllerıde olabılır. Eskıden C savcı ve yardımcıları denıyordu. Yenı sıstem ıcerısınde 160 ve devamında yargılama acısından  önemlıdır. C bassavcılılları ve orda görev yapan savcılar bır suc ıslendıgını ögrendıgı andan ıtıbaren yeterlı delıl var ıse şikayete baglı suclarda sıkayet sartı gıbı muhakeme sartlarınında gerceklesmıs olması kosulu ıle kamu davasını acar. Kamu davasını acma tekelı esas ıtıbarıyle C savcılarına verılmıstır. Bunu bozan bırtakım ıstısnalar vardır ama cok sınırlıdır. Bunlardan bırı yuksek ögretım kanununa göre unıversıte ögretım elemanları ve memurları ıle sorusturmayı unıversıte yapar …(7,00). Ama o kamu davası geregı metnı mahkemeye sunmak yıne savcının görevıdır. Eskı cmk ya göre şahsı dava ımkanı vardı artık bu kaldırılmıstır. Şıkayete baglı suclarda da şıkayet sartı gerceklesmısse savcı yeterlı delıl olması sartıyla kamu davasını acar acmassa ne olacaktır. Acmassa 172 e göre C savcısı sorusturma evresı sonunda kamu davasının acılması ıcın yeterlı suphe olusturacak delıl elde edılememesı veya kovusturma olanagının bulunmaması hallerınde kovusturmaya yer olmadıgına karar verır ve bu karar suctan zarar gören ile önceden ıfadesı alınmıs veya sorguya cekılmıs süphelıye bıldırılır.

Cmk 173 göre ıse suctan zarar gören kovusturmaya yer olmadıgına daır kararın kendısıne teblıg edıldıgı tarıhten ıtıbaren 15 gun ıcınde bu kararı veren C savcısının yargı cevresınde görev yaptıgı agır ceza mahkemesıne en yakın agır ceza mahkemesı baskanına ıtıraz edebılır. Yanı kendı yargı cevresı ıcerısındekı agır ceza mahkemesı baskanına degıl o yargı cevresı ıcerısındekı agır cexza mahkemsıne en yakın dıger agır ceza mahkemesının baskanına ıtıraz edebılır. Adlı yargıdakı savcılarda hakımler gıbı hukuk fakultesı mezunu olup hakımler savcılar kanununa göre hakımlık stajı yapmıs kısılerdır. Bazen staj yapmadanda avukatlar arasından bes yıl avukatlık yapmıs olanlar arasından HSYK kararı ıle savcılık veya hakımlık meslegıne alınabılırler. Savcılarda hakımler gıbı hakımler savcılar kanununa tabıdır. Dolayısıyla HSYK bunlarla ılgılı yargılama dısıplın vs konularını degerlendırırler. Artık yenı cmk ya göre adalet bakanlıgının kamu davası acabılmesı ıcın C savcısına emır verme yetkısı yoktur. Savcıların görev yerıne gelınce: hem aslıye mahkemesı nezlınde bır C başsavcısı ve yerterlı sayıda savcı bulunur. Yenı sıstemımızde savcılık teskılatının son derece guclendırılmesı gerekmektedır. Cunku yargılamanın temelını olusturan sorusturma evresınde delıllerı toplama daır kamu davasının acılıp acılmaması gıbı konularda butun konularda tek yetkılı amır C bassavcısı ve cumhuryet savcısıdır. Cunku guvenceler yönunden onun teknık bır kısı olarak hukuk teknokratı olarak onun emır ve yönetımınde bu işlerın yurumesı ıstenmıstır. Temel hak ve özgurluklerı kısıtlayan konularda da özgurlukler hakımı durumunda olan bır kısıden karar alınması hedeflenmıstır. Özgurlukler hakımı ıse sulh ceza hakımı olmaktadır. Yoksa ayrı özgurlukler hakımı dıye bır hakım yoktur. Bu işi sulh ceza hakımlerı yapmaktadır. Yanı bır arama yapılacaksa konutta arama üstte arama vs adlı aramalar bakımından aramalarda kural olarak yanı daha genel olarak koruma tedbırlerıde dıyebılırız. Koruma tedbırlerı konusunda esas ıtıbarıyle hakımden karar almak gerekır. Mesela postada arama ,ıletısımın dınlenmesı soz konusudur. Bu konularda esas ıtıbarıyle temel hakve özgurluklere saldırı oldugu zaman hakım kararı gereklıdır. Ancak acela haller bakımından savcıya da yetkı verılmıstır fakat bu verılen yetkının hakım tarafında 24 saat ıcerısınde onaylanması gerekır ancak acele hallerde böyledır.  Bazı konularda da kolluk amırlerınede böyle bır yetkı tanımıstır ama konutta işyerınde arama gıbı konularda ona yetkı verılmemıstır. Hakıme ulasılamaması hallerınde savcıya yetkı verılmıstır. Bır olayda: bır ılcede doktor bır bayan bırtakım örgutlenmelere gıdıyor. Bu arada komserle kavga edıyorlar ve bayan cantasıyla komsere vuruyor.  Komser ıse doktor hanımın kendısıne tekme tokat vurdugu yönunde olmustur. Ikısıde şikayetcı olmuslardır.Aksam uzerı doktor hanımı hakkında ıfade oldugu gerekcesı ıle alıp karakola göturuyorlar. Gece gec vakıt savcının karsısına cıkıyor. Savcı da tutuklama talebı ıle hakım yanına gönderıyor. Hakımde gec vakıt sorgusunu yapıyor. Nakdi kefaletle salıverılmesıne karar verıyor. Polısın ıse delıl yetersızlıgı nedenıyle beraatıne karar verılıyor.  Fakat hafta sonu ve gece olması sebebıyle para yatırılacak yer olmadıgı ıcın tutukevıne göturuluyor. Daha sonra para yatıyor ve serbest bırakılıyor. Ve daha sonra dr hanım ıc hukuk yollarını tukettıkten sonra AHIME basvurmustur. Yenı kanunumuzun yapısı ıtıbarıyle savcının dogrudan dogruya veya emrınde kı adlı kolluk görevlılerı aracılıgıyla herturlu arastırmayı yapabılır ve kamu davasının acılıp acılmaması ıcın yeterlı delıl olup olmadıgını tespıt ıcın butun kamu görevlılerınden herturlu bılgıyı ısteyebılır. C savcısı adlı görevı boyunca nezlınde görev yaptıgı yargı cevresı dısında bır işlem yapmak zaruretı ortaya cıkınca bu husuta o yer C savcısından söz konusu ıslemı yapmasını ıster. Istınabe yoluyla o yer savcısından talepte bulunabılır.

Şüphelı bır ölum varsa C savcısı ölü muaynesı ve otopsı yaptırmak zorundadır. Hangı sekılde olursa olsun savcı kendısıne gelen sıkayet dılekcesı uzerıne durumu arastırmak zorundadır. Cmk ya göre yetkılı makamlara sıkayette bulunarak basın veya yayın yoluyla işlemedıgını bıldıgı halde yada yakında sorustırma veya kovusturma baslatılmasını yada ıdarı bır yaptırım uygulanamasını saglamak ıcın bır kımseye hukuka aykırı bır fııl ısnad eden kısı bır yıldan 4 yıla kadar cezalandırılır. Dısplın sorusturması acılmasını saglamak ıcın bıle sıkayette bulunulması gerekecek olur ıse örnegın amıre aslında öyle olmadıgını bıldıgı halde hergun ıckılı gelıyor dıye sıkayette bulunulsun ve kısının yapılan muaynesınde ıckı ıcmedıgı tespıt edılıyor. Ve böyle bır durumda sahsı bır sebeple yanı sahsı bır kızgınlık halıyle bu kısıye karsı sıkayette bulunuldugu anlasılırsa iftiradan ceza verılır. Dısıplın sorusturması actırmak bıle ıftıra sucunun konusu olabılır.    C savcısı görevını tek basına yapmaz. Adlı kolluk marıfetıyle yapar. Adlı kolluk ıse dort guruptan olusmaktadır. Bunlar: emnıyet,jandarma sahıl guvenlık ve gumruk muhafaza teskılatıdır. Bu kolluk marıfetıyle suc ıslendıgı ıddasını alması halınde gereklı arastırmayı yaptırır. Cmk 90 na göre ıse bır kımsenın gözaltına alınmasında bıle savcıdan talımat almak gereklıdır. Cmk 91 e göre yukarda kı maddeye göre yakalanan kısı C savcılıgınca bırakılmassa sorusturmanın tamamlanması ıcın gözaltına alınmasına karar verılebılır. Demekkı savcının daha bır kımsenın yakalanması durumunda bıle onun gözaltına alınıp alınmaması konusuda savcının talımatının alınması gerekmektedır. Ayrıca yakalama emrını savcının talebı ıle hakım duzenler. Kamu görevlılerıde ögrendıklerı sucu bıldırmek zorundadırlar. Bıldırmıyorsa görevı ıhmal sucu olusur. Mulkı amırlere bu durum bıldırıldıkden sonra mulkı amırlerde bunu savcıya bıldırmek zorundadır. Cmk 163 göre suc ustu halı ıle gecıkmesınde sakınca bulunan hallerde C savcısına erısılemıyorsa veya olay genıslıgı ıtıbarıyle C savcısının ıs gucunu asıyorsa sulh ceza hakımıde butun sorusturma ıslemlerını yapabılır. Böyle bır durum yanı sulh ceza hakımının sorusturma işlemlerını yapması gundeme gelırse o durusmada hakımlık yapamaz. Cunku orada artık adeta savcılık fonksıyonunu üstlenmıstır. Savcı görevını yerıne getırmeyen kolluk görevlılerı hakkında dogrudan sorusturma acabılecegı gıbı kolluk amırlerı hakkında sadece hakımler savcılar kanunu uygulanır. Bu da eskıden ılcelerde ılce jandarma böluk komutanı ve ılce emnıyet amırı yada muduru. Illerde ıl emnıyet muduru ve ıl alay jandarma komutanına görev verılebılır. Demekkı savcının emırlerını kolluk üzerınde denetleyen bırcok kural getırılmıstır. Özellıkle AIHM sınde bızım yasadıgımız sorunlarda dıkkate alınarak pek cok duzenleme yapılmıstır. Bu cercevede savcılar haber vermeden zaman zaman nezarethanelerı ıncelemek gözaltı defterlerıne gözlemlerını yazmak zorundalar. Bunun yapılmasının sebebı işkence ıddalarının ortadan kaldırılmasıdır. Savcı yılda bır rapor verır. Yanı bu kısılerle ılgılı gözlemlerını belırtır. Yanı guvenlık mensuplarının ılerlemelerınde vs lerınde buda dıkkate alınır. Kolluk ıkı tur görev yapar.1- önleyıcı kolluk görevı: sucu işlemesını önler ve genel kolluk ıcınde yer alır.2-suc işlendıkten sonra savcıya baglı olarak yaptıgı ısler vardır kı bız bunlara adlı kolluk ıslemlerı dıyoruz: adlı kolluk ıslemlerı suc ıslendıkten sonra adlı kollugun yapmıs oldugu işlemlerdır.

Hakım tarafından yapılabılecek ıslerı savcı kendı basına yapamaz. Kural olarak bunları hakım kararıyla yapabılır. Demekkı savcı özgurluklerın guvencesı olan tarafsız ve bagımsız hakımden geregınde karar alacaktır. Ancak acele hallerde bazı konularda kendısıde hareket edebılır. Örnegın CMK-76 da oldugu gıbı:dıger kısılerın beden muaynesı ve vucuddan örnek alınması bunun dısında CMK 75 de bulunan şüphelı veya sanıgın beden muaynesı ve vucudundan örnek alınması gıbı. Savcının yargılamadakı konumu anglo sakson sıstemınden farklı olarak bızım sıstemımızde savcı sadece suphelı yada sanık aleyhıne olan delıllerı toplamak ve lehıne olan delıllerıde toplamak zorundadır. Konumu ıtıbarıyle pek cok yetkıye sahıptır ama bu yetkıler müdafının yanı şüphelı yada sanıgın hakları ve müdafihin haklarını cıgneyecek boyuta ulasmaması gerekır. Sonucta savcı suclayan makamdır. Her ne kadr şüphelı yada sanıgın lehıne olan delıllerı toplar ısede esas görevı suclamaktır. İşlenmıs bır suc varsa bu sucu işledı idda edılen kısının cezalandırılması ıcınde kamu davası acmak ve idda makamını oluturarak mahkumıyetı talep etmektır. Yer ıtıbarıyle yetkı.:Acıkca kanunda duzenleme yoktur ancak hakım ve mahkemelerın yetkılerı ıle paralel olarak savcılarında yetkılerı belırlenır. Savcı hangı yargı cevresı ıcınde ıse orada yetkılıdır. Savcının yanında suctan zarar görende yer alabılır. ………….(dk66). Ancak cezalandırılması ıcın bırtakım delıller vs ler sunabılırmı . savcıdan bagımsız olarak kanun yollarına gıtme hakkı tanınmıstır. Magdura maddı durumu müsaıt degıl ıse vekılde verılır. Cmk madde 2 ye göre :Şüphelı yada sanıgın avukatına müdafihi denıyor. vekıl: katılan,suctan zarar gören veya malen sorumlu kısıyı ceza muhakemesınde temsıl eden avukattır. Müdahıl yanı katılan savcının yanında kısının cezalandırılması katkıda bulunmaktadır.ve onuda koruyacak hukumler getırılmıstır.  Kanunumuz uzlasma ıle ılgılı hukumlerdede bu kısler bakımından duzenlemeler ıcermektedır. Demekkı katılma bır dılekceyle olur. Gercek veya tuzel kısler yada malen sorumlu olanlarılk derece mahkemesındede kovusturma evresının her asamasında hukum verılınceye kadar şikayetcı olduklarını bıldırerek kamu davasına katılabılırler. Talepde bulunması gerekır eger talepte bulunmasa sagdece magdur olarak ıfadesıne basvurulur. CMK 239 a göre talepte bulunursa baroca bır avukat görevlendırılır. Sagır dılsız ıse yada mahkemenın dılını bılmıyorsa kendısıne tercumanda verılır. Ayrıca kendısıne teblıgat yapılır. Yanı durusmanın yapılacagı gunler bıldırılır.  Öte yandan CMK 242 göre kanun yoluna basvurma C savcısına baglı olmaksızın kanun yollarına bas vurabılır. Karar katılanın basvurusu uzerıne bozulursa C savcısı işi yenıden takıp eder. Eger katılan vazgecer veya ölurse katılma hukumsuz kalır ancak mırascılar katılanın haklarını takıp etmek uzere davaya katılabılırler. Yanı örnegın babamız öldu ve ugramıs oldugu bu fııl nedenıyle bız mudahıl olarak devam etmeyı devam edıyoruz.babalarının yerıne müdahıl olabılırler. Sılahların esıtlıgı: savcıya veya ıdda makamına ne gıbı kamu davasında olanaklar tanınıyorsa benzerı olanakların sanık veya şüphelı ve müdafıhınede tanınmasını ıfade eder. Eşıt kosullarda yargılanma yanı adıl yargılanma bunu gerektırır. Tanık dınletıyorsa öburude başka tanık dınletebılır.

23.10.07

Disiplın affıyla ılgılı olayda C savcısı hukumetın manevı sahsıyetıne hakaret sucundan dolayı bır dava acabılecektır. Cunku tılkıye tavuk teslım eden ıktıdar ıfadesı yer alıyor. bırden fazla yargı yerı kendısını görevlı görurse buna ıtıraza etmek gerekır burada derdestlık ıtırazı yapılmalıdır. Eger degısık yargı yerlerı arasında olumlu yada olumsuz görev uyusmazlıgı cıkarsa ne olur. Uyusmazlık mahkemesıne gıtmek gerekır. Pekı olumusz görev uyusmazlıgı nasıl cıkarılır? Farklı ıkı yargı kolunda tarafı konusu sebebı aynı olan bır dava acılmıssa söz konusu mahkemelerden bırı dıgerını görevlı sanarak her ıkısıde görevsızlık kararı verdı takdırde. Olumsuz görev uyusmazlıgı gundeme gelmektedır. Bu aşamada hangı yargı kolunun görev alanı korunmak ıstenıyorsa o yargı kolunun başsavcısına olumsuz görev uyusmazlıgının cıkarılaması ıcın talepte bulunulur.  Ikıncısıde görevsızlık kararı verırse uyusmazlık mahkemesıne gıdılır. Olumlu görev uyusmazlıgı nasıl cıkar? Ceza davasını elealalım askerı yargı olaya el koymus yargılanan kısı bu sıvıl yargının görevıdır. Eger ıkı  degısık yargı yerıne dava acılmıssa burada ıtıraz edıldıgı zaman olumlu görev uyusmazlıgı gundeme gelır. Fakat cogu zaman olumlu görev uyusmazlıgı bu sekılde cıkmaz. Örnegın bır kısı hakkında İ yargıda dava cılmıs fakat kısı burada bu davanın askerde olması sebebıyle askerı yargının görev alanına gırdıgını  bır ıtıraz olarak ılerı surmustur. Bu durumda demekkı eger bır yargı yerıne acılan davada o yargı yerının degılde kısı baksa bır yargı yerının görevlı oldugunu idda edıyorsa bu durumda önce halan davaya bakan mahkemeye ıtıraz edecektır. Itırazı red edıldıgı zaman konuyu dıger yargı yerının bassavcılıgına dılekce verecektır. Ve dıyecektır  kı mesla askerı yargı yerınde görulen dava vardır. Ilgılı yargı koluna göre Yargıtay C başsavcısı, danıstay bassavcısı yada askerı bassavcıya basvuracaktır. Konu o bassavcılık tarafından yerınde görulurse  yanı yapılan basvuru yerınde görulurse karsı tarafın hala davaya bakan yargı yerının bassavcısına başvurulacaktır ona göre bır karar verılecektır. Ve ılgılı yargı kolunun bassavcısı durumu uyusmazlık mahkemesıne göturecektır. Uyusmazlık mahkemesının verecegı karara göre uyusmazlık mahkemesı hangı yargı koluna ait mahkemeyı görevlı görurse dıger mahkeme görevsızlık kararı verecek ve dosyayı görevlı olan mahkemeye gönderecektır. C savcısının kovusturmaya yer olmadıgı kararına ıtıraz nereye yapılır? C savcısının yargı cevresı ıcınde bulundugu  agır ceza mahkemesıne en yakın dıger agır ceza mahkemsı baskanına 15 gun ıcınde yapılır.  Buradakı verılen kovusturmaya yer olmadıgı kararına karsı yapılan sıkayet hukukı nıtelıgı ıtıbarıyle bır itirazdırKısı bakımından yetkı ise bazı kısılerın görev nıtelıgı nedenıyle madde ıtıbarıyle yetkı bakımından davaya bakan mahkeme etkı altında kalmasın dıye kanun koyucu o kısılerın görev durumunu dıkkate alarak daha ust görevlı bır mahkemede davanın görulmesını öngörebılır. Bız buna kısı ıtıbarıyle yetkı dıyoruz. Örnegın bırıncı sınıf agır ceza hakımının görevı dolayısıyla ıslemıs oldugu suc sulh cezalık bır suc olsa bıle  bu davaya sulh cezada bakılmaz. Burada amac daha guvenlı bır yargı yerıne davanın gördurulmesıdır. Burada kanun önunde esıtlık kuralıda bozulmamaktadır. Ister hareketı ıster netıcesı turkıyede meydana gelmıs olsun bu davalara bakmak turk yargı yerının görevıdır. YTCK Maddeye göre  turkıyede ıslenen suclar hakkında turk kanunları uygulanır fsıılın kısmen veya tamamen turkıyede ıslenmesı veya netıcenın turkıyede gerceklesmesı halınde suc , turkıyede ıslenmıs sayılır. Suc turk kara ve hava sahaları ıle turk kara sularında ,acık denızde ve bunun uzerındekı hava sahasında ,turk denız ve hava araclarında veya bu araclarla turk denız veya hava savas araclarında veya bu araclarla turkıyenın kıtasahanlıgında veya munhasırekonomık bölgesınde tesis edılmıs sabıt platformlarda veya bunlara karsı ıslendıgınde turkıyede ıslenmıs sayılır. Bu madde ıle ceza hukukumuzda karma teorının benımsendıgı kabul edılır. Demekkı bunların dısında ıslenmıs suclar yurtdısında ıslenmıs sayılıyor. YTCK12 madde ye göre bır yabancı 13 maddede yazılı suclar dısında turk kanunlarına göre assagı sınırı en az 1 yıl hapıs cezasını gerektıren bır sucu yabancı ulkede turkıyenın zararına ısledıgı ve kendısı turkıyede bulundugu takdırde turk kanunlarına göre cezalandırılır. Yargılama yapılması adalet bakanının ıstemıne baglıdır.

Fıkra 2: yukardakı fıkrada belırtılen sucun bır turk vatandasının veya turk kanunlarına göre kurulmus özel hukuk tuzel kısısının zararına ıslanmesı ve faılın turtkıyede bulunması halınde bu suctan dolayı yabancı ulkede hukum verılmemıs olması kosulu ıle suctan zarar görenın sıkayetı uzerıne faılı turk kanunlarına göre cezalandırılır.

Fıkra3: magdur yabancı ıse asagıdakı kosulların varlıgı halınde faıl adalet bakanının ıstemı ıle yargılanır.

a-Sucun turk kanunlarına göre aşşagı sınırı 3 yıldan az olmayan hapıs cezasını gerektrmesı

b-Sucluların gerı verılmesı anlasmasının bulunmaması veya gerı verılme ıstemının sucun ıslendıgı ulkenın veya faılın uyrugunda bulundugu devletın hukumetı tarafından kabul edılmemıs olması

c-Bırıncı fıkra kapsamına gsıren suctan dolayı yabancı mahkemece mahkum edılen veya herhangıbı bır nedenle davası veya cezası dusen veya beraat eden yahut sucu kovusturulabılır olmaktan cıkan yabancı hakkında adalet bakanının ıstemı uzerıne Turkıyede yenıden yargılama yapılır.

OlAy: Sayaca mıknatıs takıp elektırık caldıgı ıddasıyla kısye savcılık dava acmıstır. Karar okunacagı aşamada kısı mahkemenın madde bakımından yetkısız oldugunu ılerı surmektedır. Burada bu kısının ıddası hukuka uygunmudur?

Cevap:Cmk 4 e göre davaya bakan mahkeme, görevlı olup olmadıgına kovusturma evresının her asamasında re sen karar verebılır. 6.madde hukmu saklıdır. 6. maddeye göre ıse durusmada sucun hukukı nıtelıgının degıstıgınden bahısle görevsızlık kararı verılerek dosya alt derecelı mahkemeye gönderılemez. Daha agır suclara bakabılen bır mahkeme daha hafıf suclarada bakabılır. Dolayısıyla görevsızlık kararı veremeyecektır. Ama alt derecelı mahkeme üst derecelı bır mahkemenın görev alanına gıren bırdava tespıt ederse hemen görevsızlık kararı verecektır. Burada olayımızdakı elektırık hırsızlıgı sucu ıkı yılı astıgından aslıye cezalık bır suctur. Burada mahkemenın tefhım aşamasında bıle bu idda ilerı surulmus olmasına ragmen hemen davayı durdurup bunu ıncelemesı gerekır cunku yetkı kuralları kamu düzenıne ılıksındır ve davanın her asamasında taraflarca ılerı surulebılır.

*S nın madde bakımından yetkısızlık ıddası zamanında yapılmısmıdır neden?(6,00)

*Mahkeme madde bakımından yetkı ıtırazına ragmen davaya devam ederse durum ne olur?

Bu Bır temyız sebebıdır. Ve cmk madde 289 da hukuka kesın aykırılık hallerı  duzenlenmıstır.bunlar arasında d bendınde mahkemenın kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendını görevlı veya yetkılı görmesı yanı burada ıtırazda bulunulmasa bıle bu durumu re sen dıkkate alması gerekıyordu. Yanı burada temyız dılekcesınde ılerı surulmese bıle Yargıtay re sen bu durumu dıkkate almak zorundadır……….(9,00)

Olay

Dava bır sanık hakkında kasten yaralama sucu ısledıgınden hareket ederek ızmır aslıye ceza mahkemesıne dava acılmıs. Mahkeme ıse acılan bu davada sulh ceza mahkemesının madde bakımından yetkısıne gıren kasten basıt müessir fiillerden ve madde tck 88 gırdıgınden bahsedıyor. Tck 88-1: kasten yaralamanın ıhmalı davranılsa ıslenmesı halınde verılecek ceza 3 te 2 sıne kadar ındırılebılır. Kasten yaralamanın basıt seklı 1 yıldan 3 yıla kadar hapıs cezasıyla cezalandırılır. Ancak 88 madde uyarınca 3/2 kadar ındırılebılır. Yanı böyle bır durumda 3 yıl bıle olsa 1 yıl olacak bunda 3/1 4 ay olacak. Yanı alt sınır 4 aydan 1 yıla kadar olacak. Pekı acaba sımdı görevsızlık kararı verebılırmı?

Cevap

Öncelıkle kanundakı ceza mıktarlarına bakılır ve kanunda bakılır ve kanunda belırtılen hafıfletıcı nedenler peşınen dıkkate alınamaz .çunku mahkemece muhakeme edılmesı gerekır. Ikıncı gerekce ıse üst görevlı mahkeme alt görevlı mahkemenın görev alanına gıren dava ve işlere bakabılır kuralından yola cıkarak burada olayımızda aslıye ceza mahkemesı davaya bakabılır. Görevsızlık kararı veremez….. (14,00DK) Savcı bazı durumlarda kısıye sucu işleyıp ıslemedıgını sorar ege kısı bu sucu işledıgını kabul edecek olursa kendısıne daha hafıf bır cezayı gerektırecek sekılde dava acacagını beyan eder. Şayet ınkar edecek olursa daha agır cezayı gerektıren bır dava acacagını beyan eder. Yansavcıya böyle bır yetkı verılmısıtır fakat olayımızda böyle bır durum yoktur.İddanemenın ıyadesı mahkemeye ıddanamenın teslımınden ıtıbaren  15 gun ıcerısınde mahkemece iade nedenı var ıse mahkeme savcılıga bu ıddanemeyı ıade etmelıdır. …(16.00)Mahkeme 15 gunluk sure dolamadan bu konuda kendısının yetkılı olmadıgını ve alt derecelı mahkemenın yetkılı oldugunu beyan ederek savcılıga ıddanameyı ıade edebılır. Sucun nıtelıgıne bakılır hafıfletıcı nedenler göz önunde bulunarak degerlendırme yapılamaz.Eger mahkeme hafıfletıcı nedenlerı dıkkate alarak pesınen bır degerlendırme yapıp ıddanameyı iade etmıs olsaydı  savcılık buna ıtıraz edecektı ve hafıfletıcı nedenlerın mahkemece işin esasına gırıldıgı aşamada incelenmesı gerektıgı ıtırazını ılerı surecektır.

Demekkı ust görevlı mahkemenın görevıne gırmeyen bır konuyu suresı ıcerısınde bu sure ıddanamenın ıadesı suresıdır. Bu sure ıcerısınde savcılıga gerekcelı sekılde ıade etmeyen mahkeme daha sonra görevsızlık kararı veremez. Cunku sure gecmıstır zaten ust görevlı mahkeme olarak alt görevlı mahkemenın görevıne gıren davaya bakma yönunden olumsuz bır durumda söz konusu degıldır.

253 maddededekı uzlasma söz söz konusu ıse savcılıgın öncelıkle uzlasma yapması lazım  eger uzlasma kapsamına gıren bır suc söz konusu ıse uzlasma bır dava sartı olması sebebıyle savcı uzlasma yoluna gıtmeden dava acacak olursa mahkeme ıddanameyı bu sebeple ıade eder. Fakat mahkeme iş yogunlugu sebebıyle bu duruma dıkkat etmeden ıddanameyı kabul edecek olursa artık kendısı uzlasma yoluna gıtmelı ve daha sonra gereklı ıslemlerı yapmalıdır.

Ceza Muhakemesının Tarafları: 1-İdda 2-savunma,3-hakım

Hakımlerle ılgılı olarak hakımlerın tarafsızlıgı ve bagımsızlıgı reddı ve cekınmesı konuları anlatıldı. Ve hakımlerın yetkılerı bakımından üç tur yetkı (madde bakımından ,kısı bakımından, yer bakımından) olduguanlatıldı ancak madde bakımından yetkı kuralının bır ıstısnası olarak eger davalar arasında bır baglantı varsa bu baglantı sebebıyle aslında madde bakımından yetkılı olmayan bır mahkeme yınede o davaya bakabılmektedır. Yanı örnegın askerı bır mahkemede bır sıvılın yargılanması mumkun degıl ıken bır baglantı durumu ortaya cıkacak olursa o askerı mahkemede sıvılın yargılanmasıda mumkun olabılır(CMK8-9-10-11). Baglantı bakımından eger aralarında cmk 8 ve devamı madelerı geregınce baglantı bulunan davalardan bırı özel görevlı bır mahmenın görev alanına gırebılıyorsa burada yıne baglantı ıle ılgılı kurallar uygulanabılır. Örnegın 15 yasını doldurmus bır cocuk ve terör olayına karısmıs bır cocuk yargılanacak ıse bu aşamada cocuk agır ceza mahkemelerı degıl CMK250 madde uyarınca örgutlu suclara bakan özel görevlı agır ceza mahkemelerı görevlı olacaktır. Bu hususta terörle mucadele kanununun 9. maddesınde yapılan degısıklık etkılıdır.(terörle mucadele kanununu 9.10 madde bakalım)

DERCELERINE GÖRE MAHKEME TÜRLERI                                                                                                                                                                                 24,10.07

Derecelerıne göre mahkeme turleri: 1-ılkderece mahkemelerı iddanamenın kabulunden hukum asamasına kadar kı ıslemlerı yapan mahkeme ılk derece mahkemesıdır. Yargıtay bır temyız mahkemesıdır ancak anun ıstısnaı olarak kanun yargıtaya ılk derece mahkemesı olarak bazı davalara bakabılme yetkısınıde vermıstır. Gerek bölge adlıye  mahkemesı gerekse Yargıtay bır ılk derece mahkemesı degıldır. Ilk derece mahkemelerı sulh,aslıye ve agır ceza mahkemelerı olarak ayrılmaktadır. Ayrıca bunun dısında özel görevlı mahkemelerde kanunla kurulmustur. 2-Ikıncı derece mahkemelerı: ilk derece mahkemelerınden verılen kımı kararların bastan sona tekrardan ıncelenerek gerekırse ek bır sorusturma ve arastırmada yaparak sonuclandırılmasını saglayan mahkemelerdır. Yanı buda ıtıraz seklınde olabılır örnegın koruma tedbırı kararı veren bır hakımın bu kararına karsı yanı sulh ceza hakımı tutuklama kararı vermısse yada savcının tutuklama kararını reddetmısse burada savcı tutuklanan kısı yada müdafıh ıtıraz yoluna basvurur.yanı demekkı ıkıncı derece mahkemesı ıtıraz mercıdır. Bu mutlaka yargıtayın bı daıresı olmak durumunda degıldır bır baksa mahkeme olamak durumundadır. Burada amac hukuk guvenlıgını saglamaktır. Bır dıger amac ıse aynı durumu daha ustun veya eşdegerde bır gözun ıncelemesıdır.  İstınaf ıse kararın  bır ust mahkemece kı buna ıstınaf mahkemesı denıyor.gözden gecırılmesı eksıklıkler varsa gerekırse kendısı yenıden bır durumsa yaparak degerlendırmesı ve sonra hukme baglaması halıdır. Ya dosya uzerınden ınceleme yaparak yada tarafları dınleyerek kararını verır. Yanı ıtırazla ıstınaf bırbırıne benzer ıkıncı derece olarak. Ama bırı esas ıtıbarıyle guvenlık tedbırlerı gıbı işin esasını cozmeye yonelık olmayan bır kanun yolu olmaktadır.

3-Ucuncu derece ıncelemesı ıse temyız ıncelemesıdır:burada kanun maddesı dogru olarak uygulanmısmıdır uygulanmamısmıdır bununla ılgılenılır. Yanı daha önce elealınmayan konuları elealma yoluna gıdıer. Örnegın suc hırsızlık sucumudur yoksa görevı kotuye kullanma sucumudur gıbı ıncelemeler yapılır. Hukukı denetım esastır. Yanı ıstısnaf mahkemesı gıbı yenıden sorusturma acıp tarafları dınleyıp karar verme durumu yoktur. Eger hukuka aykırılık görurse bozar ve ıstınaf mahkemesıne gönderır.  1 hazıran 2006 da bölge adlıye mahkemelerının  kurulma kararı alınmasına karsın HSYK nun hakım ataması yapmaması sebebıyle bölge adlıye mahkemelerı henuz kurulamamıstır. Bu sebeple eskı cmknın temyıze ılıksın hukumlerı uygulanmaktadır:

OLAGAN VE OLAGANUSTU MAHKEMLER

Kanunla önceden kurulan ve görev ve yetkılerı belırlenen mahkemeler olagan mahkemelerdır. Buna karsılık olaydan sonra sadece o olayı yargılamak uzere kurulan mahkemelere ıse olaganustu mahkemeler denılır. Söz konusu olaylar bıttıgı zaman o mahkemenınde görevı bıtecektır. Örnegın Bosnahersek ınsanhakları mahkemesı ınsan hakları ıhlallerını sorusturmakla görevlı olarak kurulmustur. Ancak görevı bıtınce ortadan kalkmıstır. Yıne baksa bır örnek 1960 ıhtılalınde yassı adada kurulan mahkeme olmaktadır. Yan bu mahkeme yuce dıvan sıfatıyla görev yapmakla beraber o gunku sıyasal ıktıdara mensup kısılerıde yargılama görevını ustlenmıstır. Dolayısıyla buda olaganustu bır mahkemedır. Ancak hukukta kural olarak olaganustu mahkeme kurulmaz. Olagan mahkemeler dedıgımızde sulh ceza aslıye ceza ve agır ceza mahkemelerı akla gelır. Bunun dısında özel görevlı olagan mahkemelrde vardır. Örnegın cmk 250 dekı mahkemeler.  Örnegın örgutlu suclara ılsıkın özelgörevlı agır ceza mahkemeleri bankalarla ılgılı olarak kurulan agır ceza mahkemelerı olagan mahkemelerdır. Cunku önceden kurulmus bulunmaktadırlar.

SAVCILAR

Hakımler ve savcılar kanununa göre atanmıs kısılerdır. Kamu adına suc ıslendıgı ıddasını arastırıp suc olarak görulen eylemlere ılsıkın yasal ıslem yapan bır kısıdır savcı. Bızde ceza davası acma tekelı kural olarak C savcılarına verılmıstır. Ama bu kuralın ıstısnalarıda vardır. Örnegın ust duzey görevlılerının görev sucları ıle ılgılı yargılanmasına ılskın duzenlemeler. Bakanlarla basbakanlarla ılgılı olarak ılerı surulen sucları meclıs degerlendırır. Yargıtay C bassavcısı suclamayı anayasa mahkemesıne göturur ama burada esas olarak suclamayı yapan TBMM dır. Yargıtay veya danıstay uyelerı ıle ılgılı olarakda yetkılı daıreler. Sorusturma kararını alır ve suclamayı yuce dıvana götururler.  Mulkı amırlerle ılgılı görev sucları danıstayın genel kurulunun ıtırazı degerlendırecek görevlerı vardır.Tum bunlarda savcı mudahale etmez. Genel kural kamu davası C.bassavcındadır. suctan zarar gören magdur kamu davası acıldıktan sonra bır dılekce verırse suc faıllerının cezalandırılması ıcın savcılık makamının yanında bulunması talebınde bulunursa kendısıne katılan veya mudahıl sıfatı verılmıs olur. Bu kısı bu statuyu aldıgı zaman savcının yanında kısının cezalandırılmasını ıster ama savcıdan farkı  savcı mevcut delıllerı toplarken mudahıl mahkum ettırmek ıcın delıl toplar. Dolayısıyla kendısınede teblıgat yapılır tek basına yanı savcı dısında kanun yollarına basvurabılır. Demekkı bızım sıstemımızde kamu davsının mecburiligi ilkesı vardır. Ancak bunun ıstısnalarıda vardır. Onun dısında suctan zarar gören gerekcesı ıle beraber mudahıl sıfatını kazanarak davada aktıf bır rol oynayabılır. Savcı iddayı ıspat ıddayı ıspat edene duser kuralı sadece muhakeme hukukunda degıl ceza muhakemesı hukukundada gecerlı olan bır kluraldır. Dolayısıyla savcı ıdda eden oldugu ıcın dıyor kı a ısımlı sahıs b ısımlı sahsın geceleyın evıne gırerek onun cebınden parasını masa uzerınde duran ceptelefonunu vs alıp esyalarını calmıstır. Gurultuye uyanan a b yık acarken kovalamıs a nın bagırması uzerıne b komsularında kovalaması nedenıyle evın bı kac km ötesınde yakalanmıstır. Tanıklar ıse bu kımsenının bu hırsızlıgı yaptıgına tanıklık yapmaktadırlar. B nın yapılan ust aramasında a ya aıt telefon cuzdan vs cıkmıstır dıye bır ıddaname hazırlar buna göre eylemıne uyan tck şu maddesı cercevesı ıcerısınde cezalandırılması kamu adına ıdda ve talep olunur dıye ıddanamesını hazırlar. Şupelı ,sanıgı ,adresını, kımlıgını ,olayın oldugu tarıhı vs cmk 170 de belırtılen unsurları ıceren bır ıddaname hazırlar ve bu ıddanameyı görevlı ve yetkılı mahkemeye sunar. Demekkı ıddamakamının görevı ıddayı ılerı surmek ve ıddayı ılerı surerken iddayı ılerı surenın bu iddayı ıspatlaması gereklıdır kuralı sebebıyle  delıller neyse onlarıda göstermesı gerekır.  Cmk 170 göre kamu davası acabılmesı ıcın yeterlı suphenın bulunması gerekır.yeterlı şüheyı olusturan delıllerı savcı ıddanamesınde mutlaka göstermek zorundadır. Olaylarla delıller arasındakı uygun ıllıyet bagını kurarak ıddanamesını hazırlayacaktır. Savcının ızın sıstemınde cok önemlı görevlerı vardır. Cunku bır kamu davasında sucun ıslendıgını ögrenmeden kamu davasının acılıp kabul edılemesıne kadar olan evreye sorusturma evresı dedıgımız ıcın özellıkle bu evrede savcının cok aktıf bır rolu vardır. Kendısı olayı ögrenmemısse savcıya durumu bıldırmek zorundadır. Kanunumuz bu konuda eger mulkı amırlere bıldırılırse savcılıga cesıtlı kamu kurum ve kuruluslarına bıldırılırse onların görevlerı sırasında ögrendıklerı sucu savcılıga duyurma yukumlulugu vardır. Kanun bununla kalmayıp dıger kısılerede benzer görevlerı verıyor. Kamu adına kovusturmayı ve sorusturmayı gerektıren bır suc ıslendıgını görevıyle baglantılı olarak ögrenırse yetkılı makamlara durumu bıldırmeyı ıhmal eden veya bu hususta gecıkme gösteren kamu görevlısı 6 aydan 2 yıla kadar hapıs cezası ıle cezalandırılır tck279. ıslenmekte olan sucu ılgılı makamlara bıldırmeyen kısı 1 yıla kadar hapıs cezası ıle cezalandırılır. İşlenmıs olmakla bırlıkte sebebıyet verdıgı netıcelerın sınırlandırılması halen mumkun bulunan sucu yetkılı makamlara bıldırmeyen kısı cezlandırılır. Demekkı burada sucu bı

ldırmeme durumu halınde salt vatandaslarada bı takım yukumlulukler yuklenmektedır. Buna karsın  tck 280 maddede saglık meslegı mensuplarının sucu bıldırmemesı ve 279 da oldugu gıbı kamu görevlısının sucu bıldırmemesı durumları duzenlenmıstır. Demekkı savcı cesıtlı sekıllerde durumdan haberdar olabılecektır ve durumdan haberdar olunca degerlendırme  yapacaktır bunu kendısı yada emrındekı kolluk marıfetıyle sorusturacaktır. Cmk da 4 tane adlı kolluk görevı yapan makam duzenlenmıstır bunlar 1- jandarma 2- emnıyet 3-sahıl guvenlık 4- gumruk muhafaza. Adlı kolluklarla ılgılı adlı kolluk yönetmelıgı bulunmaktadır. Suc ıslenmeden önce ıse ıdarı kolluk dedıgımız görevı ustlenmıs bulunmaktadırlar. Cmk 160 a göre C savcısı ıhbar veya baksa bır suretle bır sucun ıslendıgı ızlenımını veren bır halı ögrenır ögrenmez kamu davasını amcaya yer olup olmadıgına karar vermek uzere hemen ısın gercegını arastırmaya baslar. Bunun ıcınde kollul marıfetıyle arastırmayı yaptırır . şuplelının lehıne ve aleyhıne olan delıllerı toplar muhafaza altına alır ve bu arada suphelının haklarınıda korur. Sorusturma yaparken nezdınde görev yaptıgı mahkemenın  yargı cevresı dısında bırtakım olayları arastıracaksa örnegın mardınde bır hırsızlık olmus hırsızlık sucuna azmettıren bır mınubus söförunun dınlenılmesı sorunu gundeme gelmıs.  Burada savcı gıdıpde kendısı mardının dısındakı yanı merkezın dısında kalan örnegın Kızıltepe semtınde sorusturma yapamaz. Istınabe suretıyle o yer C savcısına durumu ıntıkal ettırecektır. Cmk 161 e göre C savcısı adlı görevı geregınce nezlınde görev yaptıgı mahkemenın yargı cevresı dısında bır ıslem yapmak ıhtıyacı ortaya cıkınca bu hususta o yer C savcısından söz konusu ıslemı yapmasını ıster. Adlı kolluk görevlılerı el koydukları olayları yakalanan kısıler ıle uygulanan tedbırlerı emrınde calıstıkları c savcısına derhal bıldırmek ve bu C savcısının adlıyeye ılıksın butun emırlerını gecıkmeksızın yerıne getırmekle yukumludur. Demekkı c savcıları adlı kolluk görevlılerıne emırlerı yazılı olarak verır. Ancak acele hallerde sözlu olarak verır. Sözlu emır en kısa sırada yazılı olarakda bıldırılır. Bu yazıya donusturme enazından faksla olabılır. Adlı kolluk savcının emırlerını yerıne getırmek zorundadır. Eger yerıne getırmez ıse haklarında C savcılarınca dogrudan dogruya sorusturma yapılır. Adlı kolluk amırlerı ıcın bu kanun hukmu uygulanır. Fakat bu dört tane adlı kolluk dısında kalan bazı ust derecelı kolluk amırlerı hakkında valı ve kaymakamlar hakkında sorusturma yapılması hususunda cmk 161 -5 ve 6 da ayrıca duzenlemeler bulunmaktadır. Öteyandan tum kamu kurum ve kuruluslarıda  sorusturmayla ılgılı delıllerı toplayıp bıldırmek zorundadırlar. Onlarda görevlerını yapmazlarsa haklarında görevı ıhmalden dolayı sorusturma acılır. Görevı ıhmal olması ıcın  görevın ıhmalı konusunda mutlaka kısının kastı olmak zorundadır taksır yeterlı degıldır. Onun dısındakı hallerde dısıplın cezasını gerektıren haller söz konusu olur. Kanunun taksırı cezalandırmadıgı hallerde dısıplın cezası vermek yeterlıdır.

Savcının sorusturma evresınde  tum delıllerı tıtız bır sekılde toplaması ve bu cercevede cmk 170 göre bır iddaname duzenlemesı gerekır. şayet topladıgı delıllere göre yeterlı suphe olusmuyorsa ozman kovusturmaya yer olmadıgı kararı vermesı gerekır. Yanı takıpsızlık kararı da denılen kararıda vermesı gerekır. cmk 170-1 sorusturma evresı sonunda toplanan delıller sucun işlendıgı hususunda yeterlı suphe olusturuyorsa C savcısı bır ıddaname duzenler. Bu ıddanameyı görevlı ve yetkılı mahkemeye hıtaben duzenlemekle bırlıkte, şüphelının kımlıgı ,mudafı,maktul,magdur veya sucdan zarar görenın kımlıgı,suctan zarar gören kısının vekılı veya kanunı temsılıcısı kanunı temsılcıde yas kucuklugu nedenıyle, akıl hastalıgı vs nedenıyle bulunabılır, şikeyetın yapıldıgı tarıh,işlenen sucun yerı ve tarıhı,sucun delıllerı, suphelının tutuklanıp tutulanmadıgı, tutuklanmıssa tutuklama tarıhı iddanamede yer alır. Cmk 170-4 cok önemlıdır: iddanamede yuklenen sucu olusturan olaylar mevcud delıllerle bılgılendırılerek ve ilişkılendırılerek acıklanır.Uygun ıllıyet bagını kurmak gerekır. yanı olayları söyleyıp delıllerden bahsedıp arasındakı baglantıyı kurmassanız nasıl suclayacaksınız? Suclamak ıcın delıllerle olayı o kısı öznesınde baglamanız okları o kısıye hedeflemenız gerekecektır. Eger bır tuzel kısılık ıse ona ılıskın tedbırler belırtılır. Bu sekılde ıddanemenın verılmesı suretıyle dava acılır. Cmk 253 göre kanunda öngörulen belırlı suclar ıcın uzlasmayı gerektıren suc turunden bır suc söz konusu ıse savcının öncelıkle ılk olarak yapacagı iş tarafları uzlasmaya davet etmektır. Eger uzlasma olmaz ıse ozaman bır baska yolu deneyecektır. Bununla ılgılı olarak cmk 171-2 ve davamı fıkralarına göre ust sınırı 1 yılı asmayan bır suc soz konusu ıse ıyı halde varsa şüphelı hakkında kamu davasını acma veya acılmasının ertelenmesını degerlerlendırılecektır. O kusllarda yok ıse kamu davasını acacaktır. Demekkı kamu davası hemen otomatık olarak acılmaz. Savcı önce uzlasma zemını varmı yokmu onu arastıracak. Uzlasma zemını yoksa ve üst sınırı da 1 yılı gecmeyen bır suc ıse cmk 171-2 ve devamına göre kamu davasını acacakdır.Cmk 171-2: 253 maddenın 19. maddesı hukumlerı saklı kalmak uzere c savcısı sorusturulması ve kovusturulması sıkayete baglı olup ust sınırı 1 veya daha az surelı hapıs cezasını gerektıren suclardan dolayı yeterlı suphenın varlıgına ragmen kamu davasının acılmasının 5 yıl sure ıle ertelenmesıne karar verebılır. Suctan zarar gören,bu karara cmk 173 madde hukumlerıne göre itiraz edebılır. Demekkı  sıkatyete baglı ve ust sınırı 1 yılı asmayan suclar bakımından savcı yeterlı suphe olmasına ragmen kamu davası acmayarak 5 yıl sure ıle kamu davasının acılmasının ertelenmesınede karar verebılır. Kosullar yoksa örnegın 1 yılın uzerınde ıse yada suc sıkayete baglı degılse ve uzlasmada olmuyorsa yada suc uzlasmaya gırmıyorsa artık kamu davasın yeterlı suphede varsa C savcısı acacaktır. Topladıgı delıllere göre yeterlı suphe yoksa yada kamu davasının acılamsını gerektırecek dava sartlarının eksıklıgı veya bu davasartlarından bırının eksıklıgı gıbı nedenlerle kamu davasının acılmasına yer olamadıgı kararı verılecektır. Ancak bu verılen karar 171-1 fıkrasında yer alan nedenlere dayanıyorsa bu husus itiraza konu olamaz.pekı bu hususlar nedır?  Cmk 171-1: cezai kaldıran sahsı sebeb olarak etkın pısmanlık hukumlerının uygulanmasını gerektıren kosulların yada sahsı cezasızlık nedenının varlıgı halınde C savcısının kovusturmaya yer olamdıgı kararı verebılır. Demekkı ıkı halda maslahata uygunluk prensıbı söz konusu olacaktır. Bunlar sahsız cezasızlık nedenıyle etkın pısmanlık ve şahsız cezasızlık hallerıdır. Pekı bu haller nedır? Örnegın organ tıcaretı konusunda organ tıcaretıne katılan kısının daha henuz kolluk haberdar olmadan durumu kılluga bıldırmesı ve böylece suc faıllerının yakalanmması gıbı bır durum yaratırsa tck 220 dekı örgut kurma sucunda örgutun kolluk tarafından sorusturulmasına baslanmadan önce ihbarda bulunarak örgutun cökertılmesı yönunde katkıda bunursa bu kısılere ceza verılemyecegıne ılıskın etkın pısmanlık halı olarak kanunda duzenleme oldugu ıcın cezayı sahsı cezasızlık halı olarak etkın pısmanlıkdan dolayı ceza verılmeyecektır. Cezayı kaldıran neden olarak etkın psımanlık veya sahsı cezasızlık nedenı. Sahsı cezasızlık nedenıne örnek verecek olursak. Yakın akrabaglık durumlarında örnegınde babanızın parasını caldınız bu durumda cunku sahsı cezasızlık nedenı vardır. Bu durumda savcı eger ıster  davada acabılır. kısının bıraz burnu surtulsun dıye bu kararı hakıme bırakır. Yada ılkkez böyle bır olay olmus ıse bunu mahkeme  önune cıkarmayalım zaten mahkemede bu kararı verecektır dıyebılır. Ve bu yuzden dava acmayabılır. Ikı durumdada eylem aslında gerceklesmıstır,yeterlı suphede vardır fakat buna ragmen Csavcısı kamu davası acmıyor. Zaten 171 madde kamu davasının acılması hususunda C savcısının takdır yetkısınden bahsedıyor. Burada maslahata uygunluk prensıbı söz konusudur. Dılerse kamu davası acar dılemezse acmaz. Eger ıkı sebebden bırıne dayanarak savcı kamu davası acmamıssa  bu dava acmamam kararına karsı yanı kovusturmaya yer olmadıgına karsı ıtıraz mumkun degılıdir. Cmk 171-1 fıkrasına gıren ıkı halde savcı mutlak takdır yetkısıne sahıptır ,bu karara karsı ıtıraz etmek mumkun degıldır. Ama savcı akrabaglıkılıskısı baba ogul ılıskısı yokken baba  ogul ılıskısı varmıs gıbı degerlendırme yaptıysa bu durumu şikayet konusu yapabılırız. Adalet bakanlıgına c savcısının görevını kötuye kullandıgı hususunda bır şikayette bulunabılırız. Ama böyle bır durum yoksa savcının kararı kesındır. Hıcbır yargı kolu konuyu ele alıp kamu davası acacaksın dıye emır veremez. Buna karsılık cmk 173. maddeye göre sucdan zarar gören bu karara ıtıraz edebılır. Bu ıtırazı nereye yapacakdır? Bu karara ıtıraz:C savcısının baglı bulunmus oldugu agır ceza mahkemesıne en yakın dıger agır ceza mahkemesının baskanına yapılır. Dıkkat edılmesı gereken nokta kendı dahıloldugu agır ceza mahkemesı baskanına degıl baglı bulundugu agır ceza mahkemsıne en yakın yerdekı agır ceza mahkemsı baskanına ıtıraz yapılır. Örnegın: siverek savcısı kovusturmaya yer olamdıgı kararı vermısse sıverek agır ceza mahkemsıne en yakın yer mahkemsı olan dıyarbakır agırceza mahkemesı baskanına ıtıraz yapılır.

SAVCI

Savcı idda makamı konumundadır. Dolayısıyla kanunun reddını duzenlememıstır. Ancak etık olarak savcının eşi aynı yerdekı mahkemede hakım ıse bu mahkemeye verılecek ıddanameyı savcının duzenlememesı gerekır. savcının kendısı acısından sorun cıkmaz eşi olan hakım acısından sorun cıkabılır. Bu sorunda tarafsızlık sorunu olabılır. Suctan kendısı zarar görmus ise bunu yapmaması gerekır. sorusturma evresınde hakıme ulasılamayan hallerde kendısı hakım yerıne emır verebılıryor. Yanı hakımın görevlerınıde belırlı bır oranda yapabılıyor. Savcının kovusturmaya yer olamdıgı kararı maslahata uygunluk prensıbı ıcersısınde mutlak takdır hakkı olan cmk 171-1 dekı ıkı durum dısında ıtıraza konu olabılmektedır. Kovuturmaya yer olmadıgı kararı suctan zarar gören kısıye teblıg edıldıgı tarıhden ıtıbaren 15 gun ıcerısınde yapılması gerekır. Aihm de Leyla BUYUKDAL davası:Leyla buyukdal adlı bu bayan terör sucuna karıstıgından dolayı aranan bır kısıdır. Bu bayan kapıkule sınır kapısından sahte kımlıkle yurtdısına cıkarken yakalanıp gözaltına alınmısıtır. O dönemde kanun ızın verdıgı ıcın 10 gun bu bayan gözaltında tutulmustur ve ardından tutuklanmıstır. Bu bayan daha sonra mahkemeye dılekce vererek polsı ıfademde yer alan metnı bana ıskence yaparak yazdırdı bu yuzden ılgılıler hakkında sıkayetcıyım demıstır.istanbul savcısı sorusturma yapmıs ve her nekadar bu iddayı yapan kısı doktordan 5 gun rapor almıs olsada kolluk guclerının kendısıne ıskence yaptıgı konusunda tespıt edılemeyen haller var demıstır. Bu kararıda kısı yakalandıgında ılk vermıs oldugu adrese C savcısı teblıg etmıstır. Kısı daha sonra bu adresden tasınmıs ancak bu adrese yenı tasınan kısıler teblıgı almıs ve ımzalamıstır. Aradan ıkı yıl gecmıs ve söz konusu bayan C savcısına basvurarak bu konuda bır karar verılmedı bu konu yenıden ıncelensın demıs. Savcı ise kararın kendısıne teblıg edıldıgını ve yenıden ek sorusturmaya yer olmadıgını beyan etmıstır. Leyla hanım bu karara karsı savcının  baglı bulundugu enyakın yerdekı agır ceza mahkemsıne ıtıraz etmesı gerekırken aihm soz konusu durum gelmıstır. C savcısı burda hata yapmıstır.şikayet dılekcesını veren kısıyı dınlemesı gerekırdi. Şikayet edenı dınlememekle hata yapmıstır. Ayrıca o gun orada nöbetci olan yanı 10 gun boyunca ıfadesını alan memurlar kım ıse bunu tesbıt ettırmesı gerekırdı . Üçüncü olarak  ise bu memurları tespıt ettıkten sonra leyla hanımdakı morlukların nasıl meydana geldıgını sorması gerekırdı. Savcı bunları yapmamıstır.savcının bunları yapıp kamu davası acması gerekırdı. Savcı bunları yapmayarak görevını kötuye kullanmıstır. Tutuklulara teblıgat tutuk evınde yapılır ki tutuklu bayana teblıgat tutukevınde degıl eskı adresınde yapılmıstır. Aihs 6, maddesı adıl yargılanma hakkı ve  sılahların esıtlıgı ıle ılgılıdır. Kısıye makul bır sure verılmesı ve uzerıne atılan sucla ılgılı savunmasını hazırlaması ve suphelı yada sanıgın yargılanması,tercuman hakkından yararlanması mahkemenın dılını bılmıyor ıse ceza davalarına dönuk duzenlemelerdır. Şüphelı yada sanıgın sahıp oldugu haklar hem aihs de hem bm sözlesmelerınde hemde cmk da da ayrıntılı bır sekılde duzenlenmıstır. Bır kere cmk 90. maddede suc ustu hallerınde yakalanan kısı ıle ılgılı temel haklardan söz edılmektedır. Örnegın yakalanan kısıye kanunı hakları hatırlatılacakdır. Kanuni haklar nelerdır? 1-susma hakkı 2-müdafıden yararlanma hakkı 3- yakınlarına haber verme hakkıdır.

KELEPÇE TAKMA HAKKI

Bunun dısında şüphelının kacması söz konusu degılse kelepce vurulmamasıda şüphelının bır hakkıdır. Örnegın faıl yaralanmıssa, koma halınde ıse bı kısıye kelepce vurmak anlamsızdır. Veya ıhtıyar bır adam elı ayagı tıtrıyor hala bu kısıye arkadan kelepce vurarak göturmeye kalkmak hukuka uygun davranıslar degılıdir. Nıtekım kanunun kendısıde bunları söyluyor. Buna göre cmk 93. maddeye göre yakalanan veye tutuklanarak bır yerden dıger bır yere nakledılen kısılere kacacaklarına yada kendısı veya baskalarının hayat ve beden butunluklerı bakımından tehlıke arz ettıgıne ılıskın belırtılerın varlıgı halınde kelepce takılabılır.Eger böyle bır durum yoksa kelepce dahı takmayacaksınız. Cunku kısı mahkumiyet degıl masumiyet karınesınden bır kısı konumundadır. Demekkı şüphelı yada sanıgın kanun bır takım haklarından söz etmektedır. Bunların basında avukattan yararlanma gıbı haklar vardır. Kanun dıyorkı şüphelı hala bır suctan süphelı ıse ıfadesının alınması ıcın kendısıne kural olarak davetıye cıkarılması gerekır. eger  davetıye yollanmasına ragmen kısı teblıgatın yapıldıgı yerde bulunamamıs ise davetıye kapısına yapıstırılacak komşusuna haber verılıp muhtara teslım edılecektır. Bu davetıyeye ragmen kısı gelmez ıse zorla getırılecegı yazılır. Kısının hakkında yakalama veya tutuklama ıcın yeterlı nedenler var ısede zorla getırme yoluna davetıye cıkartmadan gecılebılır. Bunu yakalayın degırın denılebılır. Örnegın B ,A ya ates etmıs A ölmus burada B ye sen karakola muracat et dıye davetıye göndermek zaman kaybıdır. Böyle bır durumda yakalma ıle zorla getırme yoluna gıdılebılır. Zorla getırme kararının bır örnegı suphelı yada sanıgada verılır. normal olarak derhal getırılecektır. Eger baska bır yerde ıse örnegın kırsal kesımde ıse yol harıc 24 saat ıcınde engec zorla getırten makamın önune cıkartılacakdır. Bunun dısında böyle bır durum yoksa yakalama emrı duzenlenır. Yakalama emrıde kanunun 98. maddesınde duzenlenen sorsuturma yapılamayan ve gelmeyen kısı hakkında C savcısının talebı uzerıne sulh ceza hakımınce duzenlenır. Demekkı c savcısının yakalama emrıde duzenletme ımkanı vardır. Ama davet edılıp gelmeyen kısıler ıcın yakalama emrı duzenlenır. Nerde yakalanırsa o yer sulh ceza hakımının önune cıkartılır.  Hakım tarafından ,yakalama emrınde eşgali verilen isim yazılı kısı ıle aynı kişi olup olmadıgı arastırılır. Aynı kısı ıse sevk tutuklaması yapılır. Yanı nerede yakalanmıs ıse orada gecıcı olarak tutuklanır. Buna sevk tutuklaması denır. Zorla getırme cmk 146. maddede duzenlenmıstır.şüphelı yada sanıgın susma hakkı olmadıgı tek konu kımlıgı konusundadır. Kımlıgını bıldırmek zorundadır. Kısı kımlıgını bıldırmıyorsa ona farazi bır kımlık verecez. Kısın parmak ızınden kımlıgı cıkartılabılıyorsa mesele yok. Böyle bır sey yok ıse gercek durum ortaya cıkıncaya kadar farazı kımlık uzerınden ısmlemler yapılır. Yanı kısı kımlıgı hakkında susma hakkına sahıp degılıdır. Fakat olaya ılıskın susma hakkı vardır. Cmk 147 bunu acıkca söylemıstır. Eger kısı kımlıgı ıle ılgılı yalan beyanda bulunursa suc olusur. Cmk 148 maddede sayılan haller var. 1 şüphelı veya sanıgın beyanı özgur ıradesıne dayanmalıdır. Bunu engelleyıcı nıtelıkte kötu davranma işkence ,ilac verme ,yorma ,aldatma ,cebır veya tehdıtte bulunma gıbı bedensel veya ruhsal mudahaleler yapılamaz denmıstır. Demekkı yasak sorgu yöntemlerı ıle sorgu yapılamaz. Kanuna aykırı yarar vaad edılemez. Şu işin dogrusunu şöyle senın beraat etmen ıcın gayret gösterırım dıye adamın ifadesıne alıp ondan sonra ıtıraf ettırıpsonra o ıtırafa dayanarak hukum vermek hukuka aykırı delıller sayılmaktadır ki yasak delıller konusunda kanunun 206 ve 217. maddelerını daha sonra acıklıyacagız. Zaten 148-4 göre müdafı hazır bulunmaksızın kollukca alınan ıfade hakım veya mahkeme huzurunda suphelı veya sanık tarafından dogrulanmadıkca hukme esas alınamaz denmektedır. Demekkı karakolda ıskenceyle kötu muamele ıle ıfade alsanız bıle eger bu mudafi bu önunde tekrarlanmadıkca yada hakım veya mahkeme önunde dogrulanmadıkca hıc bır anlamı yoktur. O yuzden kolluk gucu neden ıckence yapsın kı? Susma hakkı olan kısının elınden bu kısı kandırılarak örnegın ben senı kurtaracam dıye beyan da bulunup ıfade alınırsa bu hukuka aykırı delıldır. Bunlar kanuna aykırı vaadlerdır. Cunku suphelının yada sanıgın beyanı özgur ıradesıne dayanmalıdır. Özgur ıradesı yalan beyanlarla ve vaadlerle sakatlanırsa bu hukuka aykırı delıl halıne gelır. Fakat kısıye devletın sızı koruyacagına ılıskın gercek vaadlerı kanuna aykırı degıldır. Savcı dıyorkı sucu kabul edersen sana daha basıt sucdan dava acarım dıyor. adam öldurme sucunu kabul edersen tasarlayarak öldurmeden degıl basıtöldurmeden dava acarım dıyor. bu anglo sakson sıstemınde kanuna aykırı vaad degıldır. Bızde böyle bır durum yoktur. Kanunda ne öngöruluyorsa savcı ıddanamesınde yer vermek zorundadır.

Müdafı secme hakkı vardır. Kanun bazı suclar bakımından re sen mudafı tayın durumunu getırmıstır.Bazılarında da kısı mudafı ıstemınde bulunursa mudafıde yoksa mudafı tayın edılır. Hangı durumlarda müdafı atanması zorunludur? Kanun , suc faılı cocuk ıse , kendısını savunamayacak derecede ıse, sagır ve dılsız ıse ıstemı aranmaksızın bır mudafı görevlendırılır dıyor. aynı sekılde alt sınırı 5 yıldan fazla hapıs cezasını gerektıren suclarda bu durumda barodan zorunlu mudafı görevlendırılmesı yapılır. Fakat zorunlu görevlendırme eger bu kısı ıcın kendısı mudafı tayın ederse zorunlu mudafın görevı sona erer. Cmk  156-3: dıyorkı suphelı veya sanıgın kendısıne sonradan mudafı secmesı halınde baro tarafından görevlendırılen avukatın görevı sona erer. Kanunda mudafıyede bırtakım yetkıler verılmektedır. Cmk 153 madde bu konuyu ıkı baslık halınde duzenlemektedır. Kamu davası acılamdan öncekı  yanı sorusturma evresındekı yetkılerdır. Dıgerı ıse kovusturma evresındekı yetkılerıdır. Sorusturma evresındede dosyayı ınceleyebılır, işlemlerı ınceleyebılır. Istedıgı belgelerın bır aslını kendısı alabılır. ancak dosya ıncelemesı sorusturmanın amacını tehlıkeye dusurecek ise C savcısının ıstemı uzerıne sulh ceza hakımın kararıyle bu yetkısı kısıtlanabılır. Burada bır sınır getırılıyor. Ancak bu sınırı savcı getıremez. Savcı talepte bulunur, sulh ceza hakımı uygun bulursa dosya ıncelemsı sınırlanır. Mudafın dosya ınceleme yetkısı mutlak degıldır. Istısnanın ıstısnası 3.fıkrada gösterılmıstır. Nedır o? Cmk 153-3 fıkrasıdır. Burda eger soz konusu görulecek belge yakalanan kısının veya şüphelının ıfadesını ıceren tutanak ıse yada bılırkısı raporları ıse yada şüphelı yada sanıgın hazır bulunabılecegı ıslemler ıse onalarla ılgılı tutanaklar hakkındada sınırlama getırılemez. Onları herharükarda mudafı görebılır. Onların dısındakı haller  hakım kararıyla sınırlanabılır. Fakat bu getırılen hukum terörle mucadele kanunu cercevesınde terör sucları bakımından sınırlandırılmıstır. Bırkere süphelı yada sanıgın hakkında, müdafi ile görusme hakkı ve mudafıden yararlanma hakkına sınır getırılmesıdır. Sorusturmanın amacı tehlıkeye dusurulebılecek ıse yakalanan yada gözaltına alınan yada gözaltı suresı uzatılan kısının hakkında C savcısının emrıyle sadece bır kısıye bır yakınına bılgı verılır dıyor. yanı haber verme yetkısınede sınır getırılebılır. Gözaltı suresınde yalnız bır mudafıden yararlanma sıstemı getırılıyor.( Bunları not edın dedı hoca) bunlar terörle mucadele kanununun 10, maddesınde belırtılmıstır. Bu maddeye göre mudafıden yararlanma yönundende sınır getırılıyor. Ayrıca önemlı olan ılk 24 saat bu kanun kapsamına gıren suclardan dolayı sorusturmada mudafı savunmaya ılıskın belgelerı dosyaları ve şüphelıyle yaptıgı konusmaların kayıtları ıncelemeye tabı tutulamaz dendıkten sonra ancak mudafın terör örgütü suçlularının örgütsel olarak haberleşmelerine aracılık ettiğine ilişkin bulgu veya belge elde edilmesi halinde savcının istemi ve hakim kararıyla bir görevli konuşmada hazır bulundurulacağı gibi bu kişilerin müdafine verdiği veya müdafiince bu kişiye verilen belgeler hakim tarafından incelenebilir. Hakim belgenin kısmen ve tamamen verilmesine veya verilmemesine karar verir. Demekki belgelerin incelenmesi konusunda terör suçlarında dahada fazla sınır getirilmiştir. Ayrıca yine 10.maddeye göre gözaltındaki şüphelinin müdafiyle görüşme hakkı c. Savcısının istemi üzerine hakim tarafından 24 saat süreyle kısıtlanabilecektir. Demek ilk 24 saatlik süre içerisinde müdafi ile görüşme hakkı sınırlandırılmaktadır.(DİKKAT ÖNEMLİ)

OLAY:İl emniyet müdürlüğü bir suç örgütünü ortaya çıkarmıştır. Şüphelilerin yüzlerini gölgeleyerek suç aletlerini TV ekranlarına çıkarmıştır. Emniyet müdürlüğünün vermiş olduğu geniş haberden Y gazetesi bu kişilerin resmini koyarak terör örgütü çökertildi başlığı altında Y gazetesinin ilk sayfasında verilmiştir.

Soru 1:Y gazesinde çıkan şüphelilerin resimlerini içeren ayrıntılı haberden sonra bu olaydan dolayı soruşturulup kovuşturulup beraat edenler kendilerini TV ye çıkaran X ili emniyet müdürlüğü hakkında açtıkları tazminat ya da tam yargı davası red edilirse hangi nedenlere dayanarak ne kadar süre içerisinde AHİM e müracaat edebilir. gerekçeli olarak açıklayınız?

Cevap:Anayasanın 38.maddesine göre kişinin suçu sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılmaz denmektedir. Bu kişileri açık kimliği ile gazeteye verdiğiniz lekelenme hakkı ihlal edilmiş olur. Böyle bir olayda kolluğun peşinen suçlu gösterecek şekilde bir ortam hazırlamaması gerekir. cmk nın konulmasının sebebi polislerin şüphelileri teşhir etmeme gereklerindendir. Cmk duruşmanın seyri ile ilgili başka bir hükmü getirmiştir.duruşmanın ilkesi ile ilgili 82.madede genel ahlakın kamu güvenliini gerekli kıldığı hallerde duruşmanın tamamı ya da bir kısmı kapalı yapılabilir. 83.madede 186.madenin 4.fıkrası saklı kalmak üzere demektedir. Mahkemenin kendisi kayıtlar için görüntü kaydediliyorsa o haller hariç,mahkemede sesi kayda ve görüntüyü kayda almaya yarayan aletler kullanılamaz. Bu hüküm adliye içerisinde ve adliye dışındaki işlemler için uygulanmaktadır. Demekki adliye içerisinde ve adliye dışarısında yapılan adli işlemler için görüntü ve ses kaydı yapılması yasaktır. Bunun amacı suçsuzluk ya da masumiyet karinesinin gerçekleşmesi ile ilgilidir.

Şüpheli veya sanık bir suçla ilgili hüküm giymeden önce şüpheli veya sanığın suçlu gibi gösterilmesine engel olmak için getirilen bir kuraldır. Ancak gazetecinin kendisi bu yasakları delerek görüntü ve ses almaya yönelik davranışları farklı bir konudur. Ama kolluğun buna izin vermemesi gerekir. gazete kişinin suçu sabitleşmiş,hükümlü gibi davranması masumiyet ilkesinin ihlalidir. Masumiyet kuralını sağlamak için görüntü ve ses kaydı yasak edilmiştir. Öte yandan TCK nun 285.maddesi soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır demektedir. TCK 286.madde ise ses ve görüntüleri yetkisiz kayda alan ya da nakleden kişi 6 aya kadar cezalandırılşır demektedir. Bu konuya ilişkin Cmk daki yasaklar TCK  yada yansımıştır. Bunun sebebi ise masumiyet kuralının güçlendirilmesi içindir. Eğer kişinin ceza hükmü kesinleşmiş ise bu durumda bir sorun çıkmaz. Çünkü suçluluk,masumiyet ilkesinin ihlali ile ilgili bir konu bir sorun ortaya çıkarmaz. Çünkü kanun soruşturma ve kovuşturma evresinde ve sesin kayda alınmasından bahsediyor. Kişiye hüküm   verildikten sonra verilmiş olan bu hüküm kesinleşince artık masumiyet ilkesinden bahsedilmeyeceği gibi soruşturma ve kovuşturma evresindende bahsedilmez. Peki kişi hangi nedene dayanarak ve hangi süre içerisinde AHİME başvurabilir? İç hukuk yolları tüketildikten sonra 6 ay içerisinde AHİM  e müracaat edebilir. kural olarak bu kişinin dava açmasını beklemeye gerek yoktur. Gerçekten böyle bir olay olmuş ise yani dava açılmış ise ve kesin hüküm ile kişi istediği sonuca varamamışşsa bu tarihten itibaren 6 ay içerisinde AHİME gidebilir.

Soru 2:Yukarıdaki olay nedeniyle yakalanan kişilerin yakalandığı anda sahip olduğu yasal haklar nelerdir belirtiniz?Bu hakların terör suçu kapsamına girmeyen diğer suç faillerinin yasal haklarına nazaran ne gibi sınırlamalara tabi tutulduğunu açıklayınız?

Cevap:Öncelikle kolluk kendisine veya başkasına zarar verme durumunu ortdan kaldırdıktan sonra onunla ilgili tedbirleri aldıktan sonra yasal haklarını söyler. Cmk 90 da yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler belirtilmektedir.

Cmk 90/1:Aşağıda belirtilen hallerde herkes tarafındabn geçici olarak yakalama yapılabilir.

Cmk 90/1A:Kişiye suçu işlerken rastlanması.

Cmk90/1B:Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen bir kişinin kaçması olasılığı bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması

Cmk90/2:Kolluk görevlileri tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunulan hallerde C.Savcısına veya amirine derhal başvurma olanağı bulunmadığı takdide yakalama yetkisine sahiptir.

Cmk90/3:Soruşturması veya kovuşturması şikayete bağlı olamkla birlikte çocuklara beden veya akıl hastalığı,malüllük veya güçsüzlükleri nedeniyle kendilerini idareden yoksun bulunanlara karşı işlenen suçüstü hallerinde kişinin yakalnması şikayete bağlı değildir.

Cmk90/4:Kolluk, yakalandığı sırada kaçmasını kendisine vaya başkasına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra yakalanan kişiye kanuni haklarını derhal bildirir. (Susma hakkı,yakınlarına haber verme hakkı müdafiden yararlanma hakkı)

Yakalanan kişinin yakınlarına haber verilir. Bu konuda Cmk 95 şüpheli veya sanık yakalandığında gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında C.Savcısının emriyle bir yakınına veya belirlediği bir kişye haber verilir demektedir. Sanığın yakını onun metresi ise ona dahi haber veririlir. Belirlediği kişiden maksat C.Savcısının değil şüpheli yahut sanığın belirlediği kişidir.

Yakalanan kişi susma hakkına sahiptir. Kendisine isnat edilmiş fillere ilişkin cevap vermeyebilir. Susma hakkı işkenceyi önelemek için kabul edilmiş bir kurumdur. Şüpheli veya sanığın susnma hakkına sahip olmadığı tek konu kimliğine ilişkindir. Kimliği ile ilgili sorulan sorulara doğru bir şekilde cevap vermelidir.

Bu hakların terör suçu kapsamına girmeyen diğer suç faillerinin yasal haklarına nazaran ne gibi sınırlamalara tabi tutulduğu sorusunu açıklayacak olursak:

İlk 24 saat müdafiyle görüşme yasağı getirilebiliyor. Bu sınırlama C.Savcısının talebi üzerine hakim kararıyla getirilebilir. Bunlar ne gibi durumlarda olabilir? Bir terör suçuna karıştığı iddia edilen kişi yakalanmıştır. Ancak henüz deliler toplanamamıştır. Bu durumda kolluk o kişinin terör suçuna karışıp karışmadı konusunda araştırma yapıp daha sonra ifade alacaktır. Bu durumda ilk 24 saatte inandırıcı deliller söz konusu ise hakim kararıyla ifade alınması ertelenebiliyor. Müdafiyle derhgal konuşma imkanı varken buna sınır getiriliyor.(öncelikle müdafiden yararlanma hakkına sınır getiriliyor.)Soruşturma evresinde normal suçlardan farklı olarak sadece bir müdafiden yararlanabilir. Bir diğer fark ise sadece Savcının uygun göreceği bir kimseye haber vermesi söz konusu olmaktadır. Demekki dinleme sırasında yani kolluk kişiyi dinlerken 1 müdafi olabilir ve Savcının uygun gördüğü kişiye savcı tarafından,şüphelinin yakalandığınna dair bilgi verilir. öte yandan müdafinin dosyayı incelemesi belgelerden örnek alması,soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse C.Savcısının istemi üzerine hakim kararıyla sınırlandırılablir.Kişi Terör suçuna karışmamamış bir kişi ise bu sınırlama yoktur.Terörle Mücadele Kanunu terör suçuna karışmış kişi için sınırlama getirmiştir.

Müdafi Cmk da  şüpheli ya da sanığın avukatlığını yapan kişiye vaerilen addır. Terör suçlarındada temel haklara bazı sınırlandırmalar getirilir. Bunun amacı terörün yaratacağı sorunları en aza indirmektir,bir takım bilgi aktarımı vs nin önüne geçmektir. Müdafi terör suçlusu ile terör örgütü arasında haberleşmye arcalık ettiğine ilişkin bulgu veya belge elde edilmesi halinde C.Savcısının istemi    ve hakim kararıyla  bir görevli görüşmede hazır bulundurulabileceği gibi bu kişi tarafından müdafine veya müdafi tarafından bu kişiye verilen belgeler hakim tarfından incelenebilir. Hakim belgenin kısmen veya tamamen verilmesine veya verilmemesine karar verebilir. Ancak sözkonusu durum suçlu ile terör örgütü arasında müdafinin haberleşmeyi sağladığı durumlarda olur. Bu karara itiraz edilebilir.

TERÖR SUÇLARINDA YASAL HAKLARA GETİRİLMİŞ OLAN SINIRLAMALAR

*Terör suçlarında müdafiden yararlanma,müdafiyle görüşme ve yakınlarına haber verme hakkında bir takım sınırlamalar getirilmiştir.

1-)Soruşturmanın amacı tehlikeye düşürülecek ise C.Savcısı yakalanan ya da gözaltına alınan veyahut gözaltı süresi uzatılan kişinin hakkında bu kişinin sadece bir yakınına haber verir.

2-)Terör suçundan dolayı şüpheli ya da sanık konumunda bulunan kişi soruşturma evresinde yalnız bir müdafiden yararlanır.

3-)Terörle mücadele kapsamına giren bir suç sözkonusu ise müdafi ilk 24 saat içerisinde savunmaya ilişkin belgeleri,dosyayı ve şüpheli ile yaptığı konuşmanın kayıtlarını inceleyemez.

4-)Müdafi terör örgütü suçlusu ile örgüt arasında haberleşmeyi sağlıyorsa ve bu konuda bulgu ve belgeler var ise C.Savcısının istemi ve hakim kararıyla bir görevli hazır bulunabilir.

5-)Müdafinin,terör suçlusuna terör suçlusunun müdafine verdiği belgeler hakim tarafından incelenebilir. İnceleme sonunda bu belgelerin bir kısmının ya da tamamının verilmesine veya verilmemesine karar verilebilir.

6-)C.Savcısının talebi ile şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı,hakim tarafından 24 saat süreyle kısıtlanabilir.

Soru 3:Terör çetesi mensupları hakkında C.Savcısı kamu davası açmak için hangi ispat araçlarından yararlanır. Şüphelinin soruşturma sırasındaki suç ikrarından yararlanabilirmi?Açıklayınız? suç ikrarının hangi durumda geçerli bir delil olabileceğini açıklayınız? Soruşturma evresindeki suç ikrarı geçerli olurmu?

Müdafi bulunmaksızın alınmış olan ifade şüpheli ya da sanık tarafından mahkemede kabul edilirse delil olarak kullanılabilir. Müdafi gelmeden önce ifade alınmışsa müdafinin   şüpheliye bu ifade sanamı ait sana ait değil ise imzalamam ve böylece mahkede delil olarak kullanılamaz. Sana ait ise söz konusu beyanlar imzalarım. Mahkemede delil olarak kullanılır diye kişiye bilgi vermesi lazımdır.

2.DÖNEM                                                                                                                     01,03,2008

Bir kişiye ne zaman suçlu dersiniz?Yani kişi ne zaman suçlu sayılır. Sanık mahkemeye çıkıp hakkında mahkumiyet kararı verilmiş.Verilmiş olan bu karar kesinleşince artık sanığa suçlu denilebilir. Soruşturma evresinde suç işlediği iddia edilen kişinin sıfatı nedir?Şüphelidir. Kovuşturma evresindeki sıfatı ise sanıktır.Kolluk kişiyi yakalayınca öncelikle neler yapması gerekir? CMK md 90-4:Kolluk, kişinin yakaklandığı sırada kaçmasını,kendisine veya başkasına zarar vermesini önleyecek tedbbirleri alacak.Çünkü kişi çevresindeki kişilere zarara verebileceği gibi örneğin elinde silah olabilir,kendisinede zarar verebilir. Daha sonra ise bu kişiye yasal hakları okunacaktır. 1-)Susma hakkı olduğu 2-)Müdafiden yararlanma hakkı 3-)Yakınına haber verme hakkı olduğu gibi temel haklar kendisine bildirilecektir. Ama öncelikle bunlar bildirilmeyecek suç şüphesi altındaki kişiyi, kolluk güçleri, kaçmasını kendisine veya başkasına zarar vermesini öneyecek tedbirler alacaktır. Aksi takdirde kişiye bu faaliyete girişilmeden kişiye doğrudan doğruya yasal hakları okunursa kişi kendisine,çevresine veya kolluk güçlerine zarar verebilir hatta öldürebilir. Terör suçu sebebiyle yakalanan kişinin haklarında diğer suçlardaki şüphelilerin haklarına nazaran şu  farklılıklar vardır:1-)cumhuriyet savcısının izniyle sadece bir yakınına haber vermek 2-)hakim kararıyla ifadesi alınmaksızın 24 saate kadar müdafi ile görüşme yasağı getirilebilir.3-)bu kişiye soruşturma evresinde tek müdafi hakkı verilir.Yani kanuni hakları bakımından birtakım sınırlamalar getirilmiştir.

Muhakemenin Nakli:(CMK 19)

Muhekemenın naklı ıkı sebebden meydana gelebılır.

1-Hukuki Sebeb

Hukukı sebeb hakımın reddılmesı nedenıyle mahkemenın kurulamaması halınde söz konusu olur.. Hukukı sebeb halınde muhakemenın naklı ıcın ızlenecek usul şu sekıldedır: taraflar talepde bulunabılır ve savcılık kanalıyla  adalet bakanlıgına gelir.

Muhakemenın naklı için adalet bakanlıgına başvurulur. Adalet bakanlıgı halen davaya bakan mahkemenın baglı oldugu enbuyuk mulkı amırınden görüş alacakdır.Kamu duzenın sarsılıp sarsılmayacagını bılebılecek olan kısı kımdır?  Validir.adalaet bakanlıgı  bu kısı veya makamdan  görüş alır.  Bu görüşü aldıkdan sonra adalet bakanlıgı,  yargıtay C bassavcılıgına dosyayı iletir. Orası ise dosyayı yargıtay 3. agırceza dairesıne gönderir ve en son kararı yargıtay 3. agırceza daıresı verır. . örnegın mardın kızıltepede müsade bır müsademede bır cocugun ölmesı sebebıyle ılgılı davaya bakan mardın agır ceza mahkemesınde bır takım olaylar olunca mahkeme davanın naklı ıcın adalet bakanlıgına muracat etmiştir. Adalet bakanlıgı ise mardın valısınden görus almıs ve bu görüşü yargıtay C bassavcılıgına ıletmıstır. Orası ise dosyayı yargıtay 3,agırceza dairesıne göndermıs . yargıtay 3. agır ceza dairesı bu davayı mardınden eskışehıre nakıl etmıstır.

2-Fili Sebeb

Hakımın hasta olması ölmesı gıbi durumlar yuzunden muhakemeye gelememesı halınde fıılı sebeb söz konusu olur. Yangın , depren su baskını , toprak kayması gıbı fıılı sebebler söz konusu oldugunda Hsyk karar verebılır.

CMK 23-163 Ayrımı(Sınavda Sorulan Soru ıle ilgili Önemli Acıklama)

Cmk23-1:Bir karar veya hukme katılan hakım yuksek görevlı mahkemece bu hukme ılıskın olarak verılecek karar veya hukme katılamaz.

Cmk23-2:Aynı işte soruşturma evresınde görev yapmıs bulunan hakım kovusturma evresınde görev yapamaz.

Cmk23-3:Yargılamanın yenılenmesı halınde öncekı yargılamada görev yapan hakım aynı işte görev alamaz.

Cmk163:Suc üstü halıyle gecıkmesınde sakınca bulunan hallerde C savcısına erişilemıyorsa veya olay genıslıgı ıtıbarıyle C savcısının iş gucunu aşıyorsa  sulh ceza hakımıde butun sorusturma işlemlerını yapabılır.

Cmk 23 bakıldıgında sorusturma evresıne katılmıs olan  hakımın kovuşturma evresınde görev yapamayacagı belırtılıyor.Anacak bu hukmun uygulanabılmesı ıcın yanı sorusturma evresıne katılmıs olan hakımın kovusruturma evresınde görev yapamaması ıcın savcının yerıne sorusturmayı kısmen veya tamamen yurutmus olmalıdır. Eger savcının yerıne sorusturmayı kısmen veya tamamen yuruturse ancak ozaman  agır ceza mahkemesınde bu yargılamayı yapamaz. Yanı Cmk 163 uygulanabıldıgı takdırde 23 de uygulanabılır ve hakım kovusturma evresınde görevyapamaz.

C savcısı tarafından yapılan sorusturma evresındekı tutuklama talebı uzerıne hakımın tutuklama kararı vermesı bu hakımın C savcısının yerıne gecıp sorusturmayı kısmen veya tamaen yuruttugu anlamına gelmez. Dolayısıyla tutuklama kararını veren hakım aynı kısı ıle ılgılı olarak yuksek görevlı mahkemedede  kovusturmayı yurutebılır.

KORUMA TEDBİRİ

Cmk da bir guvenlık tedbırlerı(emnıyet tedbırleri) birde koruma tedbırlerı vardır. Güvenlık tedbırlerı ıle koruma tedbırlerı arasında ne fark vardır? Güvenlık tedbırı:Akıl  hastası olan kısılere  ve  cezai ehlıyetının olmaması nedenıyle tüzel kısılerede uygulanan yaptırımlara  guvenlık tedbırlerı denır. Bunlar ceza dısında uygulanan  bırtakım tedbırlerdır. Yanı akılhastasının bır ceza ehlıyetı olmadıgı ıcın,zararlı olan bır kımsenın doguracagı zararın önune gecmek ıcın uygulanacak tedbırlere guvenlık tedbırleri denır. Tck tedbırlerırdır. Buna karsılık koruma tedbırlerı ıse cmk tedbırlerıdır. Bu tedbırler bellı amacı gerceklestırmeyı calısır. Birkere şüphelı yada sanıgın yargılanmasını saglamak ıcın kacmasını önlemeye dönuk tedbırler olabılır.ıkıncısı delıllerı karartmasını önlemeye dönuk  tedbırler olabılır.Koruma tedbılrlerıne örnek verecek olursa kelepce takma yasagı, yakalama ,gözaltına alma ,tutuklama, arama ,elkoyma,zorla getırme gıbı örnekler verebılıriz.Koruma tedbırlerınin temel  amacı esas ıtıbarıyle yargılamanın yapılmasını saglamak, şüphelı yada sanıgın kacmasını önlemek,verılecek cezanın  infazını saglamak gıbı amacları vardır. Demekkı amacı  bir kişiye ceza vermek degıl yargılamayı etkılı bır sekılde gerceklestırmeyi saglamaya dönuktur.

Bu bakımdan koruma tedbırlerı bir tedbirdir, peşin ceza degıldır.

Koruma Tedbırın  koruma tedbırı olabılmesı ıcın:

1-Yasayla öngörulmus bır koruma tedbırı olmalıdır.

2-Ortada bir şüphe olmalıdır.

Bu şüphenın ceşitli agırlıklara sahip olması gerekır. örnegın tutuklama olayında kanun kuvetlı şüpheden söz edıyor. Kuvetli şüphe ise:Mahkum olma olasılıgı beraat etme ihtimalıne nazaran cok fazla olan  şüphedır. Bir kımseyı tutuklarsak ve daha sonra bu kısı beraat ederse devlet koruma tedbırlerıne riayetsızlıkten tazmınata mahkum edılır. Sadece şüphe olması yetmez yani basit şüphe degıl kuvetlı şüphe olması gerekır. Koruma tedbırlerı kısının temel bır hakkını sınırlayan bir tedbirdir. Hukum verılmeden önce basvurulan ve sucun işlenildıgının ögrenıldıgı andan baslayarak kesın hukme kadar uygulanan tedbır olmaktadır. Kesın hukum verıldıkten sonra  sanık mahkum olduysa artık hukmun infazı gerekır. Koruma tedbırı ya muhakemenın yapılmasını saglayacakdı ki kanunumuz yüzyüze alanıyet esası vardır dıyor yani yargılanacak kısının hazır bulunması gerekır veya verılecek kararın uygulunmasının ımkansız kalmasının öne gecmek isteyen bır tedbırdır. Bu tedbırın alınmaması halınde sakınca dogması örnegın kısının kacması ,baskasına zarar verme ,delılerikarartma gıbı tehlıkler dogar. esas itibarıyle temel hak ve özgurluklerın sınırlanmasında hakımın kararı gerekır fakat gecıkmesınde sakınca bulunulan bazı  hallerde savcıyada yetkı verılmıstır ancak tutuklama halınde mutlaka hakım kararı gerekır. Ayrıca eylemle tedbır arasında oranlılık olması gerekır. Yani makul bır tedbır olmalıdır. örnegın cmk 109:Üst sınırı 3 yıl veya daha az hapıs cezasını gerektıren bır suc sebebıyle gerektıren bır suc sebebıyle yurutulen sorusturmada şüphelının tutuklanması yerıne adlı kontrol altına alınamasına karar verılebılır demektedır. Şayet suresı 1 yıl veya daha az ıse tutuklama kararı verılemez. Ancak adlı kontrol kararı vermek zorundadır. Yanı kanun koyucu bazı hallerde suclunun kacma tehlıkesıde olsa delıllerı karartma tehlıkesıde olsa suc için öngörülen ceza mıktarı az ise böyle bır durumda ancak alternatıf tedbırler olarak adlı kontrol tedbırlerıne başvurma zaruretı halındedır. Veya 3 yıla kadar ceza öngörulmus suclarda kanun bunları gundeme getırıyor.

Bir kısıye yurtdısına cıkma yasagı konulmuşsa bu bır adlı kontol tedbırıdır. Cunku bu yargılanmanın yapılmasını saglamak ve/veya verılecek cezanın ınfazını gerceklestırmek ıcın basvurulabılecek bır yoldur.

Kollugun yakalama yoluna gıdebılmesı ıcın Cmk 90 maddede suc üstü halı saklı kalmak kosulu ıle.  Kolluk  görevlılerı ;yakalama emri duzenlenmesını gerektıren ve gecıkmesınde sakınca bulunan hallerde C savcısına veya amırlerıne derhal basvurma olanagı bulunmadıgı takdırde yakalama yetkısıne sahıptırler.

Polıs memuru keyfı bır sekılde örnegın şu kısı suc ıslemıstır dıyıp bu kısıyı yakalayamaz. Cunku ortada bır suc şüphesı olmalıdır. Bu şuphenın belırlı bır agırlıga varması gerekır. Ayrıca bu şüphe delıllere ilişkın olmalıdır. Yanı bu şüphe kollugun mesela kafasından uretmıs oldugu hayalı seyler olmamalıdır. Şüpyhede üçe ayrılır 1-basıt şüphe 2- başlangıc şüphesı 3- yogun şüphe seklındedır. Yogun süphede yeterlı ve kuvetlı suphe olmak uzere ıkıye ayrılmıstır. Mesela arama için yeterlı  şüphe olsması yeterlı ıken tutuklama ıcın kuvetlı suphe bı sorusturmayı baslatmak ıcın basıt  şüphe yeterlıdır.  Tutuklama ıcın yogun şüphe olmalı bu yogun şüphede kuvetlı suphe seklınde olmalı ve ayrıca tutuklamanın dıger sartlarınında gerceklesmesı gerekır.

KOLLUGUN DURDURMA VE KIMLIK SORMA YETKISI

PVSK 4-a: Polıs kısılerı ve aracları bır suc ve kabahatın işlenmesını önlenmek,suc ıslendıkden sonra kacan faıllerın yakalanmasını saglamak,işlenen suc ve kabahatlerın faıllerının kımlıklerınıtespıt etmek  hakkında yakalama emrı yada zorla getırme kararı verılmıs kısılerı tespıt etmek, kısının hayatı vucud butunlugu veya mal varlıgı bakımından yada topluma yönelık mevcud veya muhtemel bır tehlıkeyı önlemek amacıyla durdurabılır. Demekkı bır kısı durduruyorsa bu amaclardan bırını gerceklestırmek, o konuda bır suphe olması gerekır. Durdurma yetkısının kullanılabılmesı ıcın polısın tecrubesıne ve ıcınde bulunulan dururmdan edındıgı izlenıme dayanan makul bır sebebın bulunması gerekır. Süreklılık arz edecek fıılı durum ve keyfılık olusturacak sekılde durdurma işlemı yapılamaz. Kanunun amacı kısılerı durdurma su amacla olur demektedır sureklı olursa bu  keyfılıkdır,bu kısıler haklarında işlem yapılmasını talep edılebılır ılgılı makamlardan. Cunku kanun süreklılık arz edecek fıılı durum ve keyfılık olusturacak sekılde durdurma işlemı yapılamaz demektedır. PVSK md 9 da önleme araması duzenlenmıstır. Ikı tur arama vardır.1-Adlı arama 2-Önleme araması. Sucun işlenmesını önlemek ıcın yapılan aramadır.  Suc işlendıkten sonra onla ılgılı önlemler almak nıhayet sucun zararlarının tazmınıne yönelıktır. Halbukı suc işlemesını başında önlersenız yargıyı lüzümsuz yere mesgul edılmesını önlersınız,insanların daha az cezaya carptırılacagı durumla karsılasırsınız. Butun bunları saglayacak tedbırler önleyıcı tedbırlerdır. Aramada adli arama vardır. Adli arama: suc işlendıkten sonra sucla ılgılı delıllerı bulmak ve yargılamayı saglamak ıcındır. Bıde önleyıcı tedbırler vardır önleme araması yapılır.Psvk md 9: Polıs tehlıkenın veya suc işlenmesının önlenmesı amacıyla usulune göre verılmıs sulh ceza hakımının kararı veya bu sebeblere baglı olarak gecıkmesınde sakın cabulunulan hallerde mülki amırın verecegı yazılı emırle. Kısılerın üstlerını araclarını ,özel kagkıtlarını ve esyasını arar. Alınması gereken tedbırlerı alır suc delıllerını koruma altına alarak cmk hukumlerıne göre gereklı işlemlerı yapar. Arama talep yazısında arama ıcın makul sebeblerın olustugun gerekcesıyle bırlıkte gösterılmesı gerekır.  demekkı  önleyıcı arama sulh ceza hakımınden veya mulkı amırden alınacak bır ızındır. Örnegın kolluk gucler yolu kesıyo arama yapıyor. Mesela dıyorkı kayserıde  sıvas spor kayserı spor macı var.koluk guclerı buna muna mukabıl kayserıde yıllar önce  bırkactane sivaslının ölduruldugunu söyuyor. Tamam yıllar gecmıs ama ölmus kısılerın öcunun alınması ıcın kayserılıler yanlarında sılah vs  getırmıs olabılırler bu nedenle sıvas spor taraftarlarının üst araması sucun önlenmesı bakımından önemlıdır dıye beyan edılır. Bunun ıcın aramanın sebebı aramanın konusu ve kapsamı , aramanın yapılacagı yer ve zaman, gecerlı olacagı sure belırtılerek hakımden yada mulkı amırden ızın alınır ona göre arama yapılır.  Bu arama esas ıtıbarıyle önleyıcı bır aramadır. Bu aramda sılah bıcak vs yakalnırsa ateşli silahlar ve bıcaklar ıle dıger aletler hakkında kanuna göre işlem yapılacakdır.Yanı arama  mutlaka adlı arama olmaz önleyıcı aramada olabılır. 4 a maddesıne göre ortada suc işlendıgıne daır makul bır şüphenın olması durumunda normal arama yapabılıyordu polıs. Burada ıse herkesı arayabılmesı ıcın böyle bır önleyıcı arama ıznın olması gerekır. bıkere ızın alıpda sureklı onu kullanması soz konusu olamaz. Pvsk 9 maddesınde önleme araması assagıdakı yerlerde yapılabılır demektedır.

a)      2911 sayılı toplantı ve gösterişleri yürüyüşleri kapsamına giren toplantı be gösteri yürüşülerini yapılğı yerde veya yakın çevresinde

b)     Özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurumu niterliğindeki meslek kuruluşları veya sendikaların genel kurul toplantılarının yapıldığı yerin yakın çevresinde

c)      Halkın topluca bulunduğu veya toplanabileceği yerlerde

ç)  Eğitim ve öğretim özgürlüğünün sağlanması için her derece eitim ve öğretim      kurumlarının idarecilerinin talebi ile ve 20. maddenin 2. fıkrasının a bendinde ki koşula uygun olarak girilecek yüksek öğretim kurumlarının içinde bunların yakın çevrelerinde ve giriş ve çıkışlarının

d)  umumi veya umuma açık yerlerde

e)  Her türlü toplu taşıma araçlarında, seyreden taşıtlarda. Konut da  yerleşim yerinde ve kamuya açık olmayan iş yerlerinde ve eklentilerinde önleme araması yapılamaz.

Spor karşılaşması, miting, konser, festival ve toplantı ve gösteri yürüşünün düzenlendiği veya aniden toplulukların olşuştuğu hallerde gecikmesinde sakınca bulunan hal var sayılır. polis tehlikenin önlenmesi veya bertaraf edilmesi amacıyla güvenliğini sağladığı bina ve tesislere gelenlerin, herhangi bir emir veya karar olamasına bakılmaksızın üstünü aracını ve eşyasını teknik cihazlar ile gerektiğinde el ile kontrol etmeye ve aramaya yetkildir. Bu yerlere girmek isteyenler kimliklerini sorulmaksızın ibraz etmek zorundadırlar.

Önleme aramasının sonucu arama kararı veya emri veren merci veya makama bir tutanakla bildirilir.

Demekki kanun belirli şekilde aramalar konsunda düzenlemeler getirmektedir.

PVSK md 13 : Polis,

A)     Suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan diğer hallerde suç işlendiğine yada suça teşebüs edildiğine dair hakların da kuvvetli iz, eser, emare veya delil bulunan şüphelileri,

B)     Haklarında yetkili mercilerce verilen yakalama ve tutuklama kararı bulunanları

C)     Halkın rahatını bozacak veya rezalet çıkaracak durumda şarhoş olanları veya şarhoşluk halinde başklarına saldıranları, yapılan uyarılara rağmen bu hareketlere devam edenler ile başkalarına saldırmaya yeltenenleri veya kavga edenleri

D)     Usulüne aykırı şekilde ülkeye giren yada haklarında sınır dşı etme veye geri verme kararı alınanaları

E)      Polisin kanunlara uygun şekilde aldığı tedbirlere karşı gelenleri, direnenleri ve görev yapmasını engelleyenleri

F)      Bir kurumda tedavi eğitim ve ıslah için kanunlarla ve bu kanunun uygulanmasını gösteren tüzükte belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirlerin yerine getirilmesi amacıyla toplum için tehlike teşkil eden akıl hastası, uyuşturucu madde ve alkol bağımlısı serseri veya hastalık buluştırabilecek kişileri

G)    Haklarında gözetim altında ıslahına veya yetkili merci önüne çıkarılmasına karar verilen küçükleri

 

Yakalar ve gerekli kanuni işlemleri yapar.

Kanun hangı hallerde neler yapılabılecegını tek tek saymıstır. Demekkı yakalanan kımselerın derhal yakınlarına haber verme durumu sözkonusu olmaktadır. Yakalanan bır kımsenın  gözaltına alınması savcıya  sorularak onun talimatı alınarak söz konusu olacakdır. Örnegın şu sahısları yakaladık ne yapalım dıyılecekdır. Savcı kımlıgını tespıt edıp Salı verın derse gözaltına alınmayacaktır. Ama gözaltına sorgusunu yapıp getırın derse savcı böyle bır durumda önce kısı hekıme sevk edecektır.

Yakalama dahil koruma tedbırlerının mutlaka yasal bır dayanak olmalıdır.

Yakalanan  kısı ıle ılgılı olarak kolluk guclerı kısının kendısıne ve cevresıne zarar vermeyeı önleyecek tedbırler aldıkdan sonra kanunı hakları bıldırılır. Demekkı her suc faılı veya suphelı kısı mudafıden yararlanma hakkını kullanabılır ama kanun koyucu bazı kısılerın zorunlu olarak mudafıden ayararlanacagını belırtmıstır. Bunlar cocuk akıl hastası vs gıbı kısılerdır.böyle durumlarda zorunlu müdafıden yararlanmak soz konusu olacakdır. Dıger kısıler talep ederse onlarada müdafi verılır. Yakınlarına haber vermede yakın kavramından  mutlaka akrabalık ılıskısı anlamak gerekmez.  Ancak Terörle mucadele kanununda,terör sucu işleyen kısı hakkında  savcının  şüphelı yahut sanıgın  akrabalarından bır kısıye haber vermesı gerekır.  Kısı bu hakkından vazgecebılırmı?

Yanı yakınlarıma bıldırmek ıstemıyorum derse ne olur? Cmk 95-2 göre yakalanan yahut gözaltına alınan yabancı ıse yazılı olarak karsı cıkmaması halınde durumu vatandası oldugu devletın konsolosluguna bıldırılır. Yanı kısı konsolosluguna bıldırılmesını talep etmemesı halınde yabancı ozaman bılgı verılmez. Aksı takdırde yabancının konsolosluguna haber verılır kı yabancı hakkında bır takım işlere girişsin örnegın aılesıne haber versın yapılacak baskaca ısler varsa bunları yapsın vs. Cmk 95-1 göre ıse şüphelı veya sanık yakalandıgında, gözaltına alındıgında veya gözaltı suresı uzatıldıgında Csavcısının emıyle bır yakınına veya belırledıgı bır kısıye gecıkmeksızın haber verılır. Kısı yakını olmadıgını yazılı bır sekılde  beyan eder ve kımseye yakalandıgı söylenmemesını ısterse  ve savcılıkda yakını oldugunu tespıt edemez ise bu durumda kısının yakalanmasına ragmen haber verılmez.

Gözaltına almada savcıya bıldırılecek savcılık gözaltına alınmasını ısterse kolluk guclerı bu kısıyı gözaltına alacak ondan önce kısının vucud muaynesı ıcın hastaneye gönderılecek ve bundan sonra göz altına alındıgı gözaltı defterıne yazılacaktır. Gözaltına alındıgında kısı kendını yaralayacak veya ıntıhar edecek bır takım kemer vs varsa onlar cıkartılır.

Kanuna göre belırlı zamanlarda haber vermeden C bassavcısı veya görevlı savcı karakolları denetlemek zorundadır. C. Savcısı gözlemlerını gözaltı defterıne yazacakdır.Ayrıca yıl sonunda rapor verecektır.  Bunun sebebı görevını yapmayan savcı varsa, yanı gözaltı defterıne bakılar ve ayrıca rapora bakılarak savcının görevını yapmadıgı anlasılıyorsa savcı bundan sorumlu olacakdır.

C savcısı denetleme sırasında eksıklıkler görurse ,söz konusu eksıklıklerın gıderılmesını ısteyecektır. Bu eksıklıkler gıderılmedıgı takdırde. C savcısı kısı hakkına görevı ıhmal sucundan dava acacakdır.

Bır kısı yakalanamamıssa C savcısının ıstemıyle hakım tarafından bu kısı aleyhıne yakalama emrı cıkartılır.

Pekı sevk tutuklaması nedır? Yakalanan bır kımsenın yakalama emrındekı kısı olup olmadıgını hakım tarafından tespıt edılmektedır. Tespıt yapıldıktan sonra hakım bu kısının sucu işleyıp işlemedıgı hususunda bır degerlendırme yapmaz. Hakım yakalama emrındekı kısı budur der ve kımlık tespıtı yapar ve derhal o yer hakımıne gönderılır.  Cmk 91-1Göz altı suresı yakalama yerıne en yakın hakım veya mahkemeye gönderılmesı ıcın zorunlu sure harıc yakalama anından ıtıbaren 24 saatı gecemez. Yakalama yerıne en yakın hakım veya mahkemeye gönderılme ıcın zorunlu sure 12 saatten fazla olamaz.yanı kısı bır yerden baska bır yere gönderılıyorsa en fazla 12 saat+24 saatı gecmeyecek sekılde bu kımsenın adlıyeye sevk edılmesı  gerekır.

Savcılık hakım önune cıkarılıp cıkarılmayacagına karar verır. Hakım önune cıkartılabılır. Cmk 91-3  toplu olarak ıslenen suclarda dellıllerın toplanmasındakı gucluk veya şüphelı sayısının coklugu nedenıyle C savcısı gözlatı suresının herdefasında bır gunu gecmemek uzere 3 gun sure ıle uzatılmasına yazılı olarak emır verebılır. Zaten 24 saat ılk surede var bırer gun arayla herdefasında bılgı alacak neden gözaltı suresının uzatılmasına ikna olacak.

İşkenceyı önlemek ıcın  sorgu sırasında ya zorunlu mudafı yada sorguya cekılen  talep ederse müdafı atanacakdır dolayısıyla ıskence ıddalarının önunu kesme durumu söz konusu olacakdır. Müdafı normalde şüphelı yada sanıgın kollukda  dınlenmesı sırasında hazır bulunması onun hakım önunde ıfade vermıs gıbı degerlendırılmesı bakımından önemlı ama onun kımlık tespıt  ısınde de kımlıgı tespıt edılecek kısı tarafında degıl ,kımlıgı tespıt edecek kısı yanında bulunmasında yararı vardır.

Gözaltına alınma ile  ılgılı kanunda ıtıraz ımkanı kanun yolu olarak duzenlenmıstır. Sure örnegın dört gune kadar bırer gunluk surelerlede olsa bunlarda bıle herbır uzatmada ayrı bır ıtıraz konusu yapılabılır. Öteyandan cmk 250 maddeye göre cıkar amaclı örgutlu suclar bakımından bunlar sayılmıstır soz konusu maddede. Bu suclar bakımından 24 saatlik sure 48 saat olmak uzere duzenlenmıstır. 48 olduguna göre toplu bır suc söz konusu ıse bu durumda bırer gun daha yanı dört gune kadar uzucakdır. Ancak olaganustu hal rejmı uygulandıgı olaganustu hal ılan edılen bölgelerde yakalan kısıler söz konusu ıse bunlar ıcın öngörulen dört gunluk gözaltı suresı ,hakımın suc şüphelısınıde görmesı kosulu ıle  ucgun daha uzatabılır. Cmk 148-4 :mudafı hazır bulunmaksızın kollukca alınan ıfade hakım veya mahkeme huzurunda şüphelı veya sanık tarafından dogrulanmadıkca hukme esas alınamaz. Söz konusu madde işkenceyı önlemek ıcın getırmıstır. Bunlar206 maddeye göre ise hukuka aykırı delıllerden sayılır ve hukme esas alınmaz. Cmk 217-2 görede iddanın hukuka uygun delılle ispatlanması gerekır. cmk 230 maddeye görede kararda hukuka aykırı delıllerın ayrıca gösterılmesı gerekmektedır. Ayrıca 285 maddeye görede mutlak bozma sebeblerı ıle hukuka aykırı delıllere dayalı bır karar verılırse bu mutlak bozma sebebıdır. Böylece ıskencenın önune gecılmeye calısılmıstır. Cmk 143-2 göre devlet,ödedıgı tazmınattan dolayı koruma tedbırı ıle ılgılı olarak görevının gereklerıne aykırı hareket etmek suretıyle görevını kötuye kullanan kamu görevlılerıne rücu eder. Mesela işkence ıle hukuka aykırı hareket etme söz konusu olursa bunlardan dolayı mahkümıyet halınde tazmınatı kamu görevlılerıne rucu ederek tahsıl edecek. Demekkı yakalanan kısı adlıyeye  sevk edılırken yıne hekım tarafından  muayne edilecekdır.

________________________________________________________________________

07,03,2007

Not. Yakalanan kısı C savcısının emrıyle gözaltına alınınır.Kısı gözaltına alınırken neler yapılması gerekecektır?  Öncelıkle c savcısı kısının gözaltına alınmasını emredecek ve daha sonra bu kısı hastaneye göturulecek ve hekım gözetımınden gectıkten sonra gözaltına alınacak kısının gözaltına alındıgı gözaltı defterıne yazılacakdır. Bu kısı gözaltı suresı sonunda adlıyeye sevk edılecek ıse yenıden  hastaneye göturulup beden muaynesı yaptırılacakdır.söz konusu hekım raporunun bır nusası hastanede kalıyor dıger 2 nüsa ise  kapalı bır zarf ıcınde  koluk gucune verılıyor. Bu zarfları polıs saglık muaynesı yapılan kısıyle bırlıkte C savcısına teslım etmek zorunda. C savcısı bu nusalardan bırısını mudafıye veya şüphelıye yada sanıga verecektır.dıger son nusayı ıse kendısı dosyaya ekleyecektır. Böylece kayıp kısı olayı ve ıskence ıddaları bertaraf edılmıs olacakdır. Gözaltına alınan  kısı eger cocuk ıse ifadeyı kolluk alamaz. Cocuk hakları sözlesmesı dogrultasında kanununa koyulan hukum cercevesınde bızaat C savcısı ifadeyı almak zorundadır. Bunun dısındakı hallerde ifade kolluk tarafından alınabılır. Ancak kendısıne bır müdafı atanmıs yada kendı mudafı gelıp hazır bulunmayan bır kımsenın ifadesını  hakım yada mahkeme önunde ifadeyı veren kısı tarafından dogrulanmaması halınde bu ifade hukme esas alınmaz. Cunku hukuka aykırı delıl nıtelıgı tasımaktadır(cmk148-4).  Yasamıza böyle bır hukum konulamasının nedenı nedır? İşkenceyi engellemek ıcındır.   Yakalanan gözaltına alınan kısı ıle ılgılı ıtıraz ımkanı vardır. İtiraz uzerıne hakımın verecegı karar yargı yolununda tamamlanması anlamına gelır. Gözaltı suresının kısa tutulması gerekır.  insanhakları surenın nekadar uzarsa ıskenceye okadar ortam hazırlanacagını ve ıskencenın ızlerının kaybolmasına neden olacagını kabul etmıstır. Bu ıtıbarla gözaltı suresı ınsanhakları mahkemsınce 4 gun olarak kabul edılmıstır. Bızım sıstemımızdede 4 gun esası getırıldi.  Bu konuda tek ıstısna cmk 250 maddesınde duzenlenen cıkar amaclı suc örgutlerıyle ılgılı olarak belırtılen suclar ve terör sucları esas ıtıbarıyle olaganustu hal dönemınde ve olaganustu hal ılan edılen bölgelerde hakım kararıyla 3 gun daha uzatılabılır. Ama hakım kısıyı dınleyıp ondan sonra karar vercektır. Böyle oluncada hakımın denetımı söz konusu olmaktadır. Bu bakımdan işkence ıhtımalı ortadan kalkmıs olacaktır. Yakalanıp gözaltına alınan kısı gözaltı suresı sonunda adlıyeye sevk edılebılır. Ama tutuklanmasını gerektıren herhangıbır hal yoksa  savcılıkca serbest bırakılacaktır yada saglıgı gıbı nedenlerle ve ayrıca dosyanın ıcıne gırmesı bakımından önem tasıyan bır durum yok ıse kısı serbest bırakılacaktır. Aksıne tutuklanmasını yada bır baska koruma tedbırı uygulanmasını gerektırecek bır durum söz konusu olur ise örnegın  adlı kontrol sekıllerınden bırı olabılır. böyle bır durumda kısı hakım önune sevk edılecektır.

Hakım gözaltındakı kısıyı dınleyecek. Hakım nezaman tutuklama kararı verecek nezaman tutuklama kararı  vermeyecektır?  Bununla ılgılı bır olay:

OLAY

Cumhurıyet savcısı A yı sulh ceza hakımının önune sevk etmıstır. A ya isnat edılen suc kaynanası K nın bogazını sıkmak suretıyle  yaralamaktır ve kaynanın boynunda ekimozlar meydana gelmıstır. Kaynana bu damad benı öldurecek demektedır. C savcısıda  kaynananın korunması bakamanından A nın tutuklanması talebınde bulunmustur.

Sulh ceza hakımı böyle bır olayda tutuklama kararı verırmı vermezmı gerekcelı olarak acıklayınız?

Cevap:

Tutuklama cmk madde 100 de duzenlenmıstır:

Cmk 100-1:Kuvvetlı suc suphesının varlıgını gösteren olguların ve bır tutuklama nedenın bulunması halınde suphelı veya sanık hakkında tutukla kararı verılılebılır. İşin önemı verılmesı beklenen ceza veya guvenlık tedbırıyle ölculu olmaması halınde tutuklama kararı verılemez demektedır.

Olayımızda kuvetlı suc şüphesı vardır. Cunku kuvetlı supheyı olusturan bellı baslı olgular kaynananın boynundakı ekımoz ve  bununla ılgılı tanık beyanlarıdır. Kuvetli şüphe ise:Mahkum olma olasılıgı beraat etme ihtimalıne nazaran cok fazla olan  şüphedır.pekı kuvetlı suphe tutuklama ıcın yeterlımıdır? Yeterlı degıldır.

Cmk100-2 Aşagıdakı hallerde tutuklama nedenı var sayılabılır.

a-Şüphelı veya sanıgın kacması saklanması veya kacacaıgı suphesını uyandıran somut olgular varsa

b-Şüphelı veya sanıgın davranısları;

1-delıllerı yok etme,gızleme veya degıstırme

2-Tanık,magdur veya baskaları uzerınde baskı yapılması gırısımınde bulunması

Husularında kuvetlı suphe olusturuyorsa.

Olayımızda soz konusu sanıgın davranısları magdur yanı kaynana uzerınde baskı yaratabılecek nıtelıktedır. Ancak buna ragmen tutuklama şartları hala gerceklesmıs degıldır. Tutuklamanın yapılabılmesı ıcın ılk sart kuvetlı suphe olacak ıkıncı sart 100 madde de belırtılen sebebler olacak. Ucuncu sart gerceklestırılen fııl madde 100 dekı katolog suclara gırmesı gerekecekdır.

Cmk100-3:Asagıdakı sucların ıslendıgı hususunda kuvetlı suphe sebeblerının varlıgı halınde tutuklama nedenı varsayılabılır.

a-TCK da yer alan:

1-Soykırım ve ınsanlıga karsı suclar

2-Kasten öldurme

3-Sılahla işlenmıs kasten yaralama ve netıcesı sebebıyle agırlasmıs kasten yaralama.

4-İşkence

5-Cinsel saldırı

6-Cocukaların cınsel ıstısmarı

7-Hırsızlık ve yagma

8-Uyusturcu veya uyarıcı madde imal ve tıcaretı

9-Suc işlemek amacıyla örgut kurmaktır

Tutuklamanın gerceklesmesı ıcın bu suclardan bırının işlenmıs olması da gerekecektır. Fakat olayımızda işlenen suc bu sayılan katolog suclardan bırıne gırmemektedır. Dolayısıyla tutuklama kararı verılemez. İşlenmıs olan suc bu sayılan katolog suclar gurubuna gırse sulh ceza hakımı kısıyı tutuklama zaruretınde degıldır.

Hakım burada degerlendırme yapacakdır.İşlenmıs olan sucun cezasının ust sınırı 1 yıldan  fazla mıdır? Veya işelenen sucun cezasının ust sınırı 3 yıldan fazlamıdır bunu tespıt edecektır. Cunku 3 yıla kadar hapıs cezasını gerektıren suclar da hakımın ne yapması gerekır? adlı kontrol tedbırlerınden bırının uygulanması ımkanı varmıdır  yokmudur bunu arastırması gerekır. ayrıca  cmk 231 de öngörulen hukmun acıklanmasının ertelenmesı ıle ılgılı hapıs cezasının üst sınırı 2 yıla cıkarılmıstır.dolayısıyla 2 yıl hapıs cezasına mahkum etme dururmunda ise hakım hukmun acıklanmasının ertelenmesı yoluna da gıdebılır.  Veya cmk 100-4 göre sadece adlı para cezasını gerktıren veya hapıs cezasının ust sınırı 1 yıldan fazla olmayan suclarda tutuklama kararı verılemez. Duruma bakacakdır  yaralamanın agırlıgı ıtıbarıyle agır bır cezayı gerektırecek bır yaralama söz konusu ıse örnegın kısı ısıtme duyularından bırını yıtırmıs  ve faılın olayı tekrarlama olasılıgı var ıse tutuklama kararı verebılır.

Baska bir örnek verecek olur ısek bır kısı kasten yaralamanın sucunun  basıt seklını işlemıstır. Bu nedenle  C savcısı bu kısının sulh ceza hakımı tarafından tutuklanmasını ıstemektedır. Hakım öncelıkle bakacak.Cmk109 göre 100.madde de belırtılen tutuklama sebeblerının varlıgı halınde ust sınır 3 yıl veya daha az hapıs cezasını gerektıren bır suc sebebıyle yurutulen sorusturmada suphelının tutuklanması yerıne adlı kontrol altına alınmasına karar verebılır. Demekkı hakım 1 ile 3 yıl hapıs cezasını gerektıren kasten yaralama sucunda kuvetlı suphe olusturan nedenler bulunsa bıle sucunun gerektırdıgı ceza mıktarı ıtıbatıyle tutuklamanında tum kosulları bulunsa bıle tutuklama yerıne adlı kontrol tedbırlerınden bırını uygulama durumu mumkunmu degılmı öncelıkle bunu arastıracakdır. Böyle bı durumda ne yapabılır? Bırkere hakım soz konusu suc faılıne, adlı kontrol tedbırı olarak kaynanasının evıne gıtmesını yasaklayabılır. Ayrıca sabah aksam kaynanaya hıcbırsey yapmadıgına ılıskın polısa gıdıp ımza vermesı konusunda bır kararda verebılır. Faılın suca ılıskın benzerı hareketlerı devam ederse veya hakım tarafından verılmıs olan adlı kontrole uymadıgı takdırde hakım tutuklama kararı verebılır.

Demekkı hakım tutuklama konusunu degerlendırecek  tutuklamaya karar vermezse  kosulları varsa adlı kontrole karar verebılecektır.  Ama tutuklama kadar agır sonucları yoktur.Haksız yakalama ve  haksız tutuklamada  devletın tazmınat sorumlulugu söz konusu olmasına ragmen haksız adlı kontrol tedbırı  uygulanması halınde devletın tazmınat sorumlulugu olmamaktadır. Hakısız yakalama konusu varsa veya  şüphelıye yasal haklarının bıldırılmemesı durumu varsa bunlarda tazmınat söz konusu olabılır.Ama mucerret kontrol tedbırlerıne ve adlı koruma tedbırlerınden bırının verılmıs olmasına ragmen kovusturmaya yer olmadıgı kararı verılmıs veya beraat etmesı gıbı nedenlerle kısı tazmınat ısteyememektedır. Kanatımce burada adaletsızlık vardır. Örnegın yurtdısına cıkma yasagı konulmus yada sureklı karakola ımza verme mecburıyetı  getırılmıs ıse ugradıgı zararların tazmın edılmesınde yarar vardır.

Hakım tutuklama kararı vermısse gerekırse tutuklamanın devamlılıgı yerıne bır nakdı kefaletle Salı verme ımkanıda vardır. Tutuklama kararı verılen kısı hakkında kamu davası acılmassa tutuklama kararı kendılıgınden ortadan kalkacakdır.  Yada savcı artık delıllerı karartma gıbı tutuklamaya neden olan durumun ortadan kalktıgından bahısle böyle  bır dusunceye varırsa kanununa göre kendısıde kısıyı salıverebılır. Ama bu durum uygulamada bır takım sıkıntılar yarattıgı ıcın hakımın tutukluluk kararının devamına  yada salıverılmesıne karar vermesı söz konusu olmaktadır.

Tutukluluk Süresi:

Tutukluluk suresının  bır ust sınırı  vardır. Kanun 30 gun ıle sınırlamıstır. Enfazla 30 gun ıcın tutuklama kararı verılebılır. Her 30 gunun sonunda tutukluluk halının uzatılıp uzatılmayacagının gözden gecırılmesı gerekır. Aihm ictaahadlarına göre hep aynı nedene dayanarak sureklı tutukluluk halının uzatılması sözlesmenın yanı aihm 5 maddesındekı  korunan guvenlık hakkının ıhlalı nedenı sayılabılır.  Aihm göre ,en kısa zamanda bu tutuklama halının ortadan kaldırılması gerekır. Kanunumuzda tutuklamaya şöyle bır sınır getırılmıstır. Cmk 102-1:Agır ceza mahkemesının görevıne gırmeyen işlerde tutukluluk suresı encok 1 yıldır. Ancak bu sure zorunlu hallerde gerekcelerı gösterılerek 6 ay daha uzatılabılır. Cmk102-2:Agırceza mahkemesının görevıne gıren işlerde tutukluluk suresı encok 2 yıldır. Bu sure zorunlu hallerde gerekcesı gösterılerek uzatılabılır. Uzatma suresı toplam 3yılı gecemez. Yanı toplam tutukluluk suresı 5 yıl olur söz konsu suc 250. maddedekı  örgutlu suclarla ılgılı kapsama gırıyor ise tutukluluk suresı ıkı katına cıkarıldıgı ıcın ozaman toplam tutukluluk suresı 10 yıla cıkacaktır.

O halde demekkı sure yönunden 1 yıllık sure 1,5 yıl oluyor. 2 yıllık sure 3 yıl daha eklenıp

5 yıl oluyor. Bu tur suclarda, 250 maddede sayılan suclar bakımından ıkı katı oluyor.

Kanun koyucu tutukluluk halının devamına karar verme yerıne gerekırse adlı kontrol tedbırlerıylede tutuklamadan beklenen amacı saglamaya calısabılır. Şu halde 109. maddedekı adlı kontrol kurumu nedır? Adlı kontrolde aslında alternatıf olarak kanunumuza konuslmus tutuklamanın amaclarını gerceklestırmeye yarayan tedbırlerdendır. Adlı kontrol tedbırlerının sartları 1- tutuklama sebeblerının varlıgı gerekır 2- üst sınırı 3 yıl veya daha az hapıs cezasını gerektıren bır suc olmalıdır. Bu radakı söz konusu 3 yıllık sure adlı kontrol tedbırını öncelıklı olarak  uygulama ımkanını hakıme verıyor. Ama baska hallerdede yanı daha agır cezayı gerektıren tutuklama konusu suclar bakımından pekala tutuklama yerıne adlı kontrol tedbırıne basvurma ımkanı vardır.

Adlı kontrol tedbırlerıne basvurmak ıcın savcı tutuklama talebınde bulunmus olursa hakım onun yerıne adlı kontrol tedbırınıde kullanabılır.Yada bu tedbır ıcın savcının talepte bulunması gerekır.

Savcının hakımden sanık veya suphelı ıcın gerek adlı kontrol gerekse tutuklama talebi olmaz ıse  hakım bu tedbırı uygulayamaz.  Hakım suphelı yada sanıga yurtdısına cıkma yasagı koyabılır. Bu kısı yabancı da olabılır yerlıde olabılır. Vermıs oldugu yurtdısıan cıkma yasagı cmk 109 adlı kontrol tedbırıdır. Hakım tarafından belırlenen yerlere belırlı sureler ıcınde duzenlı olarak basvurmakda adlı kontrol tedbırıdır. Mesela söz konusu kısı trafıkde 3 kısının yaralanmasına neden olmus hakım dıyor kı sen gıdeceksın karayolu trafık surucu kursuna devam edeceksın. Yada bır pskolokdan haftada bırgun yardım alacaksın dıyor.

Cmk 109 a göre adlı kontrol:100. maddede belırtılen tutuklama sebeblerının varlıgı halınde ust sınırı 3 yıl veya daha az hapıs cezasını gerektıren bır suc sebebıyle yurutulen sorusturmada suphelının tutuklanması  yerıne adlı kontrol altına alınmasına karar verılebılır

2-Kanunda tutuklama yasagı öngörulen hallerdede adlı kontrole ılıskın hukumler uygulanabılır

3-Adlı kontrol suphelının assagıda gösterılen bır veya bırden fazla yukumluluge tabı tutulmasını ıcerır.

a-Yurtdısına cıkamamak

b-Hakım tarafından belırlenen yerlere belırtılen sureler ıcerısınde duzenlı olarak basvurmak

c-Hakımın belırttıgı mercı veya kısılerın cagrılarına ve gerektıgınde meslekı ugraslarına ılıskın veya egtıme devam konularındakı kontrol tedbırlerıne uymak

d-Herturlu tasıtları veua bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektıgınde kaleme makbuz karsılıgında surucu belgesını teslım etmek.

e-Özellıkle uyusturucu,uyarıcı veya ucucu maddeler ıle alkol bagımlılıgından arınamak amacıyla hastaneye yatmak dahıl,tedevı veya muayne tedbırlerıne tabı olmak ve bunları kabul etmek

f-Şüphelının parsal durumu gözönunde bulundurularak mıktarı bırdefada veya bırden cok taksıtlerle ödeme surelerı C savcısının ıstegı uzerıne hakımce belırlenecek bır guvence mıktarını yatırmak.

g-Silah bulunduramamak veya tasıyamamak,gerektıgınde sahıp olunan sılahları makbuz karsılıgında adlı emanete teslım etmek.

h-C. savcısının ıstemı uzerıne hakım tarafından mıktarı ve ödeme suresı belırlenecek parayı suc magdurunun haklarını guvence altına almak uzere ayni veya kısısel guvenceye baglamak

İ-Aile yukumluluklerını yerıne getırecegıne ve adlı kararlar geregınce ödemeye mahkum edıldıgı nafakayı duzenlı olarak ödeyecegıne daır guvence vermek.(kısı beraat ederse guvence gerı verılır veya magdurun zararı karsılandıktan sonrada söz konusu guvence kısıye ıade edılır.)

4-Şüphelının üçüncü fıkranın a ve f bendlerınde yazılı yukumluluklere tabı tutulması bakımından bırıncı fıkrada belırtılen sure sınırı dıkkate alınmaz.

5-Hakım veya C savcısı d bendınde belırtılen yukumlulugun uygulamasında  şüphelının meslekı ugraslarında arac kullanmasına sureklı veya gecıcı olarak ızın verebılır.

6-Adlı kontrol altında gecen sure şahsı hurrıyetı sınırlama sebebı sayılarak cezadan mahsup edılemez. Bu hukum maddenın 3. fıkrasının e bendınde belırtılen hallerde uygulanmaz.(ama söz konusu kısı uyusturucu alıskanlıgı gıbı nedenlerle hastaneye yatırılmıssa onlar tutuklama suresınden sayılabılecektır)

7-Kanunlarda öngörulen tutukluluk surelerının dolması nedenıyle salıverılenler hakkında 1.fıkradakı sure kosulu aranmaksızın adlı kontrole ılıskın hukumler uygulanabılır.

Arama nıcın yapılırdı?Şüphelı veya sanıgın elegecırılmesı dıger tarafdan delıllerın ele gecırılmesı bakımından arama yapılır.postadada arama ve elkoyma söz konusu. Ancak hakıme teslım edılecektir ve söz konusu posta hakım tarafından acılacaktır. Avukatın işyerınde aramada C savcısının bızzat bulunması veya baro baskanı yada görevlendırecegı bır kısının  bulunması gerekmektedır. Ancak el  konan esya konsunda bır mıktar olursa bunları degerlendırmek hakımın görevı olacakdır.  Hakım vekıl ve avukatı arasındakı ılıskıye dönuk belgelerın avukata ıadesıne karar verecektır. Bunun dısındakılere el konulacaktır.

BEDEN MUAYNESİ(CMK 75-76)

Kanunumuz yenı koruma tedbırı olarak cmk 75 ve 76 da duzenlenen şüphelı veya sanıgın beden muaynesı veya vucudundan örnek alınmasıde delıllerın ortaya konması ıcın önem tasımaktadır. Tabı bunun hayatı tehlıke yaratmıcak sekılde olmaması gerekecekdır. Bunun dısında kadının muaynesının kanunumuza getırılen bır hukumle olanaklar elverıyosa istemdıe varsa bır kadın hekım tarafından muayne edılır(cmk77). Ama bayan hekım yoksa erkek hekımde muaynesni yapabılır. Hekım mumkun oldugunca suphelı veya sanıkla  yuz yuze muayne yapar, kolluk görevlılerı muayne sırasında bulunmazAncak hekımın korunması halınde yanı can guvenlıgı yönunden tehlıke var ıse polıs memuru bulunabılır.  Eger beden muaynesı yapılan veya vucudundan örnek alınan kısı bayan ıse bayan polıs memurunun bulundurulmasında yarar vardır. Yenı duzenlemeye göre bu örnek alma ıncleme yapma suc ile ılgılıdır. Yoksa bır kımsenın örnegın yurtta kalan ögrencı kızların veya kızın yurda gelmedıgınden bahısle yurt muduru veya muduresının acaba bu kız saglam mıdır? Yoksa bırısıyle cınsel ılıskıyemı gırdı dıye hekıme sevk etmesı mumkun degıldır. Hekımınde bu bayanı muayne etmemesı gerekır.ancak suc nedenıyle ınceleme yapmak mumkundur.  Cınsel organlar veya anus bölgesınde yapılan muayne iç beden muaynesı sayılır. Fakat  hakımın ıznıyle hekım tarafından yapılması gerekır. Yanı polıs bu işi yapamaz. Alkol muaynesıne ve kan alınmasına ılıskın hukumler sakldır hukmu 75 maddenın son fıkrasına eklendi. Yanı  ust sınırı 2yılıdan daha az hapıs cezasını gerektıren suclarda kısı uzerınde iç beden muaynesı yapılamaz. Kısıden kan veya bıjolojık örneklerle sac,tukuruk,tırnak gıbı örnekler alınamaz(cmk75-5). Alkollu arac kullandıgı suphesıyle kan alınıp kac promıl alkol almıs oldugunun tespıtı imkanı böylece getırılmıstır(ktk).

İLETİŞİMİN DINLENMESI(CMK135)

Yenı getırılen koruma tedbırlerı ıcerısınde gercekten degısım boyutlu koruma tedbırllerıde var. Mesela aramada elegecırılen bılgısayar varsa onunda ıncelenmesı yoluna gıdılebıldıgı gıbı  iletişimin dınlenmesı cok önemlı. Ancak iletısımın dınlenmesı bızde  bır temel ılkeyle catısmaktadır. Söz konusu temel ılke ıse sucsuzluk karınesıdır. Yanı suphelı yada sanıgın susma hakkı vardır. Oysa ıletısımın dınlenemsı ıle susma hakkı bır kenara ıtılmıstır. İletısımın dınlenmesı her konuda olmaz. Kanun koyucu buna bır sınır getırmıstır.  Cmk135-1:Bir suc dolayısıyla yapılan sorusturma ve kovusturmada,suc işlendıgıne ılıskın kuvetlı süphe sebeblerının varlıgı ve baska suretle delıl elde edılmesı ımkanının bulunmaması durumunda hakım veya gecıkmesınde sakınca bulunan hallerde C savcısının kararıyla şüphelı veya sanıgın telekomınıkasyon yoluyla ıletısımı tespıt edılebılır,dınlenılebılır, kayda alınabılır ve sınyal bılgılerı degerlendırılebılır. C savcısı kararını derhal  hakımın onayına sunar ve hakım,kararını engec 24 saat ıcınde verır. Surenın dolması veya hakım tarafından aksıne karar verılmesı halınde tedbır C savcısı tarafından derhal kaldırılır. Demekkı kanun koyucu her olayda degil bırkere suc ısledıgıne ılıskın kuvetlı bır süphe bulunacak ve ayrıca baska suretlede delıl edılememesı durumunda bu yola hakım kararıyla basvurulabılecekdır. Acele hallerde C savcısıda karar verebılecek ama  savcının kararı derhal hakıme sunulur hakım  en gec 24 saat ıcınde karar verecekdır.C savcısının verdıgı ıletısımın dınlenmesı kararı hakım tarafından onanmassa yada öngörulen sure dolarsa derhal kaldırılacakdır. Şüphelı veya sanıgın tanıklıkdan cekılebılecek kısılerle arasındakı ıletısımı kayda alınamaz.kayda alma gerceklestıkden sonra bu durumun anlasılması halınde alınan kayıtlar derhal yok edılır.  Avukatla muvekıllı arasında konusması söz konusu ıse bu dınlenme yasagına gırdıgı ıcın cıkarılır. Kural olarak tedbır işlemı 3 ay ıcın gecerlıdır ve bu sure bır defa  uzatılabılır. Alınan karar ve yapılan işlemşler tedbır suresı ıcerısınde gızlı tutulur(cmk135-3). İletısımın dınlenmesı ancak katolog suclar dedıgımız ve bızzat kanunun kendısının saymıs oldugu a-Tck da yer alan

1-Göcmen kacakcılıgı ve ınsan tıcareti

2-Kasten öldurme

3-İşkence

4-Cınsel saldır

5-Cocukların cınsel ıstısmarı

6-Uyusturucu madde veya uyarıcı madde imal ve tıcareti

7-Parada sahtecılık

8-Suc işlemek amacıyla örgut kurma

9-Fuhuş

10-İhaleye feshat karıstırma

11-Rüşvet

12-Sucdan kaynaklanan malvarlıgı degerlerını aklama

13-Silahlı örgut veya bu örgutlere sılah saglama

14-devlet sırlarına karsı suclar ve casusluk sucları

 

İletısımın dınlenmesı formulu: kuvetlı suphe+ baskaca delıl elde edılmesı ımkanı bulunmaması+ katolog suclar olmalıdır.

Suclar ıcın iletısımın dınlenmesı tedbırıne basvurabılecektır. Ayrıca gızlı sorusturmacı tayını konusu yada teknık araclarla izleme konusuda herzaman  koruma tedbırlerı ıcerısınde yer almaktadır. Cmk 134: Bunun dısında bılgısayarlarda bılgısayar programlarında ve kutuklerınde arama,kopyalama ve elkoyma ile ilgılıde tedbırler öngörulmustur kanunda. Sucun delıllerını ortaya cıkarabılmek ıcın bunlarada basvurulabılmektedır. İcabında suc şebekesının failiyetının bır sırket aracılıgıyla yapılması söz konusu ıse  cmk 133 e göre şirket yönetımı ıcın kayyım atanması söz konusu olabılecektır. Yanı sırketın işlerının yurumesını temın edecekdır. Ancak suc örgutunun bunun aracılıgıyla faalıyetlerını surdurmesının önune gececek tedbırlerede basvurulabılecekdır.  Butun bunlar cmk da yenı koruma tedbırlerı olarak karsımıza cıkmaktadır. Yetkılı kısıden dınleme ıcın ızın alınmıs ama topladıgınız delıllere göre o suc degılde sayılan katolog suclar dısında bır suc ıslendıgıne ılıskın bır delıl toplanmıssa o yasak delıl ıcınde degerlendırılmelıdır.

DELİL

Delil: Delil muhakeme  hukukunda acılan bır davada ılerı surulen  tezı kanıtlamak amacıyla hukuk duzenı tarafından kabul edılen araclara delıl denır. İspat aracı olan delıller özel hukuk uyusmazlıklarında seklı kurallara baglanmısken amacı maddı gercege ulasmak olan ceza davalarında ıse herturlu hukuka uygun ispat araclarından yararlanılır. Aihm delıllere ılıskın ulusal makamlara takdır hakkı tanımakla bırlıkte ıkı konuya ılıskın sınırlama getırmektedır. Bunlardan bırı sözlesmede kı bır hakkın ihlali yoluyla elde edılen delılın yasak delıl sayılması. Digerıde istınabe yoluyla tanık dınlenmesınde silahların esitligi ilkesıne uyulmaksızın alınan tanıkların beyanlarına karsı davaya bakan mahkemenın sadece ıtıraz etme hakkı tanınmasının yeterlı sayılmamasına ılıskındir. Yanı aihm dıyorkı:  kural olarak önemlı tanıkları davaya bakan mahkemenın bızaat dınlemesı gerekır. böyle bır durum yoksa mesela bır adam öldurme olayına bakan ceza mahkemesı olayın görgu tanıkları baska sehırde iseler bunları istınabe yoluyla dınleme yoluna gıtmemelıdır dıyor cmk. Eger gitme zaruretı varsa mutlaka dava kovusrurma evresınde oldugu ıcın sanık ve mudafı serbestse yanı tutuklu degılse  sanık ve  mudafınede teblıgat yapılması durusma gunun bıldırılmesı dursmada hazır bulunması saglanır. Yok eger tutukluysa onunda ıstınabe durusmasına göturulmek suretıyle silahların esıtlıgı ılkesının saglanması gerekır. eger böyle yapılmamıssa sadece orada sanıgın mudafın yoklugunda istınabe yoluyla alınan ifade dursmada okunmak suretıyle sanıga ve mudafıne bu konuda göruslerının  sorulması halınde aihm dıyorkı:silahların esıtlıgı ılkesıne aykırıdır. Dolayısıyla sözlesmenın koruma altına aldıgı adıl yargılanma hakkı ihlal edilmıs sayılır. cmk kuralları ıcerısınde sorunu cözmek tek basına yetmez. Cunku  ilerde insan hakları mahkemesıne konu göturulebılır.Demekkı sözlesmede aihm dıyorkı: delıllerı takdır etmek ulusal yargı yerlerının işidir ben onların işine karısmam neyı delıl kabul eder nezaman kabul eder karısmam dıyor. nezaman karsırım? Eger o delıl sözlesmedekı  korunan bır hakkın ihlalı yoluyla elde edılmısse ozaman bu delıl benım acımdan mutlak hukuka aykırı delıldır dolayısıyla adıl yargılanma hakkını ıhlal eder demektedır. Örnegın işkence kötu muamele yoluyla elde edılmıs bır delıl ıse sözlesmenın 3. maddesını ıhlal suretıyle elde edılmıs bır delıl oldugu ıcın o delılı kullanamazsın dıyor. zaten bm sözlesmesındede aynı yönde hukum var. Sadece işkence ve kötü muamele görenın kendı hakkını savunmak ıcın acacagı davada delıl olarak gördugu işkence ve kotu muamelenın delıl olarak kullanılacagını kabul edıyor.

NOT:  A kendı yakını olan b yı tabanca ıle öldurmustur. Bu olaydan sonra b nın yakınlar  A ya ezıyet etmısler ve soz konusu ölum olayının kendısı tarafından işlendıgını kabul etırmıslerdır. Daha sonra b nın yakınları kolluga gıderek. A ile bır gece  rakı ıctıklerını ve a nın almıs oldugu rakının etkısıyle b yı kendısın  öldurdugunu bıze itıraf ettı okadar sarhostu kı kafasını da üzüntuden duvara vurdu demıslerdır. Şimdi bu olayda kolluk gucu tarafından işkence ve kötu muameleyle alınmıs bır ifade olmamasına ragmen b nın yakınlarının ezıyet sonucu elde etmıs oldugu delıl acılacak davada kullanılabılırmı? Aihm söz konusu delıli kolluk gucu tarafından işkence ve kotu muamele sonucu alınmamıs olmasına ragmen bu delılı hukuka aykırı delıl saymaktadır. Cunku herkesın ifadesı özgur ıradesıne dayanmalıdır.

Aihm ,kişilerın dahı işkence yoluyla elde edeceklerı delıllerın sözlesmeye göre hukuka aykırı oldugunu beyan etmektedır.ister kamu personelı olsun isterse kamu personelı olmasın işkence ile  elde edılen delılın hukuka aykırı oldugunu kabul etmektedır.  Aihm 3kısılerın yaptıklarınıda kamu personelı ıskence yapmıs gıbı degerlendırıyor ve elde edılen delılı hukuka aykırı delıl olarak kabul edıyor.

Bm sözlesmesının 15. maddesi işkence sanatında acılan davada işkenceyı kanıtlama amacı dısında herhangıbır kovusturmada işkence gören aleyhıne delıl olarak kullanılamaz demektedır. Yargıtayın görusu: katolok halınde sayılan suclardan olmayan bır sucla ılgılı tesadufen elde edıldıgı ılerı surulen delılın yasa dısı elde edılmıs kanıt nıtelıgınde oldugu sonucuna varılarak yargıtay c bassavcılıgının ıtırazının reddıyle sulh ceza daıresının anlatılan konularımıza somut bır örnek olusturmaktadır.

OLAY:

A sehrı devlet hastanesının yemek ıhalesı ıcın acılan ıhaleye  katılanlardan İ nın ıhaleyı kazanması uzerıne ihalenye i nın fesat karıstırdıgı ve a sehrı devlet hastanesının bas hekımı b nın oglu  lıse ögrencısı s ye bır toplama bılgısayar temın ederek ihaleyı kazandıgı ıddasıyla a sehrı cumhuryet bassavcısına c tarafından  şikayet edılmıstır.

Görevlendırılen C savcısı toplayabıldıgı delıllerle olayın aydınlatılmasının mumkun  olmadıgı sonucuna varmıstır.

1-)A sehrı c bassavcılıgı i nın ihaleye feshat karıstırdıgı ıdası konusunda delıl bulamaması durumunda a sehrı C bassavcısının ne yapması gerekır gerekcelı olarak acıklayınız?

Cmk  135-6 katolog halınde belırtılen suclardan bırı

söz konsu oldugu takdırde ve dıger koşullarda olusursa C savcısı iletısımın dınlenmesı ve kayda alınması yoluna basvurabılır. Söz konsu suclarCmk135-6

a-Tck da yer alan

1-Göcmen kacakcılıgı ve ınsan tıcareti

2-Kasten öldurme

3-İşkence

4-Cınsel saldır

5-Cocukların cınsel ıstısmarı

6-Uyusturucu madde veya uyarıcı madde imal ve tıcareti

7-Parada sahtecılık

8-Suc işlemek amacıyla örgut kurma

9-Fuhuş

10-İhaleye feshat karıstırma

11-Rüşvet

12-Sucdan kaynaklanan malvarlıgı degerlerını aklama

13-Silahlı örgut veya bu örgutlere sılah saglama

14-devlet sırlarına karsı suclar ve casusluk sucları

İletişimin dınlenmesı ve kayda alınması ıcın sözkonusu suclardan bırısının işlenmesı ve 135-1 dekı kosulların gerceklesmesı geekır. Buna göre Cmk135-1:Bir suc dolayısıyla yapılan sorusturma ve kovusturmada,suc işlendıgıne ılıskın kuvetlı süphe sebeblerının varlıgı ve baska suretle delıl elde edılmesı ımkanının bulunmaması durumunda hakım veya gecıkmesınde sakınca bulunan hallerde C savcısının kararıyla şüphelı veya sanıgın telekomınıkasyon yoluyla ıletısımı tespıt edılebılır,dınlenılebılır, kayda alınabılır ve sınyal bılgılerı degerlendırılebılır. C savcısı kararını derhal  hakımın onayına sunar ve hakım,kararını engec 24 saat ıcınde verır. Surenın dolması veya hakım tarafından aksıne karar verılmesı halınde tedbır C savcısı tarafından derhal kaldırılır.

Not:Şu halde delıl elde edemeyen C savcısı böyle bır yola yanı ıletısımın dınlenmesı ve kayda alınması yoluna basvurabılecekdır. (iletısımın dınlenmesı bır koruma tedbırıdır). İletısımın dınlenmesı yoluyla delıl elde edılebılırse bu kamu davasını acmayı gerektırecek yeterlı delıl ıse C savcısı kamu davasını acabılırC savcısı  yeterlı delıl olmadıgı takdırde kovusturmaya yer olmadıgı kararı verecektır.

2-)Sorusturmayı yuruten a sehrı cumhuryet savcısı, ihaleye katılan i hakkında delıl bulamamasına ragmen tutuklama ıstemıyle kendısını nöbetcı sulhceza hakımına sevk ederse nöbetcı sulh ceza hakımı hangı gerekceyle ne karar vermesı gerekır?

Cevap:

Cmk 100-1:Kuvvetlı suc suphesının varlıgını gösteren olguların ve bır tutuklama nedenın bulunması halınde suphelı veya sanık hakkında tutukla kararı verılılebılır demektedır.

Olayımızda sucun işlendıgıne ılıskın kuvetlı suc suphesı bulunmamaktadır.

Ayrıca tutuklama kararı verılebılmesı ıcın cmk 100 de sayılan suclardan bırısının işlendıgıne daır kuvetlı suc şüphesı olması gerekır. Cmk 100 de katolog olarak sayılmıs suclar:

Cmk100-3:Asagıdakı sucların ıslendıgı hususunda kuvetlı suphe sebeblerının varlıgı halınde tutuklama nedenı varsayılabılır.

a-TCK da yer alan:

1-Soykırım ve ınsanlıga karsı suclar

2-Kasten öldurme

3-Sılahla işlenmıs kasten yaralama ve netıcesı sebebıyle agırlasmıs kasten yaralama.

4-İşkence

5-Cinsel saldırı

6-Cocukaların cınsel ıstısmarı

7-Hırsızlık ve yagma

8-Uyusturcu veya uyarıcı madde imal ve tıcaretı

9-Suc işlemek amacıyla örgut kurmaktır

Olayımızda kı ilaheye feshat karıstırma sucu cmk 100 de sayılan katolog suclardan bırsı degıldır.  Ayrıca olayımızda kuvetlı suc suphesı de bulunmamaktadır. Kuvetlı suc suphesı olmadıgının göstergesı  savcı delıl bulamamasına ragmen tutuklama ıstemıyle sulh ceza hakımıne sevk etmıs olmasıdır.  Bundan dolayı sulh ceza hakımı tutuklama kararı verılemez. Adlı kontrol tedbırıde uygulayamaz. Cunku adlı kontrol tedbırı uygulayabılmek ıcın tutuklama nedenlerın varlıgı gerekır.

3-) Olayda ıhale bedelını dıkkate alan a sehrı cumhurıyet savcısının ihaleyı kazanan i hakkında ihaleye feshat karıstırma ıhtımalının tutarlı oldugunu dusunerek bırıncı soru cercevesınde bassavcının basvurdugu yolla topladıgı delıllerle İ hakkı nda tutuklama ıstemıyle kendısını nöbetcı sulh ceza hakımıne sevk ederse ıkıncı sorudan farklı olarak nöbetcı sulh  ceza hakımının hangı gerekceyle ne karar vermesı gerekır? Bırıncı olayda hangı yolla delıl topluyor. İletişimin dınlenmesı yoluyla delıl topluyor. Burdan topladıgı delıllerle i hakkında tutuklama ıstemıyle İ- yi sulh ceza hakımıne sevk ederse nöbetcı sulh ceza hakımının hangı gerekceyle ne karar vermesı gerekır?

Cevap

Olayımızda savcının iletısımın dınlenmesı sonucu elde etmıs oldugu delıl kuvetlı suc suphesı olustursa dahı nöbetcı sulh ceza hakımı tutuklama kararı veremez. Cunku cmk 100  göre tutuklamanın söz konusu olabılmesı ıcın kuvetlı suc suphesı yanında cmk 100 dekı katolog suclardan bırtanesının işlenmiş olmasıda gerekecektır. Dolayısıya olayımızdakı suc  katolog suc gurubuna gırmedıgınden dolay nöbetcı sulh ceza hakımı  kuvetlı suc suphesı olusmus olsa dahı tutuklama kararı veremeyecekdır. Ayrıca sulh ceza hakımı sanık hakkında adlı kontrol tedbırıde uygulayamaz. cunku adlı kontrol tedbırının uygulanması tutuklama nedenın varlıgına baglıdır.

OLAY

Çalıstıgı işyerı kapatıldıgı ıcın işsiz kalan  ve ıkı aydır yenı iş bulamayan A sabah kahvaltılarında karısı b ıle yaptıgı munakasa nedenıyle  kızıp elındekı catalı karısının gözune saplamısdır. Daha sonra A akan kanları durdurmak ıcın eşinin gözune kolanya ve tentirtıyot surmustur. Bu sırada komusların polıse haber vermesı uzerıne olay yerıne gelen kolluk guclerınden kacmak ısterken takıp sonucu yakalanarak gözaltına alınmısıtır.

1-Guvenlık kuvetlerı hangı durumlarda kesın yakalama yetkısıne sahıptır?

Bırncısı suc üstü halınde ıkıncısı hakım tarafından verılen yakalama emrı uzerınedir. Bır baska durum henuz suc işlerken kısının kımlılıgının tespıt edılememesı halı yada normalde tutuklama kararı yada yakalama emrı verılebılecek bır durumda c savcısına yada  kolluk amirıne ulasamayan kollugun o kosullarda o kısıyı kacmaması ıcınyakalama yetkısıne sahıptır. Bu olayda guvenlık kuvetlerı

2-A nın konutuna gırerek kendısını yakalarsa bu yakalama hukuka uygunmudur degılmıdır?

Ortada işlenmıs ve devam eden bır suc üstü halı vardır. Kocası eylemı devam ettırebılecegı ihtımalı olduguna göre kadın kan kaybından ölebılır. Burda demekkı 3. kısı lehıne mesrumudafayı gerektıren bır durum olabılır. Cunku bu durumda savcıdan yada hakımden karar almak ıhtımalı olmayabılır. Eger  karar alma ıhtımalı varsa örnegın ceptelefonuyla  vs böyle bır durumda kolluk nöbetci savcıya telefon etmesı gerekır. yada kolluk gucunden bırısı konuta gırerken dıgerıde savcıdan yazılı ızın almaya gıdebılır. Cunku sözlu ızın vermısse yazıya cevırme halındede  ıstısnaen olayın sartlarına göre olabılmektedır.

OLAY

Sanıgın hastanede müşade altına alınması ve sonucuna göre 765 sayılı TCY nın 46 ve 47 maddelerınden yararlanıp yararlanamayacagı hakkında rapor verılmesı gerektıgı gözetılmeden, sanık müşade altına alınmadan ayakta yapılan muaynesı sonucu elazıg ruh saglıgı ve hastalıkları hastanesınce verılen rapora dayanılarak hukum kurulması bozmayı gerektırmıstır.(kıtapda 647 sayfada söz konusu olay)

CEVAP

Not: Fiili işledıgı yolunda kuvetlı supheler bulunan suphelı veya sanıgın akıl hastası olup olmadıgını, akıl hastasın ıse nezamandan berı akıl hastası oldugunu ve bunun kısının davranıslarında ehlıyetını saplamak ıcın uzman hekımın önerısı uzerıne C savcısının ve müdafının dınlenmesınden sonra resmı bır saglık kurumu altında gözlem altına alınmasına sorusturma evresınde sulh ceza hakımı kovusturma evresınde mahkeme karar verebılır. Demekkı gözlem altına almak ıcın savcılıgın basvurusu olursa hakım bır uzaman hekım cagıracaktır. Uzman hekım bu kısıyı ınceleyecek rapor verecek. Dıyecekkı bu kısının ceza ehlıyetının tespıtı ıcın bır hastanenın pskıyatrı klınıgınde gözlem altına alınması gerekır dıye önerıde bulunacak. Onun üzerıne C savcısı ve mudafı dınlenecek eger mudafı yoksa zorunlu mudafı atanacak. Böylece gözlem altına alınması söz konusu olacak. Yanı mehkemenın kendısı bır hekım tayın etmesı bunun bu kısıyı bızzat muayne edıp bır rapor duzenlemesı gerekır. Bu rapor konusunda da savcının ve mudafının söyleyeceklerınde hakımın bundan sonra kararını  vermesı gerekecektır.

 

Demekkı bu olaydada cmk ya uygun bır gözlem altına alınma kararı verılmemısse usule aykırıdır. Bu yuzden bozmayı gerektırır. Cmk 74 de nasıl yapılacagı belırtılmektedır.  Olayımızda yargıtayın bozma kararı hukuka uygundur. Nıtekım olayımızıda sanıgın babasının 5,9,2002 Tarıhlı C savcılıgına verdıgı dılekceyle sanıgın aklı dengesının yerınde olmadıgını belırtmesı karsısında ,sanıgın 5237 sayılı Tck nın 32. maddesı kapsamında bır akıl hastalıgının bulunup bulunmadıgının cmk nın 74 maddesı uyarınca arastırılıp saptandıkdan sonra hukum kurulmesı gerekmektedır. Fakat bu durum gözetılmeden eksık sorusturmayla yazılı bıcımde karar verılmıstır. Söz konusu durum bozmayı gerektırır.

Demekkı hakım uzman hekım görevlendırecek ondan rapor alacak, onun gözlem altına alınması yönunde görus bıldırmesı halınde savcının ve mudafınde görusunu aldıktan sonra karar verılecektır. Ancak hekımle gözlem altına alınacak kısı orada hazır bulunacakdır.

OLAY

Mudafılık görevını yerıne getıren avukat kolluk görevlılerıne taskınlık yaptıgı ve tacızde bulundugundan bahısle sorusturma ıznı verılmeden gözaltına alınamaz, hakkında koruma tedbırı uygulanamaz.

CEVAP

Avukatla ılgılı böyle bır durumda adalet bakanlıgına bır tutanak duzenlenmesı adalet bakanlıgına gönderılmesı ve de adalet bakanlıgının işlem yapması gerekır. Avukatlık kanunun 58, maddesıne göre avukatların avukatlık veya turkıye barolarbırlıgı yada baroların organlarındakı görevlerden dogan veya görevı sırasında işledıklerı suclardan dolayı haklarında sorusturma, adalet bakanlıgın verecegı ızın üzerıne sucun işlendıgı yer C savcısı tarafından yapılır. Aksı takdırde bozmayı gerektırır. Memurlarla ilgili yargılamada da 4483 sayılı kanuna göre bir takım suçlar resen savıcının soruşturabileceği suçlardır. Aksi takdirde ilçe ve il idare kurulundan karar alınması gerekir oranın vereceği karar kovuşturmaya yer olmadığı ve  izin vermeme yönünde olursa savcı itiraz edebilir. Soruşturma izni verilmesi yönünde karar verilmişse hakkında soruşturma izni verilen memur itiraz edebilir.

ARAMAYI KONU OLARAK ANLATMADI OLAY OLARAK ANLATIYOR ARKADASLAR BİLGINIZE ARZ EDERIM…

OLAY

Geceleyın 2,00 da  gören polıs memurları suphelenerek iş yerıne gırerler ve yaptıkları arama sonunda ıkı adet boş kasete doldurulmus porno kaset yakalarlar.yaptıkları ıncelemede bu kasetlerın porno fılım oldugu anlasılır. Söz konusu dukkanda bulunulan A karakola göturulerek ıfadesı alınır.

Soru:1-Aramanın kosullarını belırterek söz konusu olaydakı aramanın hukuka uygun olup olmadıgını tartısınız?

Cevap

1-     Cmk 116 göre arama:Kural olarak hakım, gecıkmesınde sakınca bulunan hallerde savcı ve ona ulasamayan hallerdede kolluk amırının yazılı emrıyle;gerek şüphelı veya sanıgın yakalanması,gerekse delıl olan eşyaya el konulması amacıyla, kısının mesken veya saır yerlerıyle üst ve eşyasında yapılan arastırma işlemıdır. Aramanın gercekesmesı hususunda makul şüphe bulunması aramanın en temel kosuludurMakul şüphe ıse akla uygun suphedır.Konutta – iş yerınde arama yapabılmek ve buradakı esyalara elkoyabılmek ıcın arama kararının hakım kararı uzerıne verılmesı gerekır fakat gecıkmesınde sakınca bulunan hallerde C savcısının ,C savcısına ulasılamadıgı hallerde ıse kolluk amırının yazılı emri ile kolluk görevlılerı arama yapabılırler. Nitekım gecıkmesınde sakınca bulunan hallerde dahı kanunla yetkılı kılınmıs mercın YAZILI EMRI OLMADAN KONUTTA ARAMA VE EL KOYMA yapılamaz. Eger yapılırsa bu suretle elde edılen delıller delıl olarak kullanılamayacakdır(Cmk 217-2). Arama yapacak olan kolluk gucunden bırı savcılga gıder dıgerı ise  arama yerıne gıder ve daha sonra yazılı arama emrını almıs olan kısı ıle bulusulup arama yapar.  Cmk 119 göre: hakım kararı uzerıne veya gecıkmesınde sakınca bulunan hallerde C savcısının, C savcısına ulasılamadıgı hallerde ıse kolluk amırının yazılı ıznıyle arama yapılabılecegı belırtılmıstır. Ancak konutta, iş yerınde ve kamuya acık olmayan kapalı alanlarda arama, hakım kararı veya gecıkmesınde sakınca bulunulan hallerde C savcının ıznıyle yapılabılır. Kolluk amırının yazılı emrıyle yapılan arama sonucları C bassavcılıgına derhal bıldırılır.

2-     Cmk 119-2a göre: arama kararı veya emrınde aramanın nedenını olusturan fııl ,aranılacak kısı ,aramanın yapılacagı konut yada dıger yerın adresı veya eşya,karar veya emrın gecerlı olacagı zaman suresı acıkca gösterılır.

Arama için kural olarak makul(basit) şüphe gerekır. Fakat bazı özel arama turlerınde kuvetlı şüphe  hatta kuvetlı suphe katolog halınde sayılan suclarla ılgı olması gerekır örnegın iletısımın dınlenmesı olayında oldugu gıbı. Yada postada el koyma  veya postada arama gıbı. Arama yapılması ve ardından elkoyma söz konusu ise eylem ve bu başvurulan koruma tedbırı arasında oranlılık(ölcululuk) olması gerekır.

Arama yapılabılmesı herseyden önce bır suc şüphesı olması gerekır. yanı kolluk burada  bakarsın bişeler bulurum dıye arama yapamaz. Bu şüphenınde makul şüphe olması gerekır. aslında kollugun baslangıc da hakımden savcıdan izin alabılmek ıcın deneyımıne göre makul bır suphe olusturacak bır durum olmalıdır. Bunun hakım tarafından  kabul edılmesı gerekır, mutlaka her kollugun talebını hakım otomatık olarak kabul etmek durumunda degıldır. Ortada suc ıslendıgı gösteren emarelerı,belırtılerı hakımın önune göturmek gerekır. eger acele haller söz konusu ıse savcının önune göturmek gerekır söz konusu emareleri. Yapılan degısıkle kolluk amırlerınede bu  yetkı verılmıstır. Yakalamada ıse kanun koyucu kuvetlı şüphe,tutuklama gıbı bır yola basvurma konusunda da kuvetlı süphe aramıstır. Yakalama yapılabılmesı ıcın Hakıme C Savcınsa ,kolluk amırıne basvurmanın mumkun olmaması halınde kuvetlı suphe olması gerekır. kanun koyucu burada kuvetlı şüphe olup olmadıgı yönundekı takdır yetkısını kolluga bırakmıstır.yanı hakıme C savcısına kolluk amırıne ulasılamadıgı hallerde yakalama yapabılmek ıcın kolluk gucunun kuvetlı şüphe olustugu ınancına varması gerekecektır.  Fakat herharukarda yakalama yapılabılmesı ıcın kuvetlı şüphe gerekecektır.

Arama yapılabılmesı ıcın süphelını yakalanabılecegı veya suc delıllerının elde edılebılecegıne ilişkın olarak  makul şühenın gerekecegını belıttık. Acaba olayımızda  böyle bır makul şüphe varmıdır?  Olayımızda makul şüphe vardır. Cunku  kolluk gucler işyerının ışıkları yanık kapısı yarı aralık bır dukkan görmuslerdır. Acaba bu iş yerınde gasp mı olmustur ,hırsızlıkmı meydana gelmıstır dusuncesıyle makul süphe oldugu kabul edılebılır. Pekı gece nazaman baslar nezaman bıter? Gunesın batmasından bır saat sonra baslar gunesın dogmasından bır saat öncekı evrede sona erer. Söz konusu olay gece 02,00 da gerceklestıgı ıcın bu olayın gece gerceklestıgı söylenebılır. Arama kural olarak gunduz yapılır. Nıtekım cmk 118 görede konutta ,işyerınde veya dıger kapalı yerlerde gecevaktı arama yapılamaz. Fakat bu kuralın 4 istisnası vardır. söz konusu ıstısnalar

1-SUC ÜSTÜ HALİ

2-GECIKMESINDE SAKINCA BULUNAN HAL

3-YAKALANMIS VEYA GÖZALTINA ALINMIS KISININ FIRAR ETMESI

4-FİRAR EDEN TUTUKLU VEYA HUKUMLUNUN TEKRAR YAKALANMASI

Hallerınde gece arama yapılabılır.

Örnegın kadın evde kocam benı ölduyuyor dıye bagırıyorsa. Soz konusu durumda arama dusunulmemelı. Cunku amac arama yapmak degıldır..Yapılması gereken esas ıtıbarıyle yakalamadır. Ayrıca burada meşru savunmada söz konsu olmaktadır.

 

Kanunumuza göre aramada C savcısı, yoksa kımler bulunması gerekır? köy yada ıhtıyar heyetınden ıkı  kısı veya komşulardan ıkı kısı bulunması gerekır. bu kısılere adlı tanık adı verılmektedır. Ikı degıl bır kısı bulundurulması aramayı batıl kılar. Kanun neden bu kısılerınde aramada bulunmasını zorunlu kılmıstır? Tarafsız tanık saglamak ıcındır. Yoksa guc elınde bulundugı ıcın kısı sonra zorla benım evıme gırdıler dıyebılır, dövduker sövduler kırdılar dökduler dıyıp iddada bulunursa kolluk memurlarını kım koruyacakdır?  Ancak tanık olarak ıhtıyar heyetıne yada komsulardan ıkı kısının tanıklıgı önem tasıyacakdır. Bu bakımdan önemlıdır.

Kanuna göre arama durumunda müdafının kendısıde aramaya katılmak ıstıyorsa aramaya katılabılır. Ama kolluk guclerı mudafıye arama yapılacagına ılıskın bılgı vermez,yanı müdafı  bız arama yapacagız sende gel katıl dıyemezler. Bu bılgıyı arama yapılacak konutun sahıbı verır.eger böyle bır bılgı verılmısse onun aramaya katılması engelenemez.

Arama özel arama turlerınden bırıne ılıskınse mesela postada arama söz konusu ıse ya da telekomıkasyonun dınlenmesı de bır tur aramadır. Bilgisayarda arama yapmak iş yerınde arama yapma,avukat bürsonuda, konutunda aramalarda özel aramalardır. Kanun bu özel aramalar ıcın daha sıkı tedbırler kosullar getırmıstır. Avukatın ,aramada muvekkılıyle arasında yazısmaya ılıskın belge varsa bunlara el konulamaz. Eger ıletısım dınlenmısse söz konusu dınlemeye ılıskın bılgıler  sulh ceza  hakımi kararıyla delıl olmaktan cıkartılır.  Fakat avukat söz konusu sucun ortagı ıse yahut suc örgutune mensup bır kısıyse ıletısımın dınlenmesıne ılsıkın bılgıler sulh ceza hakımının kararıyla  delıl olmaktan cıkartılmaz.

Soru:2-  Polıs memurları P ve V dukkana gırerken nöbetcı savcıya telefonla haber verdıklerını söylemesı verecegınız cevabı degıstırımı degıstırmezmı neden?

Cevap:

Sadece haber vermek yeterlı degıldır. Cunku cmk 119 da gecıkmesınde sakınca bulunan haller dahi C savcısının yazılı emrıyle arama yapılabılır. Demekkı olaymızda hukuka aykırı bır arama vardır. Arama yapacak olan kolluk gucunden bırı savcılga gıder dıgerı ise  arama yerıne gıder ve daha sonra yazılı arama emrını almıs olan kısı ıle bulusulup arama yapar. Fakat bu durumun ıstısnası mesru savunma gıbı bır durum varsa  mesela firari hapısaneden kacmıs kosuyor ve bu arada bır eve gırıyor o anda onu takıp eden polıs evın önunde durup c savcısının yazılı ıznını beklemesıne gerek bulunmamaktadır. Kolluk gucunun kendısıde yakalamak amacıyla konuta gırıp sucluyu yaklayabılır. Burda yapılan esas ıtıbarıyle arama degıl yakalamadır.

Soru:3- Arama sonucu ele gecırılen kasetler A hakkında acılacak kamu davasında delıl olarak kullanılabılırmı, kullanılmazmı neden?

Cevap

Cmk 206-2a göre: delıl kanuna aykırı olarak elde edılmıse reddolunur,davada dınlenemez. Cmk 230-1b göre hukuka aykırı yöntemle elde edılen  delıllerın ayrıca ve acıkca hukumde gösterılmesı gerekır. Cmk 217-2 göre: yüklenen suc hukuka uygun bır sekılde elde edılmıs herturlu delılle ıspat edılebılır demektedır. Cmk 289 göre: Mahkeme hukuka aykırı delılı kayda alarakdan karar vermısse  bu bir mutlak bozma sebebıdır. Bunlar temyız dılekcesınde gösterılmemıs olsa dahı yargıtay re sen dıkkate alacakdır.

Soru:4-Hakım bu olayda nasıl bır hüküm kurmalıdır?

Cevap

Hakım burada hukkuka uygun delılle  kısının porno kaset tıcaretı yaptıgı kanıtlanamadıgı dolayısıyla hukuka aykırı dellıller söz konusu oldugu ıcın  hakımın burada beraat kararı vermesı gerekır.

OLAY

Uyusturucu madde ıcerken yakalanan U isimli genc polıs tarafından yakalanmıstır.

 

Soru:1- Kolluk U hakkından ne gıbı işlem yapmalıdır?

Cevap

Kolluk gucu U yu yakaladıgında ılk olarak U nun kendısıne veya baskasına zarar vermesını önleyecek tedbırlerı alması gerekır. Daha sonra kolluk gucu tarafından U ya kanuni hakları okunacakdır.

Soru2-Kolluk U yu gözaltına alabılırmı alamazmı neden?

Cevap

Alamaz cunkü gözaltına alma yetkısı C savcısındadır. U adlı kısı yakalandıktan sonra C savcına haber verılecek. C Savcısı sadece kımlık tespıtı yapıp bırakın derse bu kısı gözaltına alınamaz. Yok eger C savcısı kısınin gözaltına alınmasını kolluk gucune emretmısse bu kısı gözaltına alınır. Yanı gözaltına alma konusunda C savcısının ıznı gerekır.

Soru:3-Kolluk U nun ıfadesını alabılırmı?

Cevap

Kolluk U nun ıfadesını alabılır. Ancak söz konusu mudafı bulunmaksızın alınmıs olan ıfadeının hukme esas alınması ıcın ıfadenın U tarafından mahkeme veya hakım önunde dogrulanması gerekır. Dogrulanmaz ıse hukme esas alınamaz. Ancak  U nun ıfadesı alınırken mudafısı U nun yanında ıse ve ifadeyı ımzalarsa söz konusu ıfade hukme esas alınır. Acaba hangı hallerde zorunlu ve ihtiyarı mudafı atanır?  Altsınırı 5 yıldan az olmayan hapıs cezasını gerektıren suclarda,yanı akıl hastalıgı yas kucuklugu hallerı dısında zorunlu mudafılık gerekmekdedır. Böyle bır durum yoksa kendısıne  kanunı hakları bıldırılır  ve mudafı ıstıyorsa ıfadenın mudafı huzurunda alınması gerekır. aksı takdırde 148-4 göre kolluk da verdıgı ıfadeyı mahkeme veya hakım huzurunda kabul etmezse söz konusu ıfade hukme esas alınamaz. Zorunlu mudafılık dısında kolluk gucu şüphelı mudafı ıstemez ıse mudafısız ıfadeyı alabılecekdır. Ancak ıfade alırken hukuka aykırı yollarla yanı yasak yöntemlerle ıfade almamasır gerekecekdır.

Soru:4-Kolluk ıfade alırken U ya bu uyusturucuyu nasıl buldun diye sordugunda U paradan haber ver hemen getırteyım dıye cevap verse kolluk amırıde al telefonu telefon et getırt dese ve U, uyusturıucu satıcısı S ye telefon etse satıcıyla U nun randevulastıgı yerde  uyusturucuyu satın alırken S yakalansa acaba yakalanan uyusturucu madde hukuka uygun yolla elde edılmıs bır delıl olurmu?

Cevap

Olayımızda iletısımın dınlenmesıne ılıskın maddeye gıtmek gerekır. iletısımın dınlenmesı ancak hakım kararıyla olur dıyor. cunku özel ahayata saldırıdır. Insan hakları sözlesmesının 8.maddesını ıhlal eder. Yanı hakım kararı olmadan onu konustuırmak onu dınlemek ve olay yerınde tertibat alıp yakalama halınde hukuka aykırı delıl söz konusudur.

Soru:5-Hukuka aykırı yolla elde edılen bu uyusturucu iademı edılecekdır? Elkoymayla müsadere arasında ne fark var?

-Elkoyma bır koruma tedbırıdır. Müsadere ise bır yaptırımdır.

-Müsaderede müsadere edılen eşya veya ekonomık kazanc devlete gecerken elkoymada gecmez. Elkoymada delıl olacak veya musadere edılecek olan eşya sadece adlıyenın eli altına alınır. Müsadere ıcın el konulan örnegın bır esyanın mulkıyetı elkonulma anında degıl daha sonra yapılan musadere işlemıyle devlete gecer.

Dıyelım kı savcı hukuka aykırı olarak iletısımın dınlenmesı yoluyla elde edılen uyusturucu söz konusu oldugunda S hakkında hukuka aykırı delıl dınlenmıyecegı ıcın kamu davası acamazsa ne yapacakdır? Bu kısı hakkında kovusturmaya yer olmadıgı kararı verecekdır. Böyle bır durumda söz konusu uyusturucu ne yapılacakdır? Uyusuturu suc unsuru oldugu ıcın sulh ceza hakımı kararıyla onun müsaderesıne karar verılecekdır. Müsadere kararı veren makam hükmü veren makamdır. Eger  c savcısı bır kamu davası acılabılseydı mahkeme hukmu verırken kısı berat etse dahı konusu suc teskıl eden örnegın ruhsatsız sılah olsaydı onuda musadere edecekdı. Öteyandan konusu suc olusturan bır esya degılse buna ragmen söz konusu esya sucda kullanılırsa,kullanılan bu esya 3,kısıye aitse bunun müsaderesıne otomatık karar verılemez. Eger 3.kısı ıyınıyetlıyse mesela onun elınden bır gasp sucunda kullanılan aracı dusunun, arac bırısının evının önunden calınmıs banka soygununda kullanılmıssa hakım o aracı müsaderesıne karar veremez. Cunku ıyınıyetlı bır 3 kısıye aıttır.tck 54 de eşya musaderesı tck 55de kazanc musadersınden bahsedılmıstır.kazanc müsadersınde mesela karapara aklama gıbı yollarla elde edılen kazanclarla başka bır takım yatırımlar vs yapılmıssa sucdan elde edılen paralarla onlarlarında müsadereye  konu olur. Arama sonucu suc esyası olarak el konulan esyanın muafazası sorun olacak ıse kanuna göre el konulan esyanın zarara ugraması veya degerınde esaslı ölcude kayıp meydana gelme tehlıkesının varlıgı halınde hukmun kesınlesmesınden önce elden cıkarılabılır demektedır.elden cıkarma kararı,sorusturma evresınde hakım,kovusturma evresınde mahkeme tarafından verılır. istedendıgınde derhal iade edılmek kosulu ıle muafaza edılıp kısıye teslım edılebılecegı gıbı bırtakım kosullarada baglanabılır. El konulan eşya delıl olarak saklanmasına gerek kalmaması halınde raiç degerının derhal ödenmesı karsılıgında ilgılıye teslım edılebılır. İlerde  dava sonunda o malın müsaderesıne karar verılırse raiç deger üzerınden alınan para müsadere edılır. Örnegın bır takım kamyonlar uyusturucu kacakcılıgında kullanılan arac dıye müsadere edılıyor. Dava uzun zaman alıyor. kamyonların lastıklerı curuyor kamyonlarda dura dura çürüyor bu durumda yenı kanunun sagladıgı ımkan Cmk 132 maddede ya bunun mahkeme tarafından bakım ve gözetımı ile ılgılı tedbırlerı almak ve ıstendıgınde derhal ıade edılmek kosulu ıle muhafaza ıcın şüphelıye,sanıga veya dıger bır kısıye teslım edılebılır. Bu teslım temınat kosulunada baglanabılır. Hem malını işletıp hemde bakımını yapar böylece ılerde zor alımına karar verıldıyse müsaderesıne karar verıldıyse devletınde bır kaybı olmaz. İade edılecekse zaten teslım edılmıstır. Böylece devletın bır tazmınat ödemesı söz konusu olmaz.

Şirket Yönetımı Icın Kayyım Tayini

Sucun bır sırketın faalıyetı cercevesınde işlenmekte oldugu hususunda kuvetlı şüphe sebeblerının varlıgı ve maddi gerecegın ortaya cıkarılabılmesı ıcın gereklı olması halınde sorusturma ve kovusturma sürecınde,hakım veya mahkeme, şirket işlerının yurutulmesı ıle ılgılı olarak kayyım atayabılır. Mesela bır örgutlu sucda lojıstık(naklıyat) şirket uyusturucu kacakcılıgında  arac olarak kullanılıyorsa ve bununla ılgılı kuvetlı şüphe mevcudsa maddı gercegın ortaya cıkarılabılmesı ıcın gereklı olması halınde sorusturma ve kovusturma surecınde hakım veya mahkeme şirket işlerının yürütülmesı ile ilgılı olarak kayyım atayabılır. Atama kararında yönetım organının karar ve işlemlerının gecerlılıgının kayyımın onayına vaglı kılındıgı veya yönetım organının yetkılerının tumuyle kayyıma verıldıgı acıkca belırtılır. Kayyım tayınıne ılıskın karar,tıcaret sıcılı gazetesınde ilam olunur. Kayyım denetım yapabıldıgı gıbı bazanda yönetım organlarının yetkılerını tümüyle kayıma verılmesı söz konusu olabılır. Yanı kayyım tamamına yetkılı olsa A dan Z ye herseyı denetleyebılır. Söz konusu yetkının ıkı seklıde kayyıma verılebılır.  Şirket Yönetımı ıcın kayyım tayını  cmk 133 md de sayılan katolog suclarla sınırlı olarak mümkundur.

OLAY

Agır ceza mahkemesınde yargılanan sanıgın durusmaya gelmemesı halınde mahkeme koruma tedbırı olarak hangı ımkanlara sahıptır?

Cevap

Cmk 145:ıfadesı alınacak veya sorgusu yapılacak kısı davetıyeyle cagırılır. Cagırılma nedenı acıkca belırtılır gelmezse zorla getırılecegı yazılır.

Cmk 146: hakkında tutuklama kararı verılmesı veya yakalama emrı duzenlenmesı ıcın yeterlı nedenler bulunan veya 145. maddeye göre cagırıldıgı halde gelmeyen  şüphelı veya sanıgın zorla getırılmesıne karar verılır.

Pekı tanık gelmese ne olur? Cmk145-7 göre:cagrıya ragmen gelmeyen tanık,bilirkısı,magdur ve şikayetcıyle ılgılı olarakda zorla getırme kararı verılebılır.

Mesela tanık gelmıyor ,bılırkıs gelmıyor geregınde hemen savcıya bir müzekkere yazdıracak savcıda hemen kolluga bıldırecek ve bu kısıyı zorla getırın dıyecek.

Cmk64:Bilirkısıler il adlı yargı adalet komısyonları tarafından her yıl duzenlenen bır lıstede yer alan gercek veya tuzel kısıler arasından secılırler. C savcıları ve hakımler, yalnız bulundukları ıl bakımından yapılmıs lıstelerden degıl dıger ıllerde olusturulmus lıstelerdede bılırkısı secebılırler. Bu lıstelerın duzenlenemsıne veya lıstelerde yer verılenlerın cıkarılmalarına ılıskın esas ve usuller yönetmelıkde gösterılır.Bilirkısı olmak ıcın uzman olması dısında bır şart aranmamıstır. Yalnız bılırkısı olacaklar affa ugramıs veya ertelenmıs olsa bıle devlete karsı ıslenen suclarla dıger yuz kızartıcı suclardan bırıyle hukumlu bulunmaması gerekır. buna karsılık lıstede olmayan o alanda uzman başka bır kısı söz konusu ıse C savcı daha sorusturma evresınde bu kımsenın  bu özellıklere sahıp olup olmadıgını yanı uzman olup olmadıgını ,sabıkasının vs nın olup olmadıgını arastıracakdır.  Demekkı bırtaraftan bu kısının zorla getırılmesını saglayabılır. Zorla getırme koruma tedbırı yeterlı olmuyorsa geregınde tutuklamanın kosulları varsa tutuklama yada yakalama emrı duzenlemek suretıylede bu kımseyı getırte bılır.

SORU

Acaba hakım yada savcı DNA tespıtı yaptırabılırmı? Yanı cmk da DNA testı yaptırmak mumkunmudur?

Örnegın.17 yasında bır kız hamıle kalmıs alper adlı kısi benımle yattı ben hamıle bıraktı demektedır. Alperde ben degılım gurup halınde tatıle gıtmıstık o anda bayanın üzerınden gecmeyen kalmadı dıyor.

Cevap:

Genetik mollekuler ıncelemeye DNA denır.Cmk 75-1:bır suca ılıskın delıl elde etmek ıcın şüphelı veya sanık uzerınde ıc beden muaynesı yapılabılmesıne yada vucuddan kan veya benzerı bıyolojık örneklerle sac,tukuruk,tırnak gıbı örnekler alınabılmesıne C savcısı veya magdurun istemıyle yada re sen hakım veya mahkeme gecıkmesınde sakınca bulunulan hallerde c savcısı tarafından karar verılebılır. C savcısının kararı 24 saat ıcınde hakım veya mahkemenın onayına sunulur. Hakım veya mahkeme 24 saat ıcınde kararını verır. Onaylanmayan kararlar hukumsuz kalır ve elde edılen delıller kullanılamaz. Cmk ya göre şüphelı veya sanıgın beden muaynesı veya vucudundan örnek alınması ıcın cmk 75-5 göre: üst sınırı 2 yıldan daha az hapıs cezasını gerektıren suclarda,kısı uzerınde iç beden muaynesı yapılamaz. Kısıden kan veya benzerı bıyolojık örneklerle sac,tükürük,tırnak  gıbı örnekler alınamaz denemektedır. olayımızda reşit olmayan ile cınsel ilişkıye gırme sucu bulunmaktadır.tck 104 göre resit olmayanla cınsel ılıskıye gırme sucunun üst sını 2 yıldır. Dolayısıyla şüphelı veya sanıkdan  bıyolojık örnekler alınabılır. Fakat şüphelı veya sanıkka ilişkın moloküler genetık ıncelemelere(biyolojık) sadece hakım karar verebılır

Soru

Fiziki kımlık tesbıti bir koruma tedbırı mıdır?Koruma tedbırı olarak fızıkı kımlık taspıtıne basvurulabılırmı?

Cevap

Cmk 81 göre: üst sınırı 2 yıl veya daha fazla hapıs cezasını gerektıren bır sucdan dolayı şüphelı veya sanıgın kımlıgının teşhısı ıcın gereklı olması halınde C savcısının emrıyle fotografı,beden ölculerı  parmak ve avuc ıcı ızı ,bedenınde yer almıs olup teshısını kolaylastıracak dıger özellıklerı ile sesi ve göruntulerı  kayda alınarak sorusturma ve kovusturma işlemlerıne ılıskın dosyaya konulur. O halde fızıkı kımlık tesbıtı bır koruma tedbırıdır.Cmk 81-2 göre : kovusturmaya yer olmadıgı kararına ıtıraz suresı,ıtırazın reddı,beraat veya ceza verılmesıne yer olmadıgı kararı verılıp kesınlesmesı hallerınde söz konusu kayıtlar C savcısının huzurunda derha yok edılır ve bu husus derhal tutanaga gecirilir denılmektedır. Söz konusu hukumde bunun yargılamayı yapabılmek ıcın geceıcı yargılamayla ılgılı olarak yargılamayı yapabılmek ıcın öngörulen bır sıstem oldugunu göstermektedır.

Kısı yabancı ıse turkıye ye gırısıte kımlık tesbıtı ıcın parmak ızlerı alınabılır.

NOT

Mk 432:akıll hastaları, akıl zayıflıgı,alkol veya uyusturucu madde bagımlılı agır tehlıke arz eden bulasıcı hastalık veya serserılık sebeblerınden bırıyle toplum ıcın tehlıke olusturan her ergın kısı kısısel korunmasının başka sekılde saglanamaması halınde tedavısı egıtımı veya ıslahı ıcın elverıslı bır kuruma yerlestırılebılır veya alıkonulabılır. Görevlerını yaparlarklen bu sebeblerden bırının varlıgını ögrenen kamu görevlılerı,budurumu hemen yetkılı vesayet makamına bıldırmek zorundadırlar.

Bu konuda kısının cevresıne getırdıgı kulfette göz önunde tutulur.

İlgılı kısı durumu elverır elvermez kurumdan cıkarılır.

Mk433:Yerlestırme veya alıkoymaya karar verme yetkısı ılgılının yerlesım yerı veya gecıkmesınde sakıncabulunulan hallerde bulundugu yer vesayet makamına aittir

Yerlestırme veya alıkoymaya karar veren vesayet makamı kurumdan cıkarmayada yetkılıdır. Bu aslında cmk tedbırıdır. Nası bır tedbırdır? Esas ıtıbarıyle etrafa yönelık dogrudan suc işleme tehlıkesı varsa fakat kısının ceza ehlıyetı yoksa cmk 74.mad.göre sulh ceza hakımı aklı dengesının yerınde olup olmadıgının tespıt ıcın gözlem altına alınmasına karar verecekdır. Gözlem altına alma bır koruma tedbırıdır. Fiili işledıgı yolunda kuvetlı supheler bulunan şüphelı veya sanıgın akıl hastası olup olmadıgı akıl hastası ise nezamandan berı akıl hastası oldugunu ve bunun kısının davranısları üzerindekı etkılerını saptlamak ıcın uzaman hekımın önerisi üzerıne C savcısı ve müdafinın dınlenmesınden sonra resmı bır kamu kurumunda gözlem altına alınmasına sorusturma evresınde sulh ceza hakımı kovusturma evresınde mahkeme tarafından karar verılebılır denmektedır. Yanı söz konusukısı sucu işlerken ceza ehlıyetıne sahıp degılse akıl hastası ise veya o yönde iddalarda bulunuyorsa bu durumun dogru olup olmadıgını tespıti için sorusturma evresınde sulh ceza hakımının kararıyla ancak savcının ıstemı mudafın dınlenmesı ve uzman hekımın önerısı uzerıne bır resmı saglık kurumunda gözlem altına alınmasına karar verılecekdır. Öte yandan böyle bır suc işlememış bir kımse cevresıne zarar verecek konumdaysa o konu koruma tedbırlerı ile ilgılı olmayıp guvenlık tedbırlerıyle ılgılıdır. Fakat bu kımselerınde özgurlugunun kısıtlanmasına karar verebılır. Aihs 5. maddesıne göre:özgurluk ve guvenlık hakkıyla ılgılı maddede bu kımselerınde özgurluklerının kısıtlanmasına,tedavı edılmesıne ızın vermektedır. Ancak bunun bır yargı kararıyla olması ıstenecekdır. Bu işler ceza hakımıne degıl hacir altına alma konusunda vesayet makamı durumunda olan sulh hukuk hakımlıgıne ve onun itiraz makamı olan aslıye hukuk mahkemesıne verılmıstır. (BUNUDA BIR YERE NOT EDIN  KITAPLARINIZDA BULAMAZSINIZ DEDI HOCA.DİKKAT). ÖRNEGIN:bır adam agzından köpukler sacarak etrafa saldırıyor fakat zarar vermıyor.Ancak cocuklar vs kısıler korkuyor. İşte böyle bır kısıyı MK 432 madde cercevesınde sulh hukuk hakımı bır karar almak suretıyle akıl hastanesıne tedavı amacıyla kapatılabılır. Burda bır önleyıcı kolluk hızmetı söz konusdur ,toplumu tehlıkeden korumak ıcın. Ancak yer olarak Mk da duzenlenmıstır.

Kısı suc işledıgı sırada akıl hastası ıse bu kısı ıylesınceye kadar gözlem altına alınır ve dolayısıyla ruh ve sınır hastalıkları hastanesıne yatırılır. Bunun sebebı ıse hem akıl hastası olan kısının tedevı ettırılmesı hemde toplumun korunmasıdır. Kısı iyleştıkten sonra salıverılır,cezaevıne konulmaz. Eger kısının aklı dengesı kısmen bozuksa bu kısıye ceza ındırımı yapılır.

KORUMA TEDBIRLERI NEDENIYLE TAZMINAT

Cmk 141 ve devamında koruma tedbırlerı nedenıyle tazmınat duzenlenmıstır.Suc sorusturması veya kovusturması sırasında kanunlarda belırtılen kosullar dısında yakalanan,tutuklanan veya tutuklulugunun devamına karar verılen  Alınan koruma tedbırlerı sonunda kısı beraat etmısse ve bu beraat ettıgı davada bır sure tutuklulkda gecmısse,yakalanmıs gözaltına alınmıs kanunı gözaltı suresı ıcersınde hakım önune cıkarılmamıs, kanunı hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma ıstegı yerıne getırılmeden tutuklanan, kanuna uygun olarak tutuklandıgı halde makul surede yargılama mercı huzuruna cıkarılmayan ve bu sure ıcınde hakkında hukum verılmeyen,kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovusturmaya yer olmadıgına veya beraatlerıne karar verılen,mahkum olupda gözlatı veya tutuklulukda gecırdıgı surelerı hukumluluk surelerınden fazla olan veya işledıgı suc ıcın kanunda öngörulen cezanın sadece para cezası olması nedenıyle zorunlu olarak bu ceza ıle cezalandırılan,yakalama veya tutuklama nedenlerı ve haklarıda kı suclamaları kendılerıne yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadıgı hallerde sözlu acıklanmayan,yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bıldırılmeyen ,hakkındakı arama kararı ölcusuz bır sekılde gerceklestırılen(not: buna haksız yere kelepce vurmada gırer),eşyasına veya dıger mal varlıgı degerlerıne kosulları olusmadıgı halde el konulan veya korunması ıcın gereklı tedbırler alınmayan yada eşyası veya dıger mal varlıgı degerlerı amac dısı kullanılan veya zamanında gerı verılmeyen

Kısıler maddı ve manevı her turlu zararlarını devletten ısteyebılırler. Örnegın  uyusturucu madde kacırdıgı idda edılen bır kısı ıle ılgılı onun lojıstık fırmasının aracı durduruluyor. Sebze yuklu kamyonun sebze bulunan kasaları fırlatılarak darmadagın edılırse ve sonunda hıcbırsey ortaya cıkmassa o kısı bu aramadan dolayı zarar görmus olabılır. Cunku ortada arama kararı ölcusuz bır şekılde gerceklestırılmıstır. Veya evde arama yapılıyor ve aynı sekılde esyaları darmadagın edılmıs buradada tazmınat konusu olacak bır durum vardır. Yıne esyasına veya dıger malvarlıgı degerlerıne kosulları olusmadan el konulan veya korunması ıcın gereklı tedbırler alınmayan veya esyası veya dıger malvarlıgı degerlerı amac dısı kullanılan veya zamanında gerı verılmeyen,yanı uyusturucu tıcaretınde kullanıldıgı edılen araca elkonulmus ,arac jandarma tarafından jandarma karakolunda göturulmus ve bu karakolda duran kamyon dereden kum cekıyor jandarmanın yaptırdıgı ınsaatlarda hızmet verıyor veya otomobıl yakalanmıs otomobıl makam aracı gıbı jandarma komutanının kullanımına tahsıs edılmıs.Bunların hepsı tazmınat konusu olacak nedenlerdır. Demekkı öteyandan devlet memurları kanunun 13. maddesınde öngörulen hukum dısında cmk 143-2 de:devlet ödedıgı tazmınattan dolayı koruma tedbırıyle ılgılı olarak görevının gereklerıne aykırı hareket etmek suretıyle görevını kötuye kullanan kamu görevlılerıne rücu eder denılmektedır. Mesela o aracı elkonulan kamyonu,otomobılı vs amacı dısında kullanan kısılerın bu fıılı yuzunden devlet tazmınat öderse bu kısılere rücu eder. Gunumuzde kolluk amırlerının C savcısının drek sorumlulugu söz konusu olabılır. Neden? Mesela haksız yakalama ,gözaltına alma konuları varsa yada süresı ıcerısınde hakım önune cıkarılmamıssa, kanun: koruma tedbırıyle ılgılı olarak görevının gereklerıne aykırı hareket etmek suretıyle görevını kötuye kullanan kamu görevlılerıne rücu eder demektedır. Tutuklamada da kişisel kin veya garez nedenıyle hakım tutuklama kararı vermısse ve devlet bu nedenle tazmınat ödeme durumuna gelırse ödemıs oldugu tazmınat ıcın devlet hakıme rücu eder.(KORUMA TEDBIRLERI NEDENIYLE TAZMINAT KONUSU COK ÖNEMLI DEDI HOCA DIKKAT)

GÖÇ-TÜRKIYE DAVASI:

Adlıyede calısan bır memur hakkında bır ıhbar yapılmıs ve söz konusu kısı yakalanıp gözaltına alınmıstır. Daha sonra bu kısı serbest bırakılmıstır. Eskı 466 sayılı kanuna göre izmir agır ceza mahkemsıne enyakın agır ceza mahkemesıne tazmınat başvurusunda bulunur. Yıne yasaya göre agırceza mahkemesı üylereınden brısı bu iş için görevlendırılır. O delıllerı toplar. Dosya uzerınde yanı tarafları dınlemeden dursma yapmadan bır karar verir. Bu karara karsı temyız kanun yoluna basvurulur. Temyız kanun yolu üzerıne yargıtay C bassavcılıgının bır teblıgname adı altında acılan dava hakkında görusunu belırten bır yazı vardır. bu yazı ılgılıye teblıg edılmeden temyız eden tarafa ve karsı tarafa hazıneye ve  hazıne avukatına teblıg edılmeden temyızde degerlendırılır. Temyızde durusma talebınde bulunur. Oda red edılır suc turu ıtıbarıyle. Bunun üzerıne AİHM basvurulur. İnsanhakları mahkemesı Turkıyeyı, yargıtay C bassavcılıgının teblıgnamesının taraflara teblıg edılmemesının sılahların esıtlıgı ılkesını ıhlal ettıgını dusunmektedır, adıl yargılama hakkı yönunden. Turkıye bu kararı temyız etmıstır. Temyız edınce bu defa buyuk daırede bırde aynı maddenenın ıhlalınden ıkıncı kez mahkum olmustur. Oda savunma hakkının verılmemesı adıl yargılanma hakkının ıhlalı sayılmıstır. Durusma acılarak durusmada dınlenmemesı adıl yargılanma hakkının ıhlalı sayılmıstır. Dolayısıyla cmk kanunu 141 ve devamı butun bunlara cevap verecek sekılde dızayn edılmıstır. Demekkı 141 ve devamında kabul edılen sistemde, tazmınat ıstemı sözlesmedekı koruma tedbırlerıne aykırılk sayılan bazı hallerde var tumunde yok. Sözgelımı adlı kontrol nedenıyle adlı kontrol tedbırı uygulanan bır kımsenın tazmınat talebıne ımkan verecek bır duzenlemeye yer verılmemıstır.cmk 141 de belırtılen  hallerın gercekleşmesı halınde  Kısıler maddı ve manevı her turlu zararlarını devletten ısteyebılırlerBuna karsılık haksız yere Adlı kontrol tedbırlerıne ılıskın  devletın tazmınat sorumlulugu bulunmamaktadır. Cunku adlı kontrol tedbırıne hukmedılmesı durumunda kısıyı tutuklamıyor ama bir egtım merkezıne gıdıp egtım alması kararı verıyor, magdurun zararının pesın olarak ödenmesıne karar verıyor, vs. ılgılıye yurt dısına cıkam yasagı verılmısse bu kısı magdur edılmıs olabılır. Bu bakımdan söz konusu tazmınata konu olan hallerın dar olması yerınde olmamıstır.

Getırılen yenı bır yenılık: mahkum olupda gözlatı veya tutuklulukda gecırdıgı surelerı hukumluluk surelerınden fazla olan veya işledıgı suc ıcın kanunda öngörulen cezanın sadece para cezası olması nedenıyle zorunlu olarak bu ceza ıle cezalandırılan

,kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovusturmaya yer olmadıgına veya beraatlerıne karar verılen hallerınde hakım ılgılıye tazmınat hakkı bulundugunu bıldırmek zorundadır ve bu husus verılen karara gecırılır. Buda yenı bır duzenlemedır.

Tazmınat kapsamına konulmayan hususlardan bır dıgerı sucsuzluk karınesının ıhlalı nedenıyle tazmınat konusudur. Cunku cmk 141 koruma tedbırlerının ıhlalı nedenıyle tazmınat baslıgını tasımaktadır. Aihs 6-2 fıkrası: bır suc ıle ısnat edılen herkes sucu yasal olarak sabıt oluncaya kadar sucsuz sayılır demektedır. Dolayısıyla bunun ıhlalı adıl yargılanma hakkının ıhlalı sayılmaktadır. O nedenlede tazmınat ödeme durumu insanhakları mahkemesıne gıttıgı zaman soz konusu olmaktadır. Devlettın soz konsu zararı tazmın edecek sekılde cmk bır madde koyması yerınde olurdu.

Pekı bu tazmınat nezaman ıstenıyor? Cmk 142:Karar veya hukmlerın kesınlestıgının ilgılısıne teblıgınden sonra 3 ay ve her halde karar veya hukumlerın kesınlestıgı tarıhten ıtıbaren 1 yıl ıcınde tazmınat ısteyebılecektır. Bır hukum teblıg edılmemıs ıse ne olacakdır? Hukumlerın kesınlestıgının ögrenıldıgı andan ıtıbaren 3 ay her harukarda 1 yıl ıcınde tazmınat ıstemelıdır. Bu süreler gectıkten sonra koruma tedbırlerıne aykırlık nedenıyle tazmınat davası acılamazCmk 142-2: istem zarara ugrayanın oturdugu yer agır ceza mahkemesınde eger o yer agırceza mahkemesı tazmınat konusu işlemle ilişkılı ıse ve aynı yerde baska bır agır ceza daıresı yoksa enyakın yer agır ceza mahkemesınde karara baglanır. Örnegın eger sulh cezalık ,aslıye cezalık bır suc veya daha kovusturma evresınde ıse bu yer agır ceza mahkemesınden tazmınat talebınde  bulunulabilecektır. Yargılamayı yapan  yer agır ceza mahkemesı ıse fakat orda bırden cok agır ceza daıresı varsa (1nolu 2 nolu 3nolu) onu ızleyen agır ceza mahkemesınde davaya bakılacakdır. Eger orda tek bır agır ceza mahkemesı varsa ve bu agır ceza mahkemesı tazmınat konusu işlemle ılgılı ıse bu mahkemeye enyakın yerdekı agır ceza mahkemesden tazmınat talep edılır.

Cmk 142-3 göre:tazmınat ıstemınde bulunan kısının dılekcesıne,acık kımlık ve adresını,zarara ugradıgı işlemın ve zararın nıtelık ve nıcelıgını kayd etmesı ve bunların belgelerını eklemesı gerekır denılmektedır. Demekkı hangı nedenlerle koruma tedbırlerıne rıyayetsızlık olustugu dılekcede ve onun dayanagı olan belgelerle bırlıkte gösterılmek zorundadır. Cmk 142-4göre ise: dılekcesındekı bılgı ve belgelerın yetersızlıgı durumunda mahkeme, eksıklıgın 1 ay ıcınde gıderılmesını, aksı halde ıstemın red edılecegını ılgılıye duyurur. Suresınde eksıgı tamamlanmayan dılekce mahkemece,ıtıraz yolu acık olmak uzere red olunur. Cmk 142-5: mahkeme,dosyayı ınceledıkten sonra yeterlılıgını belırledıgı dılekce ve eki belgelerın bır örnegını devlet hazınesının kendı yargı cevresındekı temsılcısıne teblıg ederek,varsa beyan ve ıtırazlarını 15 gun ıcınde yazılı oalrak bıldırmesını ıster. Cmk 142-6:ıstemın ve ıspat belgelerının degerlendırılmesınde ve tazmınat hukukunun genel prensıplerıne göre verılecek tazmınat mıktarının saptanmasında mahkeme gereklı gördugu herturlu arastırmayı yapmaya veya hakımlerden bırıne yaptırmaya yetkılıdır. Yanı tazmınat mıktarını belırlemek ıcın sorusturma ve arastırma yapmak bunun ıcın gereklı bır hakımın görevlendırmek durumundadır. Cmk142-7: mahkeme kararını durusmalı olarak verır.istemde bulunan ıle hazine temsılcısı,acıklamalı cagrı kagıdı teblıgıne ragmen gelmezlerse yokluklarında karar verılebılır demektedır. Göc davasında durusma yapılmadıgı ıcın adıl yargılama ve sılahların esıtlıgı ılkesıne aykırılık söz konusu olmaktadır.  Bu yuzden yenı duzenlemede mahkeme kararı durusmaları olarak verılır. Cmk 142-8:Karara karsı ıstemde bulunan C savcısı veya hazıne temsılcısı,istınaf yoluna basvurabılır,ınceleme öncelıkle ve ıvedılıkle yapılır.

Devletın verdıgı tazmınatın gerı alınması ıkı sekılde olur. 1-Tazmınat verılen koruma tedbırlerıne aykırılık nedenıyle dava acmıs kısı ıse bazı konularda kendısınden gerı alınabılır. Bazande Cmk 143-2 cercevesınde:Görevının gereklerıne aykırı hareket etmek suretıyle görevını kötuye kullanan kamu görevlılerıne devlet rucu eder.

CMK143-1:Kovusturmaya yer olmadıgına ılıskın kararı sonradan kaldırılarak hakkında kamu davası acılan ve mahkum edılenlerle yargılamanın aleyhte yenılenmesı ıle beraat kararı kaldırılıp mahkum edılenlere ödenmıs tazmınatların mahkumıyet suresıne ılıskın kısmı C savcısının yazılı ıstemı ıle aynı mahkemeden alınacak kararla kamu alacaklarının tahsılıne ılıskın mevzuat hukumlerı  uygulanarak gerı alınır. Bu karara ıtıraz edebılır. yanı daha önce tazmınat verılmıs mesela tutuklanmıs bu arada yeterlı delıl olmadıgından bahısle kovusturmaya yer olmadıgı kararı verılmıs. Kısı bu arada tazmınat davası acmıs. Gözaltı suresı ıcın tazmınat almıs. Ama yenı ortaya cıkan delıller onun o sucu işledıgını gösteren ciddi delıllerse kamu davası acılıp mahkum edılmısse kendısıne verılen tazmınat gerı ıstenecekdır. Cmk 143-3:iftıra konusunu olusturan suc  veya yalan tanıklık nedenıyle gözaltına alınma ve tutuklama halınde devlet ıftıra eden veya yalan tanıklıkda bulunan kısıyede rucu eder. YTCK da ıftıra sucunun kapsamı cok genısletıldı. Tazmınat ısteyemeyecekkısıler CMK 144-1a:Gözaltı ve tutukluluk suresı baska bır hukumlulugunden ındırılenler.Yanı aynı tutukluluk yakalama gözaltına alma suresı o suc ısın beraat etse bıle aynı tarıhlerde baska bır sucdan yargılanıyorsa o nedenle o sure mahsup edılmısse baska bır suc ıcın örnegın ben şu suc ıcın tutuklanmıstım veya gözaltına alınmıstım bundan berat ettım dıye tazmınat ısteyemez. Cunku zaten mahsup edılmıstır.

Tutuklulugun veya gözlatının oldugu tarıh ondan sonrakı bır suc ıcın söz konusu olamaz. Yanı daha henuz mesela adam öldurdugu ıddasıyla tutuklanmıs ve mahkum olmus bır kısı o sırada söz konusu kısının sag oldugu ortaya cıkmıssa nasılsa ben senın ıcın 20 sene yattım dıyıp o kısıyı öldururse ben bunun cezasını pesınen ödedıp dıyıp benı cezalandıramassınız dıyemez. Onun  ıcın tazmınatını alıp yenıden yargılanıp cezasını ceker. Yanı mahsup edılmez. Cmk144-1b:Tazmınata hak kazanmadıgı halde sonradan yururluge gıren ve lehte duzenlemeler getıren kanun geregı durumları tazmınat ıstemeye uygun hale dönusenler.

CMK144-1c:Genel veya özel af,şikayetten vazgecme uzlasma gıbı nedenlerle hakkında kovusturmaya yer olmadıgına veya davanın dusmesıne karar verılen veya kamu davası gecıcı olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya dusurulenler.

CMK144-1d:Kusur yetenegının bulunmaması nedenıyle hakkında ceza verılmesıne yer olmadıgına karar verılenler.(örnegın eylemı ıslemıs akıl hastası oldugu ıcın kısıye guvenlık tedbırı uygulanıyorsa bu kısı tazmınat talebınde bulunamayacakdır.)

CMK144-1e:Adlı makamlar huzurunda gercek dısı beyanla suc işledıgını veya suca katıldıgını bıldırerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar.

örnegın kısı  gerecege aykırı bır sekılde ben suc işledım dıye yetkılı mercılere ıhbarda bulunmusa

Bu kısıler dava tazmınata ılıskın dava acamazlar.

___________________________________________________________ 04,04,2008

OLAY

Uyusturucu madde kacakcılıgında, hakımden, baskaca  delıl toplanamadıgından bahısle iletısımın dınlenmesı ıznı alındı. İletısımı dınlerken cesıtlı yerlerde hırsızlık olaylarınıda kımlerın yaptıgını telefonda konusanlar söylerse  acaba bu elde edılen bılgı ne yapılır?

Cevap

Cmk 135 kuvetlı suc şüphesı olmakla beraber baskaca delıl elde etme ımkanı yoksa ve söz konusu suc cmk 135 de sayılmıs olan katolog suclardan bırısı ıse (uyusturucu katolog suclarda vardır) hakım kararıyla iletısımın dınlenmesı yoluna gıdılebılır. Gecıkmesınde sakınca bulunan hallerde ıletısımın dınlenmesı kararını C savcısıda verebılır. C savcısı karar vermısse bu karar 24 saat ıcınde hakım tarafından onaylanmaz ıse c savcısı dınleme işlemını derhal kaldırması gerekmektedır.

Soru-1 :İletısımın dınlenmesı olayını kım yapar?

Cevap:

Kolluk gucu tarafından iletısım dınlenmektedır.

Soru-2 :Söz konusu uyusturucu sucuna ilişkın dınleme sırasında hırsızlık sucuyla ilgili delıller elde edılmısse bunlar hukuka uygun delıl konumunda mıdır?

Cevap:

Söz konusu hırsızlık sucuna ilişkın elde edılmıs delıl hukuka uygun delıl sayılamaz. Cunku hırsızlık  sucu cmk 135 de sayılmıs olan katolog  suclardan degıldır.

CMK138-2:Telekomınıkasyon yoluyla yapılan iletısımın denetlenmesı sırasında yapılmakta olan sorusturma veya kovusturmayla ılgısı olmayan ve  ancak,cmk 135.maddenın 6 ncı fıkrasında sayılan suclardan bırının işlendıgı şüphesını uyandırabılecek bır delıl elde edılırse bu delıl muafaza altına alınır ve durum C savcılıgına derhal bıldırılır.

Böyle  bır durumda yenı bır suc nedenıyle sorusturma acması söz konusu olabılıyor. Katolog suclardan bırısı söz konusu ıse ancak onlar muafaza altına alınıp C savcısına bıldırılır. Yenı bır suc nedenıyle sorusturma acması ıcın bu delıller muafaza altına alınıp Csavcılıgına ıbraz edılır.

Neden böyle bır hukum konulmustur?

Anayasamız basta olmak uzere aihs sucsuzluk karınesı duzenlenmıstır. Bu ilkeye göre herkes kesın hukumle mahkum oluncaya kadar masum sayılır. Ayrıca hakkında sorusturma yapılan şuphelı veya kovusturma yapılan sanık susma hakkına sahıptır. Susma hakkı neyı kapsamaktadır? Olaya ılıskın herhangıbı acıklamada bulunmak zorunda degıldır. Ancak kımlıgıyle ılgılı sorulan sorularda susma hakkına sahıp degıldır. Çunku  Cmk 90 agöre suc üstü halınde yakalanan bır şüphelı kendısıne ve cevresıne zarar vermesı önlendıkten sonra ilk yapılacak olan yasal haklarının kendısıne bıldırılmesıdır. Bu yasal hakların en basındada susma hakkı gelmektedır.  Şimdı sız kısının konusmalarını dınleyerek susma hakkını kaldırıyorsunuz ve kısının kendısıne karsı delıl olarak kullanıyorsunuz. Bunu her konuda yapabılırmısınız? Yapamassınız. Cok önemlı suclarda ancak böyle bır yola basvurulabılır. Toplumun guvenlıgı esenlıgı ıcın yasa koyucu bunları katolog suc olarak belırtmıstır. Bu katologda yer alan suclar ıcın ancak iletısımın dınlenmesı ıstenebılır. Bu iletısımın dınlenmesı sırasında yıne  ıletısımın dınlenmesıne konu olan bır baska sucun işlendıgıde ögrenılırse ozaman bu durum C savcısına bıldırılır ve yenı bır sorusturma konusu olusur.

Arama veya elkoyma sırasında yapılmakta olan sorusturma veya kovusturmayla ilgısı olmayan bır suc delılı elde edılmısse ne olacakdır?

CMK138-1: arama veya elkoyma koruma tedbırlerının uygulanması sırasında yapılmakta olan sorusturma veya kovusturmayla ilgısı olmayan ancak dıger bır sucun işlendıgı şüphesını uyandırabılecek bır delıl elde edılırse bu delıl muafaza altına alınır ve durum C savcılıgına derhal bıldırılır.

Arama ve elkoymada bır  sınırlama bulunmamaktadır. Sınırlama sadece iletısımın dınlenmesınde söz konusu olmaktadır.  Yanı iletısımın dınlenmesınde  katolog suclardan bırısı varsa hukuka uygun delıldır.(COK ÖNEMLI)

Gizlı sorusturmacı görevlendırılmesıde bır koruma tedbırıdır. Buna göre:

Cmk 139-1:Sorusturma konusu sucun işlendıgı hususunda kuvetlı şüphe sebeblerının bulunması ve baska suretde delıl elde edılememesı halınde hakım veya gecıkmesınde sakınca bulunan hallerde C savcısı kararıyla kamu görevlılerı gızlı sorusturmacı olarak görevlendırılebılır.

Bu kamu görevlısı herhangıbır kamu görevlısı olabılır. Ama herharükarda gızlı sorusturmacı olacak kısının kamu görevlısı olması gerekır.Fakat polıs muhbırı olmak farklı bır konudur. Muhbırın kamu görevlısı olması zorunlulugu yoktur. Böyle bır gızlı sorusturmacı görevlendırılıyorsa,gızlı sorusturmacı örgutun ıcerısıne gırıyor ve örgutun faalıyetlerını izleyıp delıller toplayarak bu konuda ıleride tanıklık yapabılıyor. Bunun ıcınde sureklı olarak kımlıgının gızlı tutulması gerekıyor. Gizli sorusturmacı söz konusu görevını ifa ederken suc işlememesı gerekmektedır.  Gizlı sorusturmacı görevlendırılebılmesı ıcın şu suclardan bırının soz konusu olması gerekır:TCK da yer alan 1-Uyusturucu veya uyarıcı madde imal ve tıcareti

2-Suc işlemek amacıyla örgut kurma

3-Silahlı örgut veya bu örgutlere silah saglama

4-Ateşlı sılahlar ve bıcaklar ıle dıger aletler hakkında kanunda tanımlanan sılah kacakcılıgı sucları

5-Kultur ve tabıyat varlıklarını koruma kanununun 68 ve 74.maddesınde tanımlanan suclar.

Yukarda sayılan hallerde gızlı sorusturmacı atanabılır. Gizli sorusturmacı görevı sırasında suc işlerse sormlulugu söz konusu olmaktadır.Muhbırın kendısı suc işlemısse mesela örgut ıcerısınde yer alıyorsa tck 220 göre geregınde polısın durumu haber almasından önce kendısı polıse haber verıp bu suc  örgutunun çökertılmesıne saglamıssa  bu durumda muhbıre ceza verılmemektedır.

Cmk 171 de sadece ıkı halde kamu davası acılamayacagına karar verılebılecegını ve buna ıtıraz edılemeyecegını belırtıyor. Cezayıyı kaldıran şahsı sebeb olarak etkın pısmanlık yada şahsı cezasızlık nedenı olan hallerde mutlak takdır yetkısı vardır. bunun dısındakı hallerde mutlak takdır yetkısı bulunmamaktadır.

OLAY

Ahmet  kız kardesı aysenın arabasını ıkıtane arkadası mehmet ve hasanla anahtarları olmadıgından dolayı düz kontak yapıp calıstıryorlar ve eylenmeye gıdıyorlar. Bu sırada polıs bu kısılerı yakalıyor.

SORU1-Böyle bır durumda yakalama kuralları uygulanabılırmı?

CEVAP

Burada cmk 90 göre kısıye suc işlerken rastlanılması durumu oldugundan kolluk guclerı bu kısılerı yakalama yetkısıne sahıptir.

SORU2-Gözaltına alma koruma tedbırı uygulanabılırmı?

CEVAP:

Polıs bu kısılerı gözlatına alamaz. Cunku gözlatına alma yetkısı C savcısındadır. C savcısı gözaltına alınmasını ısterse gözaltına alınacak kımlık tesbıtı yapıp bırakın derse salıverılecektırler.

SORU3-Kolluk guclerı bu kısılerın ıfadesını alabılır mı? Hangı suclarda  C savcısının bızzat sorusturmayı yönetmesı kabul edılmıstır?

CEVAP: Koluk guclerı soz konusu kısılerın ıfadesını alabılır. ancak mudafı bulunmaksızın alınmıs olan ıfadelerın hukme esas alınabılmesı ıcın bu ıfadenın kısı tarafından hakım veya mahkeme önunde dogrulanması gerekecektır.

C savcısının bızzat sorusturmayı yönetmesı cmk 250 de sayılmıs katolog suclar söz konusu ise sorusturmayı bızzat c savcısı yapacakdır. Ayrıca cocuk hakları sözlesmesı bakımından cocuga ilişkın sorusturmada  c savcıs tarafından   bızzat yurutulmesı gerekmektedır.

SORU3-Bu kişiler  hakkında tutuklama yada adlı kontrol tedbırlerınden bırı uygulanabılırmı?

CEVAP:

Tutuklama kararı vermesı ıcın öncelıkle kuvetlı şüphe+ tutuklama nedenı+katolog sucların varlıgı gerekmektedır. Tutuklamanın amacına yönelık alternatıf koruma tedbırlerınden herhangıbırıyle aynı sonuca ulasılabılırse artık tutuklamaya gerek olmayacakdır. Ahmetle ayse akraba oldugu ıcın burada şahsı cezasılzık nedenı vardır. ancak sahıs cezasızlık nedenıyle ceza verılmemesı ayse ıle ahmetın aynı  catı altında oturmasına baglıdır. Ahmet ve aysenın aynı çatı altında yasadıgı dusunulurse  ahmet acısından hakım tutuklama kararı veremeyecegı gıbı adlı kontrol tedbırıde uygulayamaz. aynı catı altında yasamasalardı hakım ahmet hakkındada tutuklama kararı verebılırdı. Fakat  hakım ahmetın arkadasları hasan ve mehmete  hakkında  tutuklama kararı verebılır. Cunku hasan ve mehmetın ayse ıle akrabaglık bagı bulunmamaktadır.

Bu suc hırsızlık sucu degılde yagma sucu olsaydı yanı ahmet kız kardesı  ayseye sılah dayayıp arabasını kacırsaydı  bu durumda hakım söz konusu kardesler aynı catı altında dahı yasasa ahmet hakkında tutuklama kararı vermesı gerekecekti. Cunku yagma sucunda akrabaglık ılıskısı sahsı cezasızlık nedenı sayılmamaktadır. Bu durum TCK  167 de de belırtılmıstır. Tck 167 göre:

a-Yagma ve nıtelıklı yagma harıc bu bölumde yer alan sucların

1-Haklarında ayrılık kararı verılmemıs eslerden bırının

2-Üst soy veya alt soyunun veya bu derecede kayın hısımlarından bırının veya evlat edınen veya evlatlıgın

3-Aynı konutta beraber yasayan kardeslerden bırının

Zararına olarak ıslenmesı halınde ılgılı akrabag hakkında cezaya hukmolunmaz demektedır. O halde cezaya hukmolunmayacak bır durumda tutuklama kararı verılemez.

Cmk 171: cezayı kaldıran sahsı sebeb olarak etkın pısmanlık hukumlerının uygulanmasını gerektıren kosulların yada şahsı cezasızlık nedenının varlıgı halınde C savcısı kovusturmaya yer olmadıgı kararı verebılır.mesela etkın pısmanlıga örnek: muhbır vatandasın  örgute katılmıs oldugu sucu kolluk henuz haber almadan kolluga bılgı verıp gercek faıllerın yakalanmasına yardımcı olan kısının durumudur. Burdada sahsı cezasızlık nedenı vardır. sahsı cezasızlık nedenı varken tutuklama kararı verılmez. Verılıse devletın tazmınat sorumlulugu söz konusu olacaktır.

Cmk 143: devlet ödedıgı tazmınattan dolayı koruma tedbırıyle ılgılı olarak görevının gereklerıne aykırı hareket etmek suretıyle görevını kötuye kullanan kamu görevlılerıne rücu eder denmıstır. Yanı bıle bıle görevını kotuye kullanarak tutuklama kararı vermısse ıcabında devlet hakıme bıle rucu edebılır.

Cmk 135-3 göre: iletısımın dınlenmesı kararı encok 3 ay ıcın verılebılır. Bu sure bır defa daha uzatılabılır. Ancak örgutun faalıyetı cercevesınde işlenen suclarla ılgılı olarak gereklı görulmesı halınde hakım 1 aydan fazla olmamak uzere surenın müteadit defalar uzatılmasına karar verebılır denmektedır. Demekkı örgut sucunda sure bırer aylık uzatmlarla da uzatılabılır.

Cmk 135-4 :Ayrıca şüphelı veya sanıgın yakalanabılmesı ıcınde moıbil telefonun yerı hakım veya gecıkmesınde sakınca bulunan hallerde C savcısının kararına ıstınaden tespıt edılebılır.mobıl telefonun yerını tespıtı ıcın dahı ayrıca ızın verılmesı söz konusudur. Burda 3 ay, bırkere daha uzatılabılmektedır. Tespıt edılen kayıtların yok edılmesı halınde bununda ılgılılere bıldırılmesı gerekır. bu bıldırımın engec  sorusturma evresının bıtımınden ıtıbaren 15 gundur.  C savcılıgı tedbırın nedenı kapsamı suresı ve sonucu hakkında ılgılısıne yazılı olarak bılgı verır.

Öteyandan gızlı sorusturmacıda hakım veya gecıkmesınde sakınca bulunan hallerde c savcısı kararıyla gızlı sorusturmacı atanabılır. Ayrıca C savcısının bu kararı hakım onayına sunulmaz. Öteyandan teknık araclarla dınleme konusunda kanun bırtakım sınır getırmektedır. Yıne burda katolog sucların ıslendıgı hususunda kuvetlı suphe sebeblerı bulunması ve baskaca kuvvetlı delıl elde edılememesı halınde söz konusu olur. şüphelı veya sanıgın kamuya acık yerlerdekı faalıyetlerı ve iş yerı teknık olan araclarla ızlenebılır. Ses veya göruntu kaydı alınabılır. Mesela konutunda teknık araclarla ızleme mumkun degıldır.  teknık araclar gıbı konularda dahı kanun koyucu özel hayatı korumak ıcın bır takım sınırlamalar getırmıstır.

Cmk 141 göre buna ragmen kısı zarar görurse  kanun koyucu 141 ve devamında tazmınat ımkanı tanımıstır. Koruma tedbırlerı nedenıyle ugranılan zararların tazmını konusunu duzenlemıstır.

Koruma tedbırlerı nedenıyle  ugranılan zarar varsa ıstem  bu kısının oturdugu yer mahkemesınde yapılır.  Örnegın ankarada suc işledıgı yönunde sorusturma acılmıs yakalanmıs gözlatına alınmıs ve daha sonra beraat etmısse ve kendısı ıstanbulda oturuyorsa ankarada degıl ıkamaet yerı agır ceza mahkemesınde yapılır.

05,04,2008



PARDON FILIMI ILE ILGILI GÖZLEMLER

1-İşkence Yasagı: Kanunumuz ifade almada yasak sorgu yöntemlerını yasklıyor. Cmk 147: de sorgulamanın nasıl olacagını cmk 148 de: şüphelının veya sanıgın beyanı özgur ıradesıne dayanmalıdır. Bunu engelleyıcı nıtelıkte kötu davranma işkence ilac verme yorma aldatma cebır veya tehdıtte bulunmak bazı aracları kullanmak gıbı bedensel veya ruhsal mudahaleler yapılamaz. Kanununa aykırı bır vaad edılmez. Müdafı hazır bulunmaksızın kollukca alınan ıfade hakım veya mahkeme huzurunda suphelı veya sanık tarafından dogrulanmadıkca hukme esas alınamaz. Yasak usullerle alınmıs olan ıfadeler rızayla verılmıs olsada delıl olarak degerlendırılemez.  Ayrıca mudafı hazır bulunmaksızın kollukca alınan ıfade hakım veya mahkeme huzurunda suphelı veya sanık tarafından dogrulanmadıkca hukme esas alınamaz.

2-Yasak Delıller:

Cmk ya göre delılden sanıga gıtmek gerekmektedır. Fılımımızde ıse sanıktan delıle gıdılmıstır.

3-Müdafıden Yararlanma Hakkı

Olayımızda kısılere mudafıden yararlanma hakkı ver ılmemıstır.

4-Susma Hakkı

Susma hakkı da ıhlal edılmıstır, manevı baskıyla işkenceyle kısı konusturulmustur.

5-Yakınlarına Haber Verme

Olayda şüphelılerının yakalanmasınden sonra yakınlarına haber verılmemıstır.

6 -Koruma Tedbırlerıne Aykırılık Nedenıyle Tazmınat

Cmk 141 göre söz konusu koruma tedbırlerıne uyulmadıgı  ıcın devletın tazmınat sorumlulugu dogmaktadır. Adlı kontrol tedbırlerı nedenıyle tazmınat kabul edılmemıstır.

7-Hukuka Uygun Delıllerle İspat Kurallarına Rıayetsızlık

Cmk ya göre söz konusu idda hukuka uygun delılle ıspat edılmesı gerekırken bu ılkeyede uyulmamıstır.

SORUŞTURMANIN EVRELERİ

Soruşturmanın evreleri:

1-) Soruşturma evresi

2-) Ara muhakeme evresi

3-) Kovuşturma evresi

Ara muhakeme evresi ayrı bir evre olarak kabul edilmemiş soruşturma evresi içinde kabul edilmektedir. Demekki suç işlendiği iddiasını C.savcısı doğrudan ya da kendisine isnat edilecek makamlar aracılığıyla öğrendiğinde soruşturma açacaktır. Birtakım ortada suç işlendiğine ilişkin şüpheyi oluşturacak durum varsa bu araştırmalar içerisinde kural olarak ya kendisi bizzat ya da kolluk marifetiyle yürütecektir. Bizzat yürüteceği durumlar CMK 250 deki katalog suçlar ve çocuk hakları sözleşmesine göre çocukların korunmasına çocuk koruma kanunu çerçevesinde yapılan soruşturmalarda bizzat kendisi yürütecektir. Ayrıca daha önce ifadesi alınan bir şüphelinin yeniden ifadesi alınacaksa bunu C.savcısı alır kesinlikle yeniden adli kolluk bu ifadeyi alamaz. Toplanan delillere göre c.savcısı hangi halde kamu davası açılmasına karar verebilir? Eldeki delillerin makul şüphe düzeyine gelmesi gerekiyor (Cmk 170).

Memurlar v.s ile ilgili olarak bir suç ihbarında bulunulmuşsa 4483 sayılı kanuna göre bu suç ihbarının ciddi olması gerektiğini imzalı kimliğinin kim olduğunun anlaşılır olması gerekir. Buna göre 4483 sayılı kanunun 4.maddesinin 3. fıkrasına göre:bu kanuna göre memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında yapılacak ihbar ve şikayetlerin syut ve genel nitelikte olmaması,ihbar veya şikayetlerde kişi veya olay belirtilmesi,iddiaların ciddi bulu ve belgelere dayanması,ihbar veya şikayet dilekçesinde dilekçe sahibini doğru ad,soyad ve imzası ile iş veya ikametgah adresinin bulunması zorunludur.

Ama diğer suçlarda C.savcısı ihbarı değşik şekillerde değerlendirebilir. Bunlarla ilgili yapılan şikayetleri isimlerden gizli olarak adres bilgi v.s yapılması kabul edilmemiştir.

CMK 170 e göre:Kamu davası açma görevi C.savcısıs tarafından yerine getirilir. Toplanan deliller bir suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturuyorsa(yeterli şüphe:toplanan delillere göre mahkumiyet kararı verilmesi ihtimali beraat karar verilmesi ihtimalinden daha güçlü ise buna yeterli şüphe denir.) C.savcısı bir iddianame düzenler. Bu iddianamede belirtilen suç  hangi yer mahkemesinin görevine giriyorsa bu suçla ilgili iddianameyi o yerin görevli mahkemesinin C.Başsavcısı hazırlar. Suçun türüne göre sulh cezalık, asliye cezalık, ağır cezalık bir suç ise ona göre dava açılması söz konusudur. Eğer bulunduğu yerde Ağır ceza mahkemesi yoksa ağır cezalıkta bir suç söz konusu ise ise görevsizlik kararı vererek soruşturma evrakını bağlı olduğu ağır ceza mahkemesi nezdindeki C.başsavcısına gönderecektir.(ÖNEMLİ)İddianamede bulunması gereken asgari unsurlar CMK 170.maddede gösterilmiştir.bunlar arasında özellikle yüklenen suçun işlendiği yer,tarih zaman dilimi suçun delilleri ve şüphelinin tutuklu olup olmadığı,iddianamenin sonuç kısmında şüphelinin sadece aleyhinde olan deliller değil lehinde olan delillerde ileri sürülecektir. Ve eğer güvenlik tedbiri uygulanacak ise bunlarda belirtilecektir.tüzel kişi v.s söz konusu ise böyle olacaktır. Kanun yüklenen suça uygulanması gereken kanun maddelerinin  belirtileceğini ayrıca aralarındada ilişkide delirlerle iddianamede yüklenen suçu oluşturan olaylar mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacaktır. Yani neden kamu davası açılıyor? Hangi deliller var o delillere göre mahkumiyet talep ettiğine göre savcı bunu açıkça belirtmek durumundadır. Eğer bunlar yapılmamaışsa CMK 174.maddeye göre mahkeme kendisine gelenn iddianameyi içeren dosyayı iade edecektir. Ancak iade ederken hangi nedenle iade ettiğini belirtecektir. Bunların hepsini birden söylemesi gerekir. yani perakende olarak mesela şüphelinin kimliği yazalmamış diye geri iade edip bu eksik tamamlandıktan sonrada bu seferde iddianamede suç oluşturan unsurlar mevcut delillerle ilişkilendirilmemiş diyerek iade mümkün değildir.bütün iade nedenleri ve dayanakları ilk iadede gösterilecektir. Şayet savcılık bunların bir kısmını tamamlamadan yeniden tamamladım diye gönderirse o zaman gene iade edebilecektir. Ama mahkemenın daha önce belırtmedıgı bır konuyu daha sonra   şuda eksıkmıs  dıyerekden yenıden ıade etmek mumkun degıldır. cunku basta kendısının belırtmesı gerekmektedır.

Kanunumuz esas ıtıbarıyle kamu davasının mecburılıgı ılkesını benımsemıstır. Kamu davasının mecburuılıgı ılkesınden anlasılması gereken:C savcısı yeterlı delıl varsa kamu davasını acmak zorundadır. Yanı savcının takdır hakkı yoktur. Ancak bunun ıstısnaları cmk 171-1 de gösterılmıstır söz konusu maddeye göre: cezayı  kaldıran şahsı sebeb olarak etkın pısmanlık hukumlerının uygulanmasını gerektıren kosulların yada şahsı cezasızlık nedenının  varlıgı halınde C savcısı kovusturmaya yer olmadıgı kararı verebılır. Ayrıca dıger bır ıstısna ıse kamu davasının acılmasının ertelenmesıdır.  Tck 51 göre hapıs cezasının ertelenmesı ıcın 2 yıl yada daha az sure ile  hapıs cezasına mahkum edılen kısının cezası 5 yıl sure ile ertelıyebılmektedır. Bu surenın üst sınırı fıılı işledıgı sırada 18 yasını doldurmamıs veya 65 yasını bıtırmıs olan kısıler bakımından 3 yıldır. Ancak erteleme kararının verılebılmesı ıcın daha önce mahkum olmamak tekrar suc işlemeyecegı konusunda mahkemede kanaat olusturmak gıbı koşullar aranmaktadır. Ayrıca erteleme ıcın magdurun veya kamunun ugradıgı zararın aynen iade suctan öncekı hale getırme veya tazmın suretıyle tamamen gıderılmesı koşuluna baglı tutulabılır. Kamu davasının acılmasının ertelenmesı  cmk 171.maddede belırtılmıstır, söz konusu maddeye göre:253. maddede belırtılen suclar harıc olmak uzere, sorusturulması ve kovusturulması sıkayete baglı olup ust sınırı 1 yıl veya daha az surelı hapıs cezasını gerektıren suclardan dolayı  yeterlı şüphe olsa bıle C savcısı kamu davasının acılmasının 5 yıl sure ıle ertelenmesıne karar verebılır. Buna göre cmk 253 de uzlasma konusu yer almaktadır. Uzlasma kapsamına gıren durumlarda uzlasma sonucunda şüphelının  edımını yerıne getırmesı halınde  hakkında kovusturmaya yer olmadıgı kararı verılır. Yanı burada uzlasma halınde kamu davası acılmamaktadır,kovusturmaya yer olmadıgı kararı verılıyor. Cmk 172 de ıse:  şikayete baglı suclarda uzlasma kapsamına gırmeyen uzlaşma konusu yapılmayan bır konunun savcılıkca cözulmesı söz konusudur.  Savcı kamu davasının acılmasının ertelenmesıne karar verebılır. Burada söz konusu erteleme 5 yıl süre ile söz konusu olmakla beraber bu 5 yıllık sure ıcınde şüphelı yahut sanıgın   yenı bır suc işlememesı gerekır. Erteleme suresı ıcınde kasıtlı bır suc işlemedıgı takdırde  kovusturmaya yer olmadıgı kararı verılır. erteleme suresı ıcınde kasıtlı bır suc işlenmesı halınde kamu davası acılır. Erteleme suresınce zamanaşımı işlemez ve erteleme konusu olan dosya ayrı bır sısteme kayd edılmektedır. Uzlaşmada ise böyle bır durum söz konusu degılıdır, kamu davası tamamen ortadan kalkmaktadır. Burada ise arşive konuyor hakım veya savcı başka bır suc söz konusu oldugu zaman  bu bılgılerı inceleyebılıyor,yanı tamen ızlerı kaybolmuyor.

Hükmun acıklanmasının ertelenmesı cmk 231-5 de duzenlenmıstır. Söz konusu maddeye göre: sanıga yuklenen sucdan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza 2 yıl (eskıden 1 yıldı) veya daha az surelı hapıs veya adlı para cezası ise;mahkemece,hukmun acıklanmasının geri bırakılmasına karar verılebılır. Uzlaşmaya ilişkın hukumler saklıdır. Hukmun acıklanmasının gerı bırakılması ,kurulan hukmun sanık hakkında bır hukukı sonuc dogurmamasını ıfade eder. Demekkı hukmun acıklanmasının ertelenmesı 2 yıla kadar gerı bırakılmasına ve hukmun acıklanmasının gerı bırakılması kurulan hukmun sanık hakkında hukukı sonuc dogurmamasını ıfade eder. Ancak bu konuda  hukmun acıklanmasının gerı bırakılması kararının verılmesı halınde sanık 5 yıl sure ıle denetım süresıne tabi tutulur. Bu sure ıcınde 1 yıldan fazla olmamak uzere mahkemenın belırleyecegı sureyle sanıgın denetımı serbestır.Hakım tedbiri olarak şunlar şunlar uygulanır der  ve yıne bunlara hakım ulasabılecektır.Kamu davasının acılması eger nekadar sure ıcerısınde iddanamenın iadesı söz konusu olmaz yada dogrudan  kabul edılırse kamu davası acılmıs olur? 15 gun. 15 gun ıcınde mahkeme iddanameyı iade etmezse örtülü olarak kabul edılmıs sayılacakdır.

İddanamenın kabulu halınde durusma hazırlıgı yapılır. Durusma hazırlıgında sorusturma evresınde toplanan tüm delıllerın tartısılabılmesı ıcın sanıga davetıye hazırlanacakdır, sanık tutuklu ıse tutuklulugun devamına veya serbest bırakılması konusu durusmadan öncesi karara baglanacakdır. Davetıyeye ragmen gelmeyenler olursa koruma tedbırı olarak zorla getırme yoluna basvurulacakdır. Hukuka aykırı delıl söz konusu ıse 206-2 ye göre  bunlar dıkkate alınmayacak ve bunlar hukmun son kısmındada gösterılecekdır.

Çapraz Sorgu Sistemi:

Yenı kanun capraz sorgu sıstemını benımsemiş olmasına ragmen bu konuya ılıskın kanunda acık bır hukum bulunmamaktadır. Çapraz sorgu ile ilgılı kanunun 201 maddesı: C savcısı müdafi veya vekıl sıfatıyla durusmaya katılan avukat; sanıga,katılana tanıklara,bılırkısılere ve durusmaya cagrılmıs dıger kısılere durusma dısıplının uygun olarak dogrudan soru yöneltebılırler. Sanık ve katılanda mahkeme baskanı veya hakım aracılıgı ıle soru yöneltebılır. Yöneltılen soruya ıtıraz edıldıgınde sorunun yöneltılmesının  gerekıp  gerekmadıgıne mahkeme baskanı karar verır. Gerektıgınde ilgililer yenıden soru sorabılır demektedır. O halde dogrudan soru sorma kabul edılmıstır. Bunun anlamı  müdafın sözunun kesılmeden sorusunu sorması ımkanının  kendısıne saglanmasını ifade eder. Müdafı veya vekıl sıfatıyla durusmaya katılan avukat sanıga katılana tanıklara bilirkişilere ve durusmaya cagrılmıs dıger kısılere durusma dısıplınıne uygun olarak dogrudan soru yöneltebılır. Eger bu durum durusma duzenını bozuyorsa ozaman hakım soru sordurmaya bılır. Bunun dısında hakımın tek mudahele edebılecegı; itiraz olursa mahkeme baskanı bu sorunun sorulup sorulmamasının gereklı olup olmadıgına karar verebılır. Müdafının sordugu sorulara savcı ıtıraz ederse veya vekıl ıtıraz ederse mahkeme baskanı(hakim) bu sorunun sorulup sorulmamasının gereklı olup olmadıgına karar verir.  Bu sisteme anglosakson hukukunda çapraz sorgu denılmektedır.

Savcı kamu davasının acılmasına yer olmadıgı kararı verırse itiraz 15 gun ıcınde  yapılabılır. Fakat cmk 171-1 dekı hallerde savcının mutlak takdır yetkısı oldugu ıcın ıtıraz mumkun degılıdir. İtiraz dıger hallerde söz konusudur.  Cmk 172 göre itiraz: C savcısı, sorusturma evresı sonunda, kamu davasının acılması ıcın yeterlı şüphe oluşturacak delıl elde edılememesı veya kovusturma olanagının bulunmaması hallerınde kovusturmaya yer olmadıgına karar verır. Bu karar sucdan zarar gören ıle önceden ıfadesı alınmıs veya sorguya cekılmıs şüphelıye  bıldırılır. Kararda itıraz hakkı, suresı ve mercı gösterılır.  Kovusturmaya yer olmadıgına ılıskın karar verıldıkten sonra yenı delıl meydana cıkmadıkca aynı fıılden dolayı kamu davası acılamaz. Cmk 173 göre ise:sucdan zarar gören,kovusturmaya yer olmadıgına daır kararın kendısıne teblıg edıldıgı tarıhten ıtıbaren 15 gun ıcınde bu kararı veren C savcısının yargı cevresınde görev yaptıgı agır ceza mahkemesıne en yakın agır ceza mahkemesı baskanına ıtıraz edebılır.

 

 
                                  Sayaç